İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2033 K.2024/1290

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2033Karar2024/1290Tarih25 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.948 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/2033
Karar No
2024/1290
Karar tarihi
25 Ekim 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2152 - 2024/1295
Esas no
2022/2152
Karar no
2024/1295
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/06/2022
Numarası
2021/383 Esas 2022/444 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
31/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.948 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 15.11.2016 tarihinde davalı ...'ün işleteni, davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacı ...'a ait, davacı ...’ın sürücüsü olduğu ... plakalı araca çarptığı trafik kazasında davacıların yaralandıklarını, davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek davacı ...'ın aracında oluşan zararın tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin davalılardan kaza tarihinden (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden) itibaren işleyecek faizi ile,

araç mahrumiyet zararı karşılığı şimdilik 1.000,00 TL ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında araçta meydana gelen zarar nedeniyle 1.000 TL tazminat talebini 40.000 TL, araç mahrumiyet zarar talebini 1.600 TL olarak ıslah etmiştir,

Davalı ... sigorta vekili, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kaza nedeniyle davacıya yapılan ödeme tarihinin 18.05.2017 olduğunu, araç mahrumiyet gideri ve manevi tazminatın teminat dışında kaldığını, davacı tarafa 20.000,00 TL hasar ödemesi yapılarak mutabakatname imzalandığını, gerçek zararın trafik sigortası genel şartları hükümlerine göre tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel şartlarının A.6.b maddesinde hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatların teminat dışında kalan hallerden olduğunu, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini,

davalının söz konusu zarardan azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olmakla, davacı tarafa yapılan ödemenin de poliçe limitinden mahsup edilmesini, temerrüt tarihinin KTK hükümleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini, davanın kabulü halinde başvurunun davalı şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... savunma yapmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı ...’ın sahibi, davacı ...’ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın davalıların kaza tarihinde zorunlu trafik sigortacısı, sürücüsü olduğu ... plakalı araçla çarpışması sonucunda hasarlandığı, kaza tespit tutanağındaki maddi olgular ile de uyumlu tespitler içermekle denetime elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre davacı sürücü ...' ın kazanın oluşumunda kusursuz, davalı sürücü ...’ün ise tam kusurlu olduğu,

bu durumda bilirkişi raporunda hesaplamaya konu 40.000,00 TL hasar tutarından davalı sigorta şirketi tarafından 18.05.2017 tarihinde davacıya yapılan 20.000.00 TL de mahsup edilerek geriye kalan 20.000,00 TL araç hasar tutarından davalı sigorta şirketinin 2016 yılı ZMMS poliçe limiti olan ve kaza tarihini de kapsayan 31.000 TL poliçe limitinden yapmış olduğu 20.000,00 TL lik ödemenin de düşülmesi suretiyle 11.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere diğer davalı birlikte 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 91.m. gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu ve davacıya karşı tazminle yükümlü oldukları,

bilirkişi raporuyla tespit edien 1.600,00 TL araç mahrumiyet zararından diğer davalı ...’ün sorumlu ve davacıya karşı tazminle yükümlü olduğu, davacı ...’ın manevi tazminat talebi yönünden, tarafların kusur oranları, davacıya ait muayene raporları, sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davacı ...’ın manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıya ait adli muayene evraklarında herhangi bir yaralanmanın tespit edilememesi,

kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, davacıya ait muayene raporları, sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak reddi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL araç hasar tutarının, davalı sigorta şirketi bakımından 11.000,00 TL kalan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacıya ödeme yaptığı tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek 18.05.2017 tarihinden itibaren, diğer davalı ... bakımından kaza tarihi olan 15.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a ödenmesine,

1.600,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 15.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacı ...’a ödenmesine, davacı ...’ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın 15.11.2016 tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... ‘ın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun tüm tarafların iddia ve itirazlarını karşılayacak kapsam ve nitelikte olmadığını, davalının kusur oranına dair tam ve doyurucu bir tespit ve değerlendirme yapılmadığını, tarafların ikisinin de yeşil ışık iddiasının bulunduğunu, dosyanın Adli Tıp İhtisas Kurumuna tevdii ile maddi gerçeğin itiraz edilemeyecek şekilde ispatının zorunlu olduğunu, zarar ve bu zararın hesaplanmasında kullanılacak kusur oranına dair eksik inceleme yapıldığını, itirazlarının dikkate alınmadan davalının %100 kusurlu kabul edildiğini, oysa ki iki tarafın da "Yeşil Işık İddiası" bulunduğunu,

araç başı poliçe teminat limiti 31.000 TL olduğunu, tespit yapılırken poliçe teminat limiti ve ...

Sigorta AŞ tarafından yapılan ödemenin tazminat hesabında dikkate alınmadığını, davacının kaza tarihinde zararı ve zarar sorumlusunu bilmesi gerektiği halde yaklaşık 4 yıl sonra açılan bu dava tarihinde alacağın zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tarihinin ise 18.05.2017 olmakla ödeme ile zamanaşımının kesildiği ihtimalde dahi zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüştür.

Davalı ... sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, kazanın 15.11.2016 tarihinde gerçekleştiğini, davacıya 18.05.2017 tarihinde ödeme yapıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, araç rayiç bedeli 62.000 TL’den sovtaj bedeli 2.000 TL mahsup edilerek %50 kusur oranı karşılığı davacıya ödeme yapılarak zararının karşılanmış olduğunu, mutabakatname imzalandığını, imzalanan muvafakatname ile davalı şirket sorumluluğunun 20.000 TL olduğunu kabul ettiğini, davacının zararının karşılanmış olduğunu,

davalı itirazlarının da değerlendirilerek kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, Anayasa mahkemesinin iptal kararının dikkate alınmaması talepleri bulunduğunu, temerrüt tarihinin KTK hükümleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar ve mahrumiyet bedeli ile cismani zarardan kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 15.11.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın hasar gördüğünü, davacıların yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

1-2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiş olup kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Somut olayda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 15.11.2016 tarihinde meydana geldiği, davalı tarafından 18.05.2017 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, davacı tarafından 29.06.2021 tarihinde davanın açıldığı ve 05.04.2022 tarihinde ıslah edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir.

2-Kazadan sonra düzenlenen 15.11.2016 tarihli kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsünün de kendisine hitap eden trafik lambalarından yeşil ışık kendisine yanarken geçişini yaptığı, kırmızı ışık ihlali yaparak geçiş yapan sürücü tarafından kendisine çarpıldığı iddia edildiğinden kusur tespiti yapılamadığı belirtilmiştir.

Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/11/2019 tarih, 2018/867 E. 2020/381 K. Sayılı ilamı ile dava konusu kaza nedeniyle sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan neticede 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru üzerine Ankara BAM 26 Ceza Dairesi 2020/4420 E. 2023/954 K. Sayılı ilamıyla delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği,

istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin eksik soruşturma ve kovuşturma ile karar verildiğine, kusura, adli tıp raporunun maddi gerçekle örtüşmediğine yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar 22.05.2023 tarihinde kesinleşmiştir.

Ceza mahkemesi dosyasında ATK'dan alınan 11.12.2019 tarihli raporda sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Halil Sezai Erkut Caddesi istikametinden Afra Sokak istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada kırmızı ışıkta kavşağa girerek aracının sağ ön kısımlarıyla seyir istikametine göre sağından Ayvalı Caddesi istikametinden gelerek kavşağa giren müşteki sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön ve yan kısımlarına çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği,

sürücü ...’ün sinyalize kavşağa, kırmızı ışıkta kontrolsüzce girmesiyle sağından gelen otomobile aracının sağ ön kısımları ile çarptığı, kural ihlali yaparak ışıklı trafik işaret cihazını dikkate almadığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle asli kusurlu, sürücü ...’ın atfı kabil kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.

6098 sayılı TBK’nun 74. Maddesi gereğince Ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da,

hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içermektedir.Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir.Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.(HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 E., 2014/1091K).

Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır.

Mahkemece alınan 08.02.202 tarihli raporda, davalı sürücü ...’ün KTK 47/b maddesi uyarınca trafik ışıklarına uyma kuralını ihlal ettiği, aynı kanunun 84. maddesi uyarınca asli kusurlu olduğu, sürücü ...’ın kusuru bulunmadığı tespit edilmiş olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin görgü tanığı ... beyanı da dikkate alınarak bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.

Öte yandan makine yüksek mühendisi bilirkişi tarafından davacıya ait aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın pert total kabul edilmesinin gerekli olduğu tespiti ile aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak belirlendiği, 24.03.2022 tarihli ek raporda ise muadil segmentte yeni bir aracın temini için gereken sürenin 10 gün olduğu, ortalama 160,00 TL'den mahrumiyet bedelinin belirlendiği, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınmak ve davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan ödeme de gözetilmek suretiyle maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, faiz başlangıç tarihinin dosya kapsamına uygun bulunmasına mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden davalılardan alınması gereken 1.475,49 TL istinaf karar ve ilam harcından davalılardan peşin alınan (330,90TL+ 412TL+ 80,70TL) 823,60 TL'nin mahsubu ile kalan 651,89 TL harcın ( davalı sigorta şirketi 358,53TL ile sınırlı) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

3-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden davalı ...'den alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2033, K. 2024/1290, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2033
Karar No
2024/1290
Tarih
25 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2034 K.2024/1245
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2035 K.2024/1246
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2036 K.2024/1303
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2022/2038 K.2024/906
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2039 K.2024/1299
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2039 K.2024/1068

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.