KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Numarası ....
- Esas No
- 2022/2218
- Karar No
- 2024/1655
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/04/2022
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 08/01/2025
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 22.01.2018 tarihinde müteveffa ..işleteni olduğu . plakalı aracın, sürücüsü belli olmamakla birlikte sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sahibi ... ve araçta bulunan diğer şahsın vefat ettiğini, davacı ...'nun eşi, diğer davacıların babası olan desteğin vefatı nedeniyle davalı sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de taleplerinin reddedildiğini, kusur durumunu gösterir herhangi bir rapor tanzim edilmediğini,
müteveffanın kaza tarihinde 33 yaşında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar için ayrı ayrı 1.000'er TL olmak üzere şimdilik toplam 3.000-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacılar tarafından açılmış olan davanın, sigortacı ile sigortalı arasında görülen dava olması sebebiyle görev yönünden tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğini, davacıların murisi ...'na ait ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını, sürücünün %100 kusurlu olarak öldüğünü, bu nedenle varislerinin tazminat talep etme hakkı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, sürücünün alkollü olması nedeni ile alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmiş olduğundan rücu haklarının mevcut olduğunu,
davacıların murisinin kaza esnasında yüksek miktarda alkollü olduğunu, davacıların kötü niyetli olarak bazı maddi vakıa ve evrakları şirketlerinden gizleyerek tazminat aldıklarını, gerek bu nedenle sehven ödenen ve gerekse yolcu konumundaki... varislerine ödedikleri tazminat için davacılara karşı dava hakları saklı kalmak kaydı ile hiçbir yasal dayanağı olmayan davacıların açmış olduğu destekten yoksun kalma talepli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre.
ATK raporunda sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, davacıların ölenin salt mirasçılık sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, kaza tespit tutanağı, savcılık dosyasındaki bilgi ve belgeler de dikkate alındığında davacılar murisinin aracın sürücüsü olduğuna dair kesin bir tespitinde yapılmadığı,
aracın sürücüsünün davacılar murisi olduğunun ispatı hususunun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, bilirkişi raporları gereği davacıların tazminata hak kazandıkları belirtilerek, davacıların davasının kabulü ile; davacılar için ayrı ayrı 1.000’er TL destekten yoksun kalma tazminatının 16.03.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, davalı vekilinin karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun 05.09.2022 tarihli ek karar ile kararın HMK'nın 341.
Maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, trafik sigorta poliçesi vadesinin 16.05.2017-16.05.2018 tarihleri arasını kapsamakta olduğundan iş bu uyuşmazlığa sigorta poliçesi genel şartlarının tatbik edileceğini, ...başlıklı A.6 maddesi gereğince hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, müteveffanın mirasçılarının münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiği tespit edilen kaza neticesinde davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmelerinin mümkün olmadığını,
kazada vefat eden...'in ailesine yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin rücuen tazmini talebine ilişkin davalı tarafça açılmış olan dava ile birleştirilmesine karar verilen davacı tarafın kaza neticesinde araçta meydan gelen zararın tazmini talebiyle açtığı davada Eskişehir Tüketici Mahkemesinin 2018/556 Esas ve 2020/83 Karar sayılı kararı ile müteveffa ...'nun mirasçılarının davasının reddine, davalı şirket adına açılmış olan rücuen tazmin talepli davanın kabulüne karar verildiğini, kaza esnasında araçta olan her iki şahsın da kazadan saatler sonrasında dahi oldukça yüksek miktarda alkollü çıktığını,
kazanın münhasıran alkolün etkisinde ve araç sürücüsünün %100 kusuruyla gerçekleştiğini, istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğunu, kısa karar ve gerekçeli kararın istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiğini, dosya kapsamının dava değerinin üzerinde maddi değere sahip olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre karar tarihi olan 2022 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 8.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 8.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4)
HMK'nın 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Mahkemece, davacıların desteği ... 22.01.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ölümü nedeniyle ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortacısı olan davalı şirketin destekten yoksun kalma tazminatından sorumluluğu bulunduğu kabulü ile davalı aleyhine toplam 3.000,00TL tazminata hükmedildiği, mahkemece 21.04.2022 tarihinde verilen davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, mahkemece 05.09.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hüküm altına alınan miktar HMK'nın 341/2. Maddesi gereğince karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında kaldığından istinaf kanun yoluna başvuran davalı yönünden kesin olan karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacağından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle reddine dair verilen ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 05.09.2022 tarihli ek karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2218, K. 2024/1655, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama