İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2212 K.2024/1457

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2212Karar2024/1457Tarih22 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.969 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı Davalılar

Karar tarihi
22 Kasım 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2212 - 2024/1457
Esas no
2022/2212
Karar no
2024/1457
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/04/2022
Numarası
2020/2 Esas 2022/270 Karar
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
28/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.969 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, davalı ... adına kayıtlı davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın önündeki aracı sollarken havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasını dikkate almaksızın direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjdeki ağaca çarparak karşıya geçtiğini, karşı istikamette nizami bir şekilde seyreden davacının idaresindeki ... plakalı ticari taksiye çarparak durabildiğini, davacının kazada yaralandığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu,

SBÜ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan muayeneler neticesinde kurum tarafından tanzim edilen engelli sağlık kurulu raporu ile davacının maluliyet oranının %3 olarak hesaplandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL maddi zararın tüm davalılardan,15.000,00 TL manevi zararın davalılardan ... ve ...' dan olay tarihi olan 29.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 500,00 TL geçici iş göremezlik,

500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 500,00 TL tedavi gideri olarak açıklamıştır.

Davalı sigorta vekili, davacının dava açmadan önce davalıya yasaya ve usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, 29.10.2017 tarihli kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın 42258098 poliçe numarası ile davalı tarafından ZMSS kapsamında sigortalandığını, sigorta şirketi olarak sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olarak yalnızca davacının sürekli maluliyetine ilişkin olup diğer taleplere karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,

01.06.2015 yürürlük tarihli değişiklik ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesi uyarınca kaza nedeniyle mağdurda oluşacak sürekli sakatlık halinin teminat kapsamına alındığını, geçici iş göremezlik haline ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin teminat kapsamı dışı bırakılarak söz konusu talepler bakımından SGK'nın sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı yönünden temerrüt oluşmadığından faiz yönünden davalının dava dilekçesinin taraflarına tebliğinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... 16.06.2020 tarihli celsede; kaza sonrası davacı tarafın kendisinden tazminat talebinde bulunduğunu, davacıya bir ödeme yapmadığını, kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 05.10.2021 tarihli celsede; maluliyet yönünden çelişki giderici yeni rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre; sigortalı araç sürücüsünün 0.02 promil alkollü vaziyette önündeki aracı geçişi sırasında aracının sevk ve idaresini kaybederek orta refüjdeki ağaca da çarparak karşı yol bölümüne geçmesi ve bu yolda seyir eden davacının aracına çarpması şeklinde gerçekleşen olayda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen 17.09.2020 tarihli raporda, davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı,

3 hafta süre ile iş göremez halde kaldığının belirlendiği, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 11.03.2021 tarihli raporda, davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı, 3 hafta süre ile iş göremez halde kaldığının tespit edildiği, davacı vekilinin rapora itirazları ve Ankara Numune Hastanesince düzenlenen raporda, kalıcı maluliyet tespiti gözetilerek 05.10.2021 tarihli celsede çelişki giderici rapor alınmasına karar verildiği, Hacettepe Üniversitesince düzenlenen ön raporlarda, davacının muayene gününe gelmediği belirtilerek rapor düzenlenemediğinin bildirildiği,

davacı vekili 05.04.2022 tarihli duruşmada "mevcut hali ile dosyanın karara bağlanmasını" talep ettiğinden davacının kalıcı maluliyeti olmadığı kabul edilerek Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun hesaba esas alındığı, davalı ...'un işleteni olduğu ticari aracın davalı sigorta şirketince kaza tarihini kapsar şekilde 09.04.2017- 09.04.2018 tarihleri arasında ölüm ve sakatlanma halinde kişi başına 330.000,00 TL, kişi başı sağlık gideri olarak ayrıca 330.000,00 TL limitle ZMMS poliçesinin düzenlendiği,

davacının 28.02.2018 tarihinde sigorta şirketine dilekçe ile başvuruda bulunduğu ancak dilekçenin tebliğ tarihinin sunulmadığı, başvuru üzerine davalı sigorta şirketinin davacıdan bir kısım eksik belgeleri talep ettiği, sonrasında herhangi bir ödeme yapılmadığı belirlenmiş olup davadan önce sigorta şirketine başvuru şartının bu haliyle gerçekleştiği, SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı,

ZMMS poliçesi, sigortalının üçüncü kişilere verdiği maddi zararı karşılama taahhüdü içerdiğinden davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında davacının oluşan maddi zararını gidermesi gerektiği, maddi zarar kapsamı içerisinde SGK'ca karşılanmayan tedavi ve yol giderlerinin de bulunduğu, ayrıca tedavi gideri kapsamında olmayan geçici iş göremezlik tazminatından poliçedeki tedavi gideri teminatı ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı alınan raporlar ile anlaşıldığı,

üç hafta süre ile geçici iş göremez halde kaldığı gözetilerek ve davacının asgari ücret ile çalışan taksi şoförü olarak değerlendirilerek üç hafta süre için AGİ dahil net asgari ücret tutarı üzerinden geçici iş göremezlik tazminatının aktüer bilirkişi tarafından hesaplandığı, 1.103,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı hak ettiği, davalı tarafın tam kusurlu hareketi neticesinde üç hafta iş göremez şekilde yaralanmış olduğu, her iki tarafın ortalama gelir düzeyinde oluşları, davacının kusursuz oluşu, kalıcı maluliyetinin oluşmaması,

üç hafta geçici maluliyetinin oluşması göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulü ile 500,00 TL yol ve tedavi gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam, 1.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29.10.2017 tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz işletilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile,

4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 29.10.2017 tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, SBÜ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Engelli Sağlık Kurulu tarafından 03.09.2018 tarihinde tanzim edilen raporuna göre davacı ..., sürekli (ömür boyu) %3 (yüzde üç) engelli olarak belirlendiğini, engellilik durumunun belirlenmesi noktasında bir eğitim ve araştırma hastanesinin kesin nitelikteki raporunun dikkate alınması gerektiği halde yalnız geçici iş göremezliğin hesaplanarak hükme bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın takdirinde kazanın oluş şekli, davalının asli kusurlu ve alkollü olduğu dikkate alınmadığını, davacının kafa bölgesinde birden çok dikiş atıldığı, uzun süre boyunca sargıda kaldığını, yoğun baş ağrısı çektiğini, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 29.10.2017 tarihinde davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacının sürücüsü olduğu ... plakalı araca çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili maluliyet raporu ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

1-Davacı vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf sebeplerinin incelemesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 17.09.2021 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 3 (üç) hafta süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığının belirlendiği, raporda davacının fiziki muayenesinin yapıldığı, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, kaza tarihi itibariyle Yargıtay tarafından uygulanmakta olan yönetmelik hükümlerinin esas alındığı,

davacı tarafından alınan engelli sağlık raporuyla belirlenen maluliyet oranı ile mahkemece alınan maluliyet raporu arasında çelişki oluştuğu itirazı ile çelişkinin giderilmesi talep edilmiş ve mahkemece 05.10.2021 tarihli celsede davacının bu kez Hacettepe Üniversitesi'ne sevkine karar verilmiş ise de, davacının muayene için gitmemesi sebebiyle raporun hazırlanamadığı,

davacı vekilinin 05.04.2022 tarihli celsede mevcut haliyle dosyanın karara bağlanmasını talep ettiği anlaşılmakla Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 17.09.2021 tarihli raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; Davacının manevi tazminat istemi 6098 TBK'nun 56. maddesi hükmüne dayanmakta olup anılan maddede “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)

Somut olayda, davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjden karşı şeride geçerek davacının idaresindeki ... plakalı araca çaparak davacının yaralanmasına neden olduğu, mahkemece alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu, davacının kusursuz olduğunun bildirildiği, davacının yaralanması nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı, geçici maluliyetinin ise 3 hafta olarak belirlendiği,

olay tarihi (2017), olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, davacı için ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının 6098 TBK'nın 56. ve 51. maddesindeki esaslara göre belirlenmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-Kararın taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2212, K. 2024/1457, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2212
Karar No
2024/1457
Tarih
22 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2213 K.2024/1458
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2215 K.2024/1261
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2217 K.2024/1462
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2219 K.2024/1385
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2222 K.2024/1407
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2224 K.2024/1410

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.