İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2274 K.2024/1449

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Lojistlik Hizmetleri AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön…

Esas2022/2274Karar2024/1449Tarih22 Kasım 2024Okuma21 dk · 4.242 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davalılar

Karar tarihi
22 Kasım 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2274 - 2024/1449
Esas no
2022/2274
Karar no
2024/1449
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/06/2022
Numarası
2021/16 Esas 2022/518 Karar
Davacılar
—
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
13/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.242 kelime·21 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Lojistlik Hizmetleri AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 04.11.2020 tarihinde davalılardan ... Lojistik Hizmetleri AŞ’ne ait ...

Sigorta AŞ’ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacılardan ... adına kayıtlı ... ‘in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu aracın devrildiğini ve büyük hasar aldığını, araçtaki sürücü ...’nın yaralandığını, yolcular 7 ve 8 yaşında olan ... ve ...’in kaza nedeniyle ve anneleri ...’nın yaralanması nedeniyle çok korktuklarını, davalı sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle kusur tespiti yapılamamış ise de davalının asli ve tam kusurlu olduğunu,

davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak kaza tespit tutanağında herhangi bir kusur tespiti yapılmadığı için sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, davacının aracında meydana gelen maddi hasarın tespit için Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/262 D.

İş sayılı dosyasıyla yapılan tespitte hasar bedelinin 51.802,00 TL, davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda 82.981,61 TL olarak belirlenmiş ise de hasar bedelinin düşük belirlendiğini, mahkemece yeniden rapor alınmasını, değişik iş dosyası için 1.197,30 TL, çekici için 1.045 TL ödediklerini, kaza sebebiyle araç içerisinde bulunan ... marka ... model tabletin de kırıldığı,

tabletin ikinci el piyasa fiyatının 1.000TL olduğunu belirterek kaza nedeniyle yaralanan büyük korku ve panik yaşayan davacı ... için 2.000 TL, yolcu olan ve anneleri yaralanan ... ve ... için ayrı ayrı 1.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...

Lojistik Hizmetleri AŞ'den müştereken ve müteselsilen, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100 TL hasar bedeli, 100 TL ikame araç bedeli, 1.197,30 TL Değişik İş dosya masrafı, 1.045,00 TL çekici ücreti, 1.000 TL kırılan tablet bedeli olmak üzere toplam 3.442.30 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, 25.05.2022 tarihli bedel arttırım ve feragat dilekçesi ile 100 TL ikame araç bedelinden feragat ettiğini, 1.000 TL olan hasar bedelini 75 .152,36 TL arttırarak 76.152,36 TL hasar bedeli, 1.197,30 Değişik iş dosya masrafı,

1.045 TL çekici masrafı, 1000TL kırılan tablet bedeli olmak üzere toplam 79.394,66 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ vekili, İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, aksi ispat edilene kadar kaza tespit tutanağı geçerli olduğundan sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, aksi halde kusur oranının tespiti bakımından Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, araç mahrumiyeti ve çekici giderinin teminat dışı olduğunu, tabletin kaza sonucu kırıldığının ispatlanamadığını, hasar ve değer kaybının Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacı aracının kasko sigortacısı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, kabul anlamına gelmemekle üzere sigortalı araç sürüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...

Lojistik Hizmetleri AŞ vekili, Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davalının kusursuz olduğunu, davalının yokluğunda ve tek taraflı olarak hazırlanan kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini kusur ve gerçek zarar yönünden bilirkişi raporu alınmasını, davacı taraf davalı şirkete davadan önce ihtarda bulunmadığından faiz talep edemeyeceğini, davacıların manevi tazminat talep haklarının bulunmadığını, davacı tarafın kırılan tabletin parasını talep edebilmesi için söz konusu zararın olay sırasında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini,

davacının davalı şirketin yokluğunda yaptırdığı tespit davasının masrafını maddi tazminat olarak talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya kendi kasko şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın davalı şirketin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta AŞ’ye ihbar edilerek reddini savunmuştur.

Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen savunma yapmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, kaza tespit tutanağında, 04.11.2020 tarihi saat 13.40 sıralarında, Alaca istikametinden Sungurlu ilçesi istikametine D 190-03 DKY seyir halindeyken 12+800 km sinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası ihbarı üzerine kaza noktasına gidildiğinde kazaya karıştığı belirtilen çekicinin kaza yerinde olmadığı, kaza yerini terk ettiği, ... plaka sayılı ... marka aracın kaza yerinde yol dışında hasarlı olduğunun görüldüğü,

bahse konu mahalde yapılan incelemede kazanın ne şekilde meydana geldiğine dair, havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasının etkisi ile iz ve emareye rastlanmadığı, bu nedenle kaza krokisi ve değerlendirmesi yapılamadığı, kaza yerini terk eden ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römorkun kaza yerine 7 km ileride römorkun sol arka lastiğinin patlak olduğunun görüldüğü, adli tahkikatın Alaca İlçe jandarma tarafından yapıldığına ilişkin tespitte bulunulduğu, ayrıca tespit tutanağının ilk sayfasında zarar gören unsurlar açıklamasına "öndeki aracı geçmek yasaktır levhası"nın zarar gördüğü açıklamasının yapıldığı,

kusur bilirkişisinden alınan raporda, sürücü ...‘ın olay yeri meskun mahal yerleşim alanı dışında Alaca istikametinden Tokat istikametine tek şeritli, iki yönlü tek yolda, yağmurlu havada, ıslak zeminde aracı ile seyir ederken, aracının seyir hızını, yük ve teknik özelliğini, görüş, yol hava trafik durumunu, trafik işaret levhalarını ve yolun mahal şartlarını dikkate alarak seyir etmesi gerekirken bu kurallara aykırı davranarak,

trafik kaza tespit tutanağında belirtilen öndeki aracı geçmek yasaktır trafik işaret levhasına rağmen karşı yönden gelen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki aracın seyir şeridine girerek kendi ... plakalı çekicisine takılı ... plakalı yarı römorkun sol arka tekerlek kısmı ile çarptığı ... plakalı aracın savrularak yol dışında devrildiği, meydana gelen maddi hasarlı olay yeri terk trafik kazasında %100 kusurlu bulunduğu, kusur ve makine mühendisi bilirkişiden zarara ilişkin alınan 05.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda ...

Çekici ve ... Plakalı Yarı Römork Sürücüsü ...'ın. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, Madde 84/e-g bendleri ile Karayolları Trafik Kanununa Bağlı Yönetmeliğinin, Madde 157/a-5-7 maddelerinde belirtilen kurallarını ihlal ettiğinden, % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ...

Plakalı aracın Sürücüsü ...'in kural ihlali görülmediğinden kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davaya Konu ... plakalı araçtaki hasarın, malzeme ve işçilikler dahil olmak üzere 64.535,90 + 11.616,46 (KDV) = 76.152,36 TL bedel ile onarımının yapılabileceği, ... marka ... model tabletin (ipad) kaza esnasında kırılıp kırılmadığının tespiti ile ilgili dosya muhteviyatında herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı,

ikinci el ürünlerin satıldığı internet portalları üzerinden yapılan araştırma neticesinde, ... marka ... model bir tabletin niteliklerine göre ikinci el piyasa fiyatının 600,00-1.000,00 TL arasında değişebileceği, poliçenin kaza tarihini kapsadığı, poliçe limitinin hasar tutarından yüksek olduğu, çekici giderinin faturalandırıldığı ve 750 TL olduğu, Yargıtay kararları doğrultusunda sigorta şirketinden de talep edilebileceği, kırılan tablet hakkında tabletin ne zaman kırıldığına dair herhangi bir ispat vasıtasının bulunmadığı, bu nedenle zararın kaza nedeniyle meydana geldiği konusunda açıklık bulunmadığından,

ikame araç bedeli yönünden feragat edildiğinden bu taleplerin reddi gerektiği, manevi tazminat yönünden, kazanın oluş şekli, duyulan elem ve keder derecesi dikkate alınarak manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, tespit dosyası yönünden sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden yargılama gideri olarak hüküm kısmına eklendiği belirtilerek davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, ikame araç bedeli yönünden feragat nedeniyle reddine, 76.152,36 TL araç onarım bedeli,

750 TL çekici masrafının davalılardan sigorta şirketinden 22.11.2020 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarih olan 04.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,manevi tazminat yönünden taleplerin reddine karar verilmiş;karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ...

Lojistik Hizmetleri AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece manevi tazminat talebi ile kaza nedeniyle kırılan tablet bedelinin reddedildiğini, aynı zamanda maddi tazminatta reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı takdir edildiğini, kararın manevi tazminata ilişkin kısmı ile yargılama giderleri kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, talep edilen tazminat tutarlarının oldukça cüzi rakamlar olduğunu davacıların kaza esnasında araç içinde bulunduğunu, davalının davacının aracına çarparak yoldan çıkardığını ve aracı yan yatırdığının,

davalı ...‘n olay yerinden kaçtığını davacıların araçtan çıkmasına yardım dahi etmediğini, olayın meydana geldiği yer şehirler arası güzergah olduğundan çok sık araç geçişi olmadığından davacıların araç içinde dakikalarca mahsur kaldığını, araç içinde bulunan küçükler ... ve ... ‘un olayın şokunu aylarca üzerinden atamadığını, geceleri kabuslar gördüğünü, ...’nın ise çocuklarının ciddi bir yaralanmalarından korktuğu için dehşet dolu dakikalar yaşadığını, yaşanan bu kötü hadisenin davacılar üzerinde bıraktığı manevi zararın tazmin edilmesi gerektiğini, davalı ...’ın olay yerini terk ettiğini,

eydana gelen kaza neticesinde araç içinde bulunan ... marka tabletin kırıldığını ve kullanılamaz duruma geldiğini, mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin talebinin reddedilmiş olmasının hatalı olduğunu, dosyaya sunulu fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi tabletin kaza sebebiyle kırıldığının ispatlandığını, bu yöndeki talebin kabulü gerektiğini, yargılama giderlerinin hatalı takdir edildiğini, yapılan yargılama neticesinde reddedilen bir kısım maddi zararlar nedeniyle karşı yan lehine 2.492,30 TL vekalet ücreti taktir edilmiş ise de bu rakamın hatalı olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen 1000 TL tablet bedelinin tamamı,

1000 TL çekici bedelinin 250 TL'lik kısmı ile 100 TL ikame araç bedeli talebi reddedildiğinden toplamda 1350 TL tutarında bir kısım reddedilmiş olup dolayısıyla davalılar lehine maddi tazminata ilişkin olarak hükmedilebilecek vekalet ücretinin 1.350 TL olması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Sigorta Aş vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirkete başvuru şartı yerine getirilmemiş olup davanın usulden reddi gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, tek taraflı beyanlarla düzenlenen raporun kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte;

davalı şirketin teminat limiti bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere araç başına maddi 39.000,00 TL, kaza başına da maddi 78.000,00 TL teminat ile sınırlandırıldığını mahkemece araç başına teminat limiti dikkate alınmadan kaza başına limitten sorumluluk doğmuş gibi karar verilmesinin hatalı olduğunu aleyhe karar verilmesi durumunda dahi poliçe limitinin 39.000 TL olduğunu, delil tespiti dosyasının masraflarını davalılara yükletildiğini, davacı dahi delil olarak saymayarak eda davası açmadığını, belirsiz alacak davası açmasında fayda bulunmadığını, davacı taraf zararını belirlemiş olup tam eda davası açması gerektiğini,

söz konusu hasarın net olarak ne kadar bedel ile tamiratının yaptırıldığına ilişkin dosya muhteviyatında herhangi bir fatura, makbuz, vb. belge bulunmadığını bilirkişi raporunda da aracın tamirat bedelinin ne kadar olduğuna ve davacılar tarafından ne kadar tamir bedeli ödendiğine ilişkin herhangi bir somut delil sunulmadığı belirtilmiş olup, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi tarafından hasarın giderilmesinin ekonomik olup olmadığının tespit edilmediğini, çekici bedelinin davalı şirketin teminatı kapsamında olmadığını, davalı şirkete başvuru şartı gerçekleşmediğinden temerrüde düşmediğini,

çekici masrafı kısmen kabul, kırılan tablet konusunda red, ikame araç bedeli feragat sebebiyle reddedilmiş ise de davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri değerlendirilirken bu durumun göz ardı edilerek eksik oranlama sebebiyle hatalı karar verildiğini, davacı taraf davayı ıslah ederken tüm hasar bedeli yönünden davalı şirketin sorumluluğu varmışcasına artırım yapmış olup bu hususta mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek istinaf talebinin ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...

Lojistik Hizmetleri AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirketin meydana gelen kaza sebebiyle sorumluluğu bulunmadığını, kazanın oluşumunda davalının kusursuz olduğunu kaza tespit tutanağının davalı şirketin yokluğunda ve tek taraflı olarak tutulduğunu, hükmüne esas olarak alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kazanın gerçekleştiği esnada hava yağışlı,karayolunun ıslak ve kaygan durumda olduğunu, bu nedenle şirketin meydana gelen kaza sebebiyle hiçbir kusuru bulunmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, alınan bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarının gerçek zarar olmadığını,

davaya konu ... plakalı araçtaki hasarın KDV dahil 76.152,36 TL olduğu belirtilmiş ise de işbu tespitin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yalnızca fatura ve makbuzlar üzerinden yapılan tespitin kabul edilemeyeceğini; üstelik bilirkişi incelemesinin de yalnızca davacı tarafından sunulan belgelere dayanmaması,

ayrıntılı ve denetime elverişli olması gerektiğinin yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiğini, yokluklarında açılan tespit davasında aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte davacının gerçek zararının işbu rapor ile de tespit edilemediğini, ayrıca davacının kendi aracının kasko şirketi tarafından davacıya dava konusu iddia ettiği zararlar ile ilgili olarak ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, bu eksiklik giderilmeksizin karar oluşturulduğunu, bilirkişi raporunda;"...

Söz konusu hasarın net olarak ne kadar bedel ile tamiratının yaptırıldığına ilişkin dosya muhteviyatında herhangi bir fatura, makbuz, vb. belge bulunmamaktadır... "denildiğini, görüleceği üzere bilirkişi raporunda da aracın tamirat bedelinin ne kadar olduğuna ve davacılar tarafından ne kadar tamir bedeli ödendiğine ilişkin herhangi bir somut delil sunulmadığının belirtildiğini, yalnızca dosya kapsamında yer alan ekspertiz raporuna dayanarak farazi şekilde hasar tespiti yapılmasının mümkün olmadığını,

kaldı ki 2010 model olan ve belirtilen özelliklerdeki bir aracın 2019 yılındaki piyasa değerinin dahi tamir bedelinden daha düşük miktarlarda olup bu nedenle hükmedilen maddi zararın hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355 maddesi gereğince davacılar vekili ile davalılar vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasında kaynaklanan araç hasarı, araç mahrumiyeti, çekici ücreti, kaza nedeniyle kırılan tablet bedeli ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, 04.11.2020 tarihinde davalıların işleteni, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve sürücü olduğu aracın davacılardan ... adına kayıtlı ...‘in sevk ve idaresindeki araca çarparak devirmesi sonucu davacı sürücü ...’nın yaralandığını, yolcular 7 ve 8 yaşında olan ... ve ...’in kaza nedeniyle ve anneleri ...’nın yaralanması nedeniyle çok korktuklarını belirterek davacı ... için 2.000 TL, anneleri yaralanan ... ve ... için ayrı ayrı 1.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...

