KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2205 - 2024/1383
- Esas no
- 2022/2205
- Karar no
- 2024/1383
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/06/2021
- Numarası
- 2020/130 Esas 2021/504 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
- Yazılma tarihi
- 13/12/2024
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 09.08.2015 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya konumundaki davacıların kızı ...’ya çarpması sonucunda hayatını kaybettiğini, olayda müteveffanın kast veya kusuru bulunmadığını, anne ve babası davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce 13.01.2020 tarihinde davaya konu kazadan doğan zarardan dolayı davacı ...’ya 7.820,95 TL; davacı ...’ya 17.862,96 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, yapılan ödeme güncellenerek zarar hesabı yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olup Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini,tazminat hesabının aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26.01.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 10 oranında, yaya küçük ...'nın hareketlerinin olayda % 90 oranında etkili olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 16.04.2021 tarihli raporda ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplama sonucunda sigorta şirketi tarafından 13.01.2020 tarihinde yapılan ödeme ile davacıların zararı karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, 09.08.2015 tarihinde dava dışı sürücünün idaresindeki aracın çarpması sonucunda davacıların kızı ...’nın hayatını kaybettiğini, olayda ...’nın kastı veya kusuru bulunmadığını, davacıların desteğinden yoksun kaldıklarını, eksik araştırma ve inceleme sonucunda verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, 09.08.2015 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın yaya olan davacıların kızı küçük ...’ya çarpması sonucunda hayatını kaybettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece 16.04.2021 tarihli raporda ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplama sonucunda sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacıların zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Davalı, trafik kazası nedeni ile oluşan gerçek zarardan sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin le getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hak sahiplerinin bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekir.
Somut olayda 09.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'nın vefatı nedeniyle anne ve babası olan davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, 16.04.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı hesabında 1.8 teknik faiz ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı anne ... için 12.0870,18 TL, davacı baba ... için 5.700,42 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,
davalı sigorta şirketi tarafından 13.01.2020 tarihinde davacı anneye yapılan 17.862,96 TL, davacı babaya yapılan 7.820,95 TL ödeme ile zararın karşılandığının belirtildiği bu raporhükme esas alınmış ise de hesaplamanın 1.8 teknik faiz kullanılarak yapıldığı, gerçek zararın Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda Yargıtay uygulamalarına göre aktüer bilirkişiden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması, davacılar ... ve ...'nın destekten yoksun kalma zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi, zararın karşılanmadığının belirlenmesi halinde ise rapor tarihi verilerine göre yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak hesaplama yapılarak ödemenin yasal faizi ile güncellenip belirlenen tazminattan mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan hususların göz ardı edilmiş olması isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2205, K. 2024/1383, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama