İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2213 K.2024/1458

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2213Karar2024/1458Tarih22 Kasım 2024Okuma12 dk · 2.344 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
22 Kasım 2024
Esas no
2022/2213
Karar no
2024/1458
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/06/2022
Numarası
2018/699 Esas 2022/544 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Yazılma tarihi
25/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.344 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili,22.07.2018 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, ... idaresindeyken tek taraflı kazası yaptığını, araçta yolcu olarak bulunan davacılar ..., ... ve ...’ın ağır yaralanarak sakat kaldığını, davacılar tarafından davalıya yapılan başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ..., ..., ... için ayrı ayrı 250TL geçici, 250TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250TL bakıcı gideri, 150TL yol masrafı,

100TL hastane ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.000,00.-TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 23.08.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.04.2020 tarihli dilekçe ile davacı ... yönünden davadan feragat etmiş, 27.06.2022 tarihli celsede imzası ile tasdik ettiği beyanında davacılar ... ve ... için yol, hastane masrafı ve tedavi gider talepleri yönünden davadan feragat etmiş, 31.05.2022 tarihli bedel artırım dilekçesinde ise ... için geçici iş göremezlik talebini 8.970,14TL, sürekli iş göremezlik talebini 239.905,68TL’ye,

bakıcı gider talebini 2.029,50TL’ye olmak üzere toplam 250.905,32TL' ye artırmış, dava dilekçesi ile araçta yolcu olarak bulunan ...'ın ölümü nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının tefrik edilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafın dava yoluna gitmeden önce davalı şirkete başvurup gerekli belgeleri ibraz etmemekle kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, ... plakalı aracın davalı şirkete 26.06.2018- 26.06.2019 tarihleri arasında KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yaplımadığının tespit edilmesini,

ZMMS Genel şartları gereği davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı gider talebinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, davacı yanın maluliyetinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 tablosu uygulanmasını, müteveffanın davacılara gerçekten destek olduğunun davacılar tarafından ispatı gerektiğini, müteveffanın davacılar dışında başkaca destekçisi olup olmadığnını nüfus kayıtlarından tespit edilmesini, temerrüt tarihinden itibaren avans faiz talebinin haksız olduğunu,

sigortalı aracın hususi otomobil olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre; dava dilekçesi ile araçta yolcu olarak bulunan ...'ın ölümü nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının tefrik edilmesine karar verildiği, davacılar vekilinin 05.04.2020 tarihli dilekçe ile davacı ... yönünden açılan maluliyete ilişkin tazminat talep talepleri yönünden, taraflar arasında kendi şahsına ilişkin ihtilaf üzerinde anlaştıkları yapılan protokol gereği sulh olduklarını bu nedenle feragat ettiklerini beyan ettiği, davacılar vekilinin 27.06.2022 tarihli celsede ... ve ... yönünden açılan yol, hastane masrafı ve tedavi gideri taleplerinden feragat ettiği,

diğer talepleri yönünden ise davanın kabulünü talep ettiği, davacılar ... ve ...'ın davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığı, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli ... için düzenlenen raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkındaki Yönetmeliğe göre; davacının özür oranının %30 olduğunu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süre ile başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu,

Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre ise; vücut genel çalışma gücünden %40,2 oranında kaybettiği kanaatine varıldığı, ... için düzenlenen maluliyete ilişkin 15.02.2022 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre vücut genel çalışma gücünü kaybetmediği, erişkin olması halinde 2 hafta süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, başkasının yardımına ihtiyaç duymadığının belirlendiği, meydana gelen kazada ...'ın sürekli iş görmezlik maluliyet durumunun ve bakıcı giderinden kaynaklı tazminatın usulüne uygun raporla belirlendiği,

davacı vekilinin bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, bu hali ile davalının ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacı ...'ın davasının sübut bulduğu, davalı ... tarafından sigorta teminatı altına alınan aracın hususi nitelikte olduğu, nazara alınarak yasal faiz talep edilebileceği, dava tarihinden önce davacı tarafından usulüne uygun olarak davalı ... şirketine başvuru yapıldığı davalının 23.08.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı küçük ... yönünden ise;

davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığı ancak davacının Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre maluliyetinin bulunmadığ, davacının talep ettiği daimi maluliyet, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminat alacağının bulunmadığı gerekçesi ile;

davacı ... yönünden açılan davanın reddine, davacı ... yönünden açılan davanın kabulü ile 239.905,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.970,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.029,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 250.905,32 TL tazminatın 23.08.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine, davacılar vekilinin davacılar ... ve ... için talep ettiği yol masrafı, hastane masrafı ve diğer tedavi giderleri yönünden açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan 15.02.2022 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, post travmatik stres bozukluğunun 22.07.2018 tarihli kaza ile illiyeti bulunduğu belirtilmişse de açıklama yapılmadığını, davacı ...’ın geçici veya sürekli iş göremezlik durumu, sakatlık oranı varsa yüzdesinin tespitinin ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini,

Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 15.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda özür oranı 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınarak saptanmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, yönetmelik EK-2 Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Bozukluklar başlığında d maddesinde düzenlenmiş olup "Bu gruptaki hastalıklar 1 yıl sonra kontrol gerektirir.

Özürlülük oranları belirtilere göre değil, işlevsellik düzeylerine göre verilir." düzenlemesi yapıldığını, davacının tedavisini düzenli olarak yaptırmadığını, başvuruları arasında aralıklar olduğunui hukuka uygun bir sonuca ulaşılabilmesi için ilgili raporun davacının düzenli tedaviye başlamasından en az 1 yıl sonra alınması gerektiğini, bu şartın sağlanmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının teminat kapsamı dışında olduğunu, SGK sorumluluğunda bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza tarihinde araç içerisinde toplam 6 kişi bulunduğu,

hepsinin emniyet kemeri takmasının mümkün olmadığını, istiap haddi aşıldığını, hatır taşımacılığı hükümleri gereğince indirim yapılması gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, ıslahla arttırılan tazminata ancak ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülebilecek iken temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafça usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan davalı yönünden alacağın muacceliyetinden söz edilemeyeceğini, dava dilekçesi ile talep edilen miktara dava tarihinden,

ıslah dilekçesi ile talep edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, 22.07.2018 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücünün neden olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandıklarını belirterek ayrı ayrı geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, yol ve tedavi gideri talep etmiş, yargılama sırasında davacı ... yönünden ve davacılar ... ve ... için yol, hastane masrafı ve tedavi gideri talepleri yönünden davadan feragat etmiş, mahkemece davanın davacı ... yönünden reddi, davacı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

1-6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye

ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Davacılar vekili dava dilekçesinde davacılar ..., ... ve ... için maddi tazminat talep etmiş olup mahkemece davacı ... yönünden hüküm fıkrasında olumlu yada olumsuz bir hüküm oluşturulmamış olduğundan kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 15.02.2022 tarihli davacı ...’a ilişkin maluliyet raporunda, davacının ilk muayenesinin 05.11.2019 tarihinde yapıldığı bu muayenesi sırasında Ankara Hastanesinde 1 yıl tedavi gördüğünü, ilaç kullandığını, ancak psikiyatri tedavisi gördüğü hastaneden belgelerin isteneceği belirtildiğinde tedavisi olmadığını, kazada oğlunu kaybettiğini, 10 çocuğu olduğunu ifade ettiği, psikiyatrik değerlendirmesinde, kooperasyonun normal olduğu, yer, kişi oryantasyonunun normal olduğu, konuşurken göz teması kurduğu,

spontan ve volanter dikkatinin normal olduğu, algı kusurunun olmadığı, yakın, uzak ve tespit belleğinin anormal olduğu, zekası kronolojik yaşına uygun olarak gelişmiş olduğu, düşünce içeriğinde kazayı devamlı hatırlama mevcut olmadığı, kazaya hatırladığında depresif duygu durum içinde olmadığı, gerçeği değerlendirmesi, muhakeme ve soyutlama yeteneğinin normal olduğu, akışının normal olduğu, çağrışımlarının düzenli olduğu, tempo ve ritminin normal olduğu, affekti normal, psikomotor aktivitesi normal olarak tespit edildiği, incelenen Sivas Numune Hastanesi 22.07.2018 tarihli tıbbi kayıtlarında davacının nörolojik muayenesinin doğal olduğu,

sağ dış kulak helikste 1 cm lik tam kat kesi ve sol parietooksipitalde 1 cm lik skalp kesisi olduğu, diğer sistem muayenelerinin normal olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu, başkaca yaralanması olmadığı, hayati tehlike olmadığı, fraktür hattı izlenmediği, aynı gün acil servisten taburcu edildiği belirtildiği halde, AÜ Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nin 04.01.2022 tarihli raporunda hastanın bu hususta polikliniklerine ilk kez 03.02.2020 tarihinde başvurmuş, daha sonra düzenli takibe gelmediği ve 05.01.2021 tarihinde tekrar başvurduğu, hastanın bu başvurusundan sonra da düzenli takibe geldiği,

hastanın 06.08.2021 tarihinden beri aylık olarak düzenli takip ve tedavisinin yapıldığı, hastanın anamnezinin alındığı, ruhsal durum muayenesi ve nöropsikolojik testlerinin yapıldığı, yaşında gösteren, özbakımı yerinde, bilinci açık, koopere, oryante hastanın zekası klinik olarak normal izlenimi verdiği, dikkat ve bellek süreçlerinde post travmatik disosiasyona ve depresif duyguduruma bağlı olduğu düşünülen bozulma mevcut olduğu, algı patolojisi saptanmadığı, gerçeği değerlendirme ve yargılamanın sağlam olduğu, düşünce akışı ve hızında patoloji saptanmadığı,

düşünce içeriğinin kaza, yaşadığı kayıplar ve suçluluk temaları üzerine yoğunlaşmış olduğu, duygudurum çökkün, duygulanım duygudurum ile uyumlu olarak keder yönünde yoğunlaşmış olduğu, psikomotor aktivitenin olağan olduğu, hastaya yapılan nöropsikolojik değerlendirme testleri (Beck Depresyon Envanteri, Beck Anksiyete Envanteri, DM-5 için Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi) sonucunda “Yaşadığı travmatik kaza sonrası hastanın işlevselliğinin bozulduğu yüksek düzey depresif ve anksiyete bulgularına ulaşılmış, travma sonrası stres bozukluğu semptomları gösterdiği düşünülmüştür" şeklinde raporlanmış olduğu,

Post Travmatik Stres Bozukluğu belirti ve bulgularının mevcut olduğu, yaşam işlevselliğinin önemli ölçüde etkilendiği, sekel mahiyetinde arızasının olduğu ve geçirmiş olduğu kaza ile illiyetinin bulunduğu tıbbi kanaatini bildirir sağlık kurulu raporu olduğu belirtilerek Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik göre Post Travmatik Stres Bozukluğu için Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar/ Geçici Fonksiyon Kaybina Neden Olan Ruhsal Hastaliklar/ D-Travma sonrası stres bozukluğu-2'ye göre kişinin özür oranı; % 30(yüzdeotuz) olduğu,

6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu mütalaa edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, davacı ...'ın maluliyet raporunun alınması için Ankara Ünüversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmak üzere gönderildiği, 12.11.2019 tarihli raporda psikiyatri son durum rapor raporu ve grafilerin istendiği, 22.03.2021 tarihli raporda ise Ruh ve Sinir hastalıkları anabilim dalı tarafından 6 ay takip edildikten sonra rapor düzenlenmesi için gönderilmesinin istendiği, hükme esas alınan raporda davacının 05.11.2019 tarihinde kazadan 1 yıl sonra yapılan mauyenesinde post travmatik stres bozukluğu veya psikiyatrik sorunlar ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmadığının belirtildiği,

ancak 04.01.2022 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacının yaralanması bulunmayıp maluliyetinin post travmatik stres bozukluğu nedeniyle oluştuğu belirtildiği anlaşılmakla raporun kendi içinde çelişki oluşturduğu, raporu düzenleyen kurulda ruh ve sinir hastalıkları konusunda uzman hekimin bulunmadığı, davacının kaza sonucu yaralanmasının bulunmaması dikkate alındığında post travmatik stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığı, maluliyetinin ömür boyu sürüp sürmeyeceğinin ve çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin değerlendirilmediği anlaşılmakla bu hali ile rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.

Açıklanan nedenlerle davacının post travmatik stres bozukluğu nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgeler getirilerek zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden heyete psikiyatri uzmanı doktor bilirkişide dahil edilerek oluşturulacak heyetten rapor alınması, taraflara denetim ve itiraz imkanı tanınması, varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik değerlendirme içeren raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

Davalı ... istinaf başvurunun kabulü ile kesinleşen yönler ve usulü kazanılmış haklar gözetilerek belirtilen eksiklikler tamamlanarak, davacı ...' ın davası yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmak üzere HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

5-Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/12474 Esasına yatırılan 440.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2213, K. 2024/1458, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2213
Karar No
2024/1458
Tarih
22 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2215 K.2024/1261
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2217 K.2024/1462
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2219 K.2024/1385
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2222 K.2024/1407
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2224 K.2024/1410
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2225 K.2024/1421

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.