Lojistik Hizmetleri AŞ'den müştereken ve müteselsilen, hasar bedeli, ikame araç bedeli, değişik iş dosya masrafı, çekici ücreti, kırılan tablet bedeline ilişkin maddi tazminatın da kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, 25.05.2022 tarihli feragat dilekçesi ile 100 TL ikame araç bedelinden feragat ettiğini belirtmiş; mahkemece davalı araç sürüsü Yaşar’ın asli ve tam kusurlu davacı sürücü ...’nın kusursuz olduğu kırılan tablet hakkında tabletin ne zaman kırıldığına dair herhangi bir ispat vasıtasının bulunmadığı,

bu nedenle zararın kaza nedeniyle meydana geldiği konusunda açıklık bulunmadığı, ikame araç bedeli yönünden feragat edildiği, manevi tazminat yönünden, kazanın oluş şekli, duyulan elem ve keder derecesi dikkate alınarak manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, tespit dosyası yönünden sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden yargılama gideri olarak hüküm kısmına eklenmesine,

maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, ikame araç bedeli yönünden feragat nedeniyle reddine, 76.152,36 TL araç onarım bedeli, 750 TL çekici masrafının davalılardan sigorta şirketinden 22.11.2020 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarih olan 04.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat yönünden taleplerin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili manevi tazminata, kırılan tablet bedeline ve vekalet ücretine; davalı ...

Sigorta AŞ vekili usulüne uygun başvuru yapılmamasına, kusur oranına ve hasar miktarına, poliçe limitinin aşılmış olmasına, çekici bedeline, faiz başlangıcına, yargılama giderleri ve vekalet ücretine, ... Lojistik Hizmetleri AŞ vekili kusur ve hasar miktarına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.

1-Davalı ...

Sigorta AŞ vekili, davacı tarafından davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. Maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir.

Dosya kapsamına göre, davalının da kabulünde olduğu gibi, dava açılmadan önce, davacı tarafından, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 13.11.2020 tarihinde davalı şirket tarafından hasar dosyası açıldığı 12.04.2021 tarihinde eksper incelemesi yaptırıldığı, kusur durumu belli olmadığı için ödeme yapılmadığı anlaşıldığından, KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

2-Davalılar sigorta şirketi vekili ile işleten vekilinin kusura yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde.

04.11.2020 saati 13.40 olan kaza tespit tutağının “Alaca ilçesi istikametinden Sungurlu ilçesi istikametine D 190-03 DKY seyir halinde iken 12+800 km'de meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası ihbarı üzerine kaza noktasına gidildiğinde kazaya karıştığı belirtilen çekicinin kaza yerinde olmadığı, kaza yerini terk ettiği, ... plakalı Toyoto marka aracın kaza yerinde yol dışında muhtelif yerlerinde hasarlı olduğu görülmüş olup, tarafımızdan bahse konu mahalde yapılan incelemede kazanın ne şekilde meydana geldiğine dair havanın yağışlı ve zeminin ıslak olmasının etkisi ile iz ve emareye rastlanılamamıştır.

Bu nedenle kaza krokisi ve değerlendirilmesi yapılamamıştır. Kaza yerini terk eden ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun kaza yerine 7 km ileride römorkun sol arka lastiğinin patlak olduğu tarafımızca görülmüştür.

Adli tahkikat Alaca İlçe Jandarma tarafından yapılmaktadır. “şeklinde düzenlendiği, hükme esas alınan trafik kazası inceleme ve kusur tespiti uzmanı ile makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 05.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda sürücü ...’ın olay yeri meskun mahal yerleşik alan dışında Alaca istikametinden Tokat istikametine tek şeritli, iki yönlü tek yolda, yağmurlu havada, ıslak zeminde aracı ile seyir ederken, aracının seyir hızını, yük ve teknik özelliğini, görüş, yol, hava ve trafik durumunu, trafik işaret levhalarını ve yolun mahal şartlarını dikkate alarak seyir etmesi gerekirken bu kurallara aykırı davranarak,

trafik kaza tespit tutanağında belirtilen öndeki aracı geçmek yasaktır trafik işaret levhasına rağmen karşı yönden gelen sürücü ...’in sevk ve idaresindeki aracın seyir şeridine girerek kendi ... plakalı çekicisine takılı ... plakalı yarı römorkun sol arka tekerlek kısmı ile ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarptığı, çarpmanın şiddeti ve etkisiyle ... plakalı aracın savrularak yol dışında devrildiği, kaza yerini terk eden ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun kaza yerine 7 km ileride römorkun sol arka lastiğinin patlamış olarak bulunduğu,

meydana gelen maddi hasarlı olay yeri terk trafik trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ... Plakalı aracın sürücüsü ...’in kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiş, davalı sigorta şirketi ve işleten vekili tarafından anılan rapora itiraz edilmiştir.

Davalı vekillerinin kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla Alaca Cumhuriyet Başsavcılığının Hazırlık dosyası, dava açılmış ise ceza dava dosyasının getirtilmesi, hazırlık /ceza dosyası içeriği, kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre maddi vakıanın ve olayın meydana geliş şeklinin açıklığa kavuşturulması,

olayın meydana gelmesinde davacı ve davalı sürücünün kusuru bulunup bulunmadığı konusunda tarafların beyan ve itirazları da değerlendirilmek suretiyle Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden emekli veya uzman makine mühendislerinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusura ilişkin gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.

3-Davalılar sigorta şirketi vekili ile işleten vekilinin hasara yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde. Hükme esas alınan 05.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/262 D.

İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen tespit raporunda malzeme bedeli 33.400 TL işçilik bedeli 10.500 TL olmak üzere hasar bedeli KDV’li olarak 51.802 TL olarak belirlenmiş ise de 10.500,00 TL işçilik bedelinin bir miktar yüksek olduğu 9.500 TL’nin uygun olduğu tespit raporunda, sağ sol koruyucu bantları, sağ arka çamurluk, sağ arka kapı, yapıştırma bantları, arka sol kapı camı, sol ayna kapağı, jant, gövde mastiği, ön sol koltuk sırtlığı, sol kelebek camı, sağ ve sol komple aks, ön tampon,

şoför hava yastığı gibi hasarlı parçaların gözden kaçırıldığı ve onarım bedelini belirlerken rapora esas alınmadığı malzeme bedelinin eksik hesaplandığı ; davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan 12.04.2021 tarihli Oto Mecburiyet Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporunda hasar onarım süresinin 7 iş günü olduğu, çekme kurtarma bedelinin 750,00 TL, aracın hasarsız 2. el değerinin 110.000 TL olduğu, hasarın ...

Otomotiv A.Ş. unvanlı tamirhanede onarımının yapıldığı araç üzerinde yapılan incelemeler sonucu almış olduğu darbe ile hasarlı olduğunun görüldüğü belirtilerek hasar kalemlerinin tespit edildiği, değişmesi gereken hasarlı parça ve malzemelerin bedelinin (iskontolu olarak ) 32.360,89 TL, işçilik bedelinin 9.500,00 TL, toplam bedelin 41.860,89 TL olduğu tazminat talep eden ... plakalı araçta meydana gelen hasarın kaza tespit tutanağında belirtilen şekle uygun olduğunun belirtildiğinden ekspertiz raporu ve tablolardan, davaya konu ... plakalı aracın 04.11.2020 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde ön, sol yan,

sol arka kısımlarından ve alt yürüyen aksamlarından hasarlanmış olduğu anlaşılmakta olup meydana gelen hasarının giderilmesi için aracın ekspertiz işlemlerinin yapıldığı ...

Oto tarafından kullanılması ve/veya değiştirilmesi gereken malzemelere ilişkin bedelin 55.035,90 TL, yapılması gereken işçiliğe ilişkin bedelin ise 9.500,00 TL olarak belirlendiği toplam hasar bedelinin 64.535,90 + 11.616,46 (KDV) = 76.152,36 TL bedel ile onarımının yapılabileceği anlaşılmakta olup söz konusu hasarın net olarak ne kadar bedel ile tamiratının yaptırıldığına ilişkin dosya muhteviyatında herhangi bir fatura, makbuz, vb. belge bulunmadığı ... marka ... model bir tabletin niteliklerine göre (kaç yıllık olduğu,

kullanılmışlığı, rengi, kapasitesi, vs.) ikinci el piyasa fiyatının 600,00-1.000,00 TL arasında değişebileceği, söz konusu kaza sonrasında aracı getirmek için çekici tutulduğu ve 1.045,00 TL çekici masrafı ödendiği belirtilmesine karşın dava dosyasında herhangi bir çekici ödeme belgesi veya makbuzuna rastlanmamış olup ekspertiz raporunda çekici kurtarma bedelinin 750,00 TL olduğu bildirilmiş olup anılan raporun aracın hasar bedeli yönünden denetime müsait ve yeterli olmadığı dolasıyla hükme esas alınması doğru görülmemiştir.

Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda –amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise ) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespit edilmesi gerekmektedir.

Bu nedenlerle, davacı tarafından sunulan Ankara 6 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/262 D.İş dosyasındaki bilirkişi raporu, davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan 12.04.2021 tarihli ekspertiz raporu, araçlara ait fotoğraflar, davacıya ait eski hasar kayıtları ve ekspertiz raporları, faturalar istenerek Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden emekli veya uzman makine mühendislerinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden ; kaza nedeni ile hasar gören parçalar tek tek belirlenerek, parça bedeli + işçilik bedeli + KDV gösterilmek suretiyle araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi,

buna göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamiri ekonomik ise ayrıntılı hasar bedeli, tamiri ekonomik değilse (araç pert ise ) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespitinin yapılması ve çekici gideri için rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

4-Davacılar vekilinin manevi tazminat taleplerine ilişkin istinaf sebepleri incelendiğinde ; 6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” 56/2 maddesinde “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. ”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)

Somut olayda dava konusu kaza nedeniyle davacı sürücü ...’nın yaralandığı, araçta yolcu olarak bulunan 7 ve 8 yaşındaki kızları ... ve ...’in de hem kaza hem de annelerinin yaralanması nedeniyle manevi yönden zarara uğradıkları belirtilerek manevi tazminat talep ettiklerinden mahkemece hazırlık dosyası varsa ceza dosyası ve davacılara ait tedavi belgeleri getirtilerek bu yöndeki taleplerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

5-Kabule göre de davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100 TL hasar bedeli istemiş, 25.05.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesinde 1.000 TL olan hasar bedelini 75.152,36 TL arttırdığını belirterek 76.152,36‘nin tahsilini istemiş mahkemece de 76.152,36 TL hasar bedelinin tahsiline karar verilmiştir.Dava dilekçesindeki hasar bedeli 100 TL, arttırılan bedel 75,152,36 TL olduğundan HMK’nın 26 maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak 75.252,36 TL’nin tahsili gerekirken 76.15236 TL hasar bedelinin tahsiline karar verilmesi;

davalı Sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti 39.000 TL olduğundan poliçe limiti ile sınırlı olarak hasar bedeli, çekici ücreti, harç yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ;davacının 100 TL ikame araç, 1.000 TL tablet, 295 TL çekici ücreti olmak üzere toplam 1.395 TL’lik maddi tazminat talebi reddedildiğinden maddi tazminat yönünden reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken fazla vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalılar ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Lojistik Hizmetleri AŞ vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekili ile davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacılar vekili ile davalılar ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Lojistik Hizmetleri AŞ vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davacılar vekili ile davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-İstinaf isteminde bulunan davacılar ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırdıkları oranda kendilerine iadesine,

3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

4-Davacılar ve davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde yatırdıkları oranda davacılar ve davalılara iadesine,

5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2274, K. 2024/1449, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2274
Karar No
2024/1449
Tarih
22 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2291 K.2024/1279
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2305 K.2024/1434
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2317 K.2024/1456
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2022/2331 K.2024/977
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2336 K.2024/2645
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2351 K.2024/1425

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.