KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Davacı
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/2253
- Karar no
- 2024/1454
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/06/2022
- Numarası
- 2021/289 Esas 2022/508 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 25/11/2024
Karar Metni
1.475 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 25.11.2020 tarihinde plakası tespit edilemeyen karşı şeritten gelen tırın önündeki tırı hatalı şekilde sollamaya çalışırken aynı zamanda aracın uzun far ışıkları nedeniyle davacının idaresindeki ... plakalı otomobil ile, ön ilerisinde aynı yönde seyretmekte olan ... yönetimindeki ... plakalı otomobil arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacının yaralandığını, araçta yolcu olan eşi ...’nın vefat ettiğini belirtilerek belirsiz alacak olarak,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, 50,00-TL geçici iş göremezlik ve 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvuru sırasında davalıya tebliğ edilen Trafik Kazası Tespit Tutanağının incelenmesinde ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığından davalının herhangi bir tazminat yükümlülüğünün de bulunmadığını, mahkemece trafik sigortası bulunmayan aracın kusur oranının tespit edilmesini, davalı tarafından yapılan ödemelerin rücuya tabi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı hakkında tazminata hükmedilmesi durumunda yapılacak ödemenin ... plakalı araç maliki ... ve sürücüsü ...'a rücu edileceğini bu nedenle davanın ihbarını talep ettiklerini,
meydana gelen kaza ile davacının gerçek zararı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, tazminat talep edenin müterafik kusurunun olup olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanılmadığının belirlenmesini, davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın 25.11.2020 tarihinde meydana gelen çok taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, davacının eşinin vefat etmesinden kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, kusur yönünden yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde; ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'nın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığından kusursuz olduğu,
davacının meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekil istinaf başvuru dilekçesinde, hükme dayanak yapılan 28.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı ve yanlış değerlendirmeler neticesinde düzenlendiğini, davacı sürücü için tespit edilen kusur oranının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin hız sınırının 90 km/saat olduğunu, yüksek hızla seyrin yol durumuna uygun olduğu yolda ani frene basma halinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, öndeki sürücünün hız sınırı yüksek meskun mahal dışı yolda frene basmasaydı söz konusu kazanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tartışılması gerektiğini,
bilirkişi raporunda aracın yolun hız durumuna aykırı olarak frene basması ve hatalı olarak bilinçli taksirle birbirlerini sollamaya çalışan tırların kural ihlalinin inceleme konusu yapılmamış olduğunu, davacının hız sınırına uygun şekilde seyri sırasında hatalı şekilde trafik güvenliği hiçe sayan tırların sollama yarışından dolayı ani fren yapan ön araca, takip mesafesine uygun hareket etmesine rağmen çarpmaktan kurtulamadığını, hız sınırı yüksek yolda yavaşlamak yerine panikle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak ani frenle duran öndeki araca kusur verilmesi gerektiğini,
kazaya sebep olanın bilinçli taksirle birbirlerini sollamaya çalışan tırlar olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduklarını, kusur tespitinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, re'sen seçilecek bilirkişilerce yeniden bir kusur raporu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 25.11.2020 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen tırın şerit ihlali yapması nedeniyle davacının sürücüsü olduğu aracın ön ilerisindeki araca çarpmak suretiyle ön sağ koltukta yolcu olan eşinin öldüğünü, davacının yaralandığını belirtilerek davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı ile geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kazadan sonra düzenlenen 25.11.2020 tarih, 18.20 saatli kaza tespit tutanağında, kaza mahallinin iki şeritli, şerit genişliğinin 7 m, kavşak öncesi yol levhasının 10m uzaklıkta, Kilis ili 700 m mesafede olduğu, gece vakti, trafik lambası ve aydınlatma bulunmadığı, eğimsiz düz yol, hız sınırı 90km/s olduğu,
... plakalı araç sürücüsü davacının ehliyeti olmadığı tespiti ile ... plakalı otomobil sürücüsü ...' nın Hatay ili istikametinden Kilis ili istikametine seyrederken aynı istikamette önünde seyreden ... idaresindeki ... plakalı araca kendi aracının ön kısmıyla arkadan çarpması neticesinde çift taraflı ölümlü yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...’nın KTK 56/1-c kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığının tespit edildiği, olay yeri inceleme tutanağında ise biri gidiş biri geliş iki şeritli yol, görüşü engelleyecek sis, buz olmadığı,
... plakalı otomobilin ön kısmının Kilis istikametinde olacak şekilde yol kenarında park halinde olduğu, ... aracın 10 m gerisinde yolun Kilis ili istikametine gelen şeridi üzerinde 10 m kazıntı olduğu, çarpmanın etkisiyle araç parçalarının yol üzerinde bulunduğu, ... marka aracın ön tampon, ön motor, kaporta aksamının hasar aldığı, kazaya karışan ... plakalı aracın sol arka park lambasının ... marka aracın ön kaput kısmına sıkışmış olduğu belirlenmiştir.
Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada trafik bilirkişiden alınan 23.12.2020 tarihli raporda kazanın meydana geldiği alanda her iki istikameti kullanan araçlar için sollama yasağının bulunmadığı, araç sürücüsü ...'ın karşı istikametten gelen araçların birbirini solladığını gördüğünde sağ şeride doğru yanaşarak hızını azalttığı, kollukça çekilen kaza yeri fotoğraflarında kaplama üzerindeki sert fren tatbikinden kaynaklanan fren izinin görülmediği, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nın mahal şartlar,ı gün durumu, yolun düz ve eğimsiz olması, görüş alanı ve açısının far ışığı altında açık olması,
çarpma şekli ve şiddeti, araçların son duruş pozisyonları nazara alındığında, güvenli takip mesafesi bırakmayıp zamanında hızını güvenli hıza indirmeyip, yeterince fren tedbirine başvurmayarak önündeki araca arkadan çarparak zararlı sonucun oluşumuna sebebiyet verdiğinden kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kusuru bulunmadığının bildirildiği, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2020/7625Sor sayılı dosyasında rapora itibar edilerek, kazada sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu,
sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı kabul edilerek 04.01.2021 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece alınan 24.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda, plakası tespit edilemeyen tırın hatalı sollama yaptığı ifade edilmekle birlikte dava konusu kazanın sağ şerit içerisinde arkadan çarpma şeklinde meydana gelmiş olduğundan her iki aracın da hatalı sollama yaparak şerit ihlali yapan tır aracından sağa direksiyon manevrası yaparak karşılıklı çarpışmayı önledikleri, kazanın ... idaresindeki aracın önünde aynı yönde seyreden aracı yakın takipten dolayı arkadan çarpma şeklinde meydana geldiği değerlendirilerek davacı araç sürücüsünün KTK 36, 52/b,c ve 84/d maddelerini ihlal ettiği,
kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı tarafın itirazı üzerine ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 'ndan alınan 28.04.2022 tarihli raporda, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki otomobille aydınlatmanın bulunmadığı yoldaki seyrini, far ışığı altındaki görüş mesafesine uygun olmayan hızla ve önündeki araçla arasında güvenli ve yeterli mesafe bırakmadan sürdürdüğü iki yönlü yolun olay yeri kesiminde,
karşı şeritten gelip önündeki aracı geçerken şerit ihlali yapan araca çarpmamak için fren tatbik eden sürücü ... idaresindeki önünde seyreden otomobile tatbik ettiği fren tedbirine rağmen aradaki mesafenin yeterli olmamasıyla güvenli mesafede duramayıp arkadan çarptığı olayda %100 kusurlu olduğu, sürücü ...' ın sevk ve idaresindeki otomobille iki yönlü yolun olay yeri kesiminde, karşı istikametten gelip önündeki aracı geçerken şeridine giren araca çarpmamak için fren tatbik ettiğinde, yakın takiple arkasından gelen sürücü ... idaresindeki otomobilin aracına arkadan çarptığı olayda kusursuz olduğunun mütalaa edildiği,
raporun dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, dosya mevcudundaki tüm beyanlar, kazanın oluşumu ile uyumlu, belirlenen somut olgulara uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece davacının %100 tam kusurlu olduğu kabulü ile raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacının açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2253, K. 2024/1454, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama