İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2192 K.2024/1382

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2022/2192Karar2024/1382Tarih14 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.379 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
14 Kasım 2024
Esas no
2022/2192
Karar no
2024/1382
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/04/2022
Numarası
2020/348 Esas 2022/350 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Yazılma tarihi
13/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.379 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 09.10.2019 tarihinde davalı ...’nun işleteni olup davalı ...’un idaresinde bulunan davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumundaki davacıların babası ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, sürücünün kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, ölümün gerçekleşmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, manevi tazminatın telafi edici ve caydırıcı bir etki sağlayacak miktarda olması gerektiğini, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucunda ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını,

davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, ölümlü trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücüden olay tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile tüm davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsili ile davacılara ödenmesine, her iki davacı için toplam 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile davalı ... dışındaki davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili, kazaya ilişkin ceza yargılamasının sürdüğünü, ceza yargılamasında alınan kusura ilişkin raporda müteveffanın asli kusurlu, davalının tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalıya kusur izafe edilmesini kabul etmediklerini, müteveffanın davacılara destek olup olmadığının araştırılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddini talep ettiklerini, otopsi raporunda müteveffanın çarpmanın etkisiyle vefat ettiğini, kaza yerinin terk edilmesi ile ölüm sonucu arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalı ...’nun esasında kazaya karışan aracı sürücünün babasına sattığını, ancak noter satışının gerçekleşmediğini, bu nedenle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 14.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusura ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 40 oranında, müteveffa yayanın % 60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporunda müteveffanın erkek çocukları olan davacıların destek yaşını geçtikleri ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmadığının belirtildiği,

manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ndan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, maddi tazminata ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, tazminat talebine ilişkin belge, hasar dosyası ve itirazları da değerlendirilerek ek rapor alınması gerektiğini, davacıların babalarının ölümü ile desteğinden yoksun kaldıklarını, davacıların evlilik durumlarını da dikkate alması gerektiğini, yetişkin ve evli çocukların destek tazminatı isteyebileceği ayrık durumların da mevcut olduğunu, davacıların yaşamlarının her döneminde babalarının deneyimleri ve bilgi birikiminden yoksun kaldığını, destek kavramının hukuki bir ilişkiyi değil eylemli bir durumu zorunlu kıldığını,

kazaya davalı sürücünün aşırı hızla sebebiyet verdikten sonra durmadan kişinin yaşama ihtimalini göz önüne almadan yardımda bulunmadığı gibi yardım için herhangi bir yerle iletişime de geçmeden olay yerinden ayrıldığını, kolluk görevlilerinden aracı sakladığını, alkollü olup olmadığının tespit edilemediğini, davalı sürücünün dikkat ve özen yükümlülüklerinin hiç birini yerine getirmediğini, mahkemece belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini, mahkemece ceza mahkemesinden bağımsız olarak yeniden kusur oranlarının belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini,

mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının yetersiz olup caydırıcılıktan uzak olduğunu, manevi tazminatın tatmin işlevini yerine getirmesi gerektiğini, manevi tazminatın zarar vereni cezalandırma işlevinin göz ardı edilmediğini, olayın ve eylemin ağırlığının da manevi tazminat için çok önemli olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın acı ve ızdırabı giderici yanı bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın hüküm altına alınan manevi tazminat tutarını yeterli bulmayıp hükmü istinaf ettiğini, manevi tazminatın cezalandırma olmayıp öç alma duygusu ile bağdaştırılmasının tamamen hukuk dışı olduğunu, müteveffanın asli kusurlu olup manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, davacılar için takdir edilen manevi tazminatın yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacılar vekili, 09.10.2019 tarihinde davalı ...’nun işleteni olup davalı ...’un idaresinde ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumundaki davacıların babası ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece 14.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusura ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 40 oranında, müteveffa yayanın % 60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

aktüer bilirkişi raporunda müteveffanın erkek çocukları olan davacıların destek yaşını geçtikleri ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmadığının belirtildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1-Dosya içeriğinden 09.10.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre kaza yerinden aracıyla firar eden sürücü ... idaresindeki araç ile sol şeridi takiben seyirle gidişe göre orta refüjden solundan sağına karşıdan karşıya geçen yayaya seyir hızı şiddetiyle aracının ön kesimleriyle çarparak 57,8 metre yayayı savurup ölümüne neden olduğu kazada sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b maddesi kuralını, müteveffa yayanın Kanun'un 68/1-c maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiğinin belirtildiği,

kazaya ilişkin Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1232 Esas, 2021/1906 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 30.12.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tali, müteveffa yayanın asli kusurlu olduğunun belirtildiği ve 18.05.2021 tarihli karar ile davalı sürücünün taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen kusura ilişkin 14.02.2022 tarihli raporda; davalı sürücünün idaresindeki ... plakalı araç ile seyri sırasında seyrine açık olan aydınlatma bulunan, azami 50 km hızı sınırı olan yolda 48 m fren izinin teknik olarak incelenmesinde 85,87 km hızla seyrine devam ettiği sırasında seyir yönüne göre yolun solundan sağına yolun karşısına geçiş yapmaya çalışan yayaya aracının ön kısmı ile çarparak 57,8 metre ileriye savurduğu yayanın olay yerinde ölümüne sebebiyet verdiği,

kazadan sonra olay yerinden ayrıldığı gözetildiğinde meydana gelen trafik kazasında % 40 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayanın ise geçişine başlamadan önce gün durumunun da gece oluşu göz önüne alarak kendi can güvenliği açısından sağından gelen araç trafiği ile kendisi arasındaki uzaklık mesafesini yetirince kontrol ederek geçeceği yolun boş olduğunu gördükten sonra hızlı ve çabuk adımlarla geçişini sürdürmesi ve şayet kendisine duramayacak kadar yaklaşmış araçlar varsa ilk geçiş hakkını bu araçların sürücüsüne verdikten sonra kontrollü olarak geçişini sürdürmesi gerekirken çarpılma noktası gözetildiğinde aniden yola çıkmadığı ve yolu

tam manasıyla kontrol etmeden taşıt yoluna çıkması nedeniyle % 60 oranında kusurlu olduğu, kusura ilişkin bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller, ceza yargılamasında Adli Tıp Kurmu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30.12.2019 tarihli rapor ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yükseköğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yükseköğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.

Somut olayda trafik kazası sonucunda vefat eden ...'ın çocukları olan davacılardan ...'ın 17.10.1988, davacı ...'ın 17.07.1986 doğumlu olup Yargıtay uygulamalarına göre erkek çocuklar için destek yaşını geçmiş oldukları anlaşıldığından davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir..

Davacılar vekilinin ve davalılar ... ve ...'nun kusur oranlarına ve maddi tazminat talebinin reddine ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

3-Davacılar vekili ve davalılar ... ve ...'nun manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusuna gelince, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak,

zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)

Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 09.10.2019 tarihinde davalı ...'nun işleteni olup davalı ...'un idaresindeki araç ile yaya müteveffaya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacıların babası ...'ın vefat ettiği, kusura ilişkin olarak alınan 14.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 40 oranında, müteveffa yayanın % 60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2019) paranın alım gücü nazara alındığında davacıların babası ...'ın vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince ...'ın vefatı nedeniyle davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 manevi tazminatın olay tarihi olan 09.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminata ilişkin olarak, davalılar ... ve ...'nun istinaf başvurusunun ise vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

I-Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

1-Maddi tazminat yönünden açılan davanın REDDİNE;

2-Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,

3- Manevi tazminat yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,60 TL harçtan, dava açılışında alınan 256,17 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 3.842,43 TL harcın davalılar ... ve ...'ndan alınarak Hazineye irât kaydına,

4-Maddi tazminat yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70-TL harçtan, dava açılışında alınan 34,15 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 46,55-TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irât kaydına,

5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.009,41 TL'sinin davacıdan; 310,59 TL'sinin davalılar ... ve ...'ndan alınarak Hazineye irât kaydına,

6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 54,40-TL başvurma harcı, 104,00-TL tebligat ücreti, 1.600,00-TL bilirkişi ücreti, 63,00-TL posta gideri, 2,00-TL diğer giderler olmak üzere toplam 1.823,40 TL yargılama giderinden, davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.287,10 TL'lik kısmı ile davacı tarafça yatırılan harç olan 256,17 TL'nin davalılar ... ve ...'ndan alınarak davacılara verilmesine,

7-Maddi tazminat yönünden; davalılar ... Sigorta A.Ş. ... yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4. maddesi uyarınca hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'a verilmesine,

8-Manevi tazminatın kabul edilen miktarı yönünden; Davacılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan davacı ... için 30.000,00 TL , davacı ... için 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,

9-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nazara alınarak davada vekille temsil edilen davalılar ... ve ... yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,

10-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı nazara alınarak davada vekille temsil edilen davalılar ... ve ... yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,

11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,

II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-Davacılar ve davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2192, K. 2024/1382, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. II - İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2192
Karar No
2024/1382
Tarih
14 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2195 K.2024/1430
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2197 K.2024/1431
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2203 K.2024/1876
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2204 K.2024/1432
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2205 K.2024/1383
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2207 K.2024/1188

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.