İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2324 K.2024/697

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2324Karar2024/697Tarih16 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.614 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

Karar tarihi
16 Mayıs 2024
Esas no
2022/2324
Karar no
2024/697
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/07/2022
Numarası
2021/650 Esas 2022/539 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Yazılma tarihi
14/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.614 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 26.03.2017 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımı üzerinde yürüyen davacı ...’a çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı olarak iş göremez hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, davalı ... şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, kaza nedeniyle Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını,

davanın HMK’nın 107.

Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.900,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte teminat limiti ile sorumlu olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 13.058,19 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 202.797,48 TL’ye artırmış, daha sonra sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 330.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafça dava açılmadan önce usulüne uygun olarak başvuru şartının yerine getirilmediğini, şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti için dosyanın adli tıpa gönderilmesini, maluliyet raporunun adli tıp ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, aktüerler siciline kayıtlı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezliğe ilişkin zarardan SGK’nın sorumlu olduğunu, şirketin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 202.797,48 TLL sürekli iş gücü kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 01.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin verilen 07.02.2019 tarihli ve 2017/815 Esas, 2019/82 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2021/1791 Karar sayılı kararı ile, tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu’na göre belirlenmesi,

zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerektiği, bu itibarla kaza ve rapor tarihi itibarıyla mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş ise de.

Yargıtay görüş değişikliği gereğince hesaplamada devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü ve 1.8 teknik faiz tatbik edilmesi doğru görülmediği, ayrıca, raporun düzenlendiği tarih itibarıyla bilinen aktif dönemin sonunun 2018 yılı sonu olarak belirlenmesi isabetli ise de, 2017 yılı için 2018 yılı verilerinin alınmasının isabetsiz olduğu,

sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 98/1. maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceği, davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, somut olayda, başvuru koşulunun gerçekleştiği kabul edilmişse de, bu tarihte gerekli belgelerin tümünün ibraz edilmediği anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gereğinin gözetilmemesi de kabul şekli itibariyle doğru olmadığı,

açıklanan nedenlerle dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile davalı lehine kazanılmış haklar gözetilerek, davacının muhtemel ve beklenen yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi, bakiye ömrü esas alınarak talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması için ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kaldırılmış, mahkemece kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01.10.2018 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü,

Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, hesaplanan tazminattan poliçe limitinin üzerinde bulunması, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması,

geçici iş göremezlik yönünden davacının kaza tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle gelir getirici işte çalışmasının mümkün olmaması nedeniyle talebin reddi gerektiği, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 07.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda tazminatın 913.882,74 TL olduğu, poliçe limitinin 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacı vekilinin 22.04.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talebi de gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı hakkındaki maluliyet oranının 2018 tarihli hastane raporu ile hatalı bir şekilde tespit edildiğini, rapora göre sakatlık kesin ve sürekli olmayıp iyileşmenin mümkün olduğunun anlaşıldığını, davacının kaza tarihinde 5 yaşında olduğunu, rapor tarihinden karar tarihine kadar geçen 4 yıl boyunca çocuktaki gelişmeler, hastalık veya sakatlığın seyrinin dikkate alınmadığını, Genel Şartlar’a uygun rapor sunulmadığını ve sebeple hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini,

yaralanmanın mahiyet ve özelliğine göre maluliyet değerlendirmesinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini davacı çocuğun yaralanmasının hususiyet arz ettiğini, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanarak karar verilemeyeceğini, hükme esas alınan hesap raporundaki hesaplama yöntemi ve hesabın hatalı olduğunu, Genel Şartlar uyarınca 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, Kanun ve Genel Şartlar gereği tazminat hesabında TRH yaşam tablosunun baz alınması gerektiğini, progresif rant yöntemine göre hatalı hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, 26.03.2017 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımı üzerinde yürüyen davacı ...’a çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, Dairenin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1170 Esas,

2021/1791 Karar sayılı kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01.10.2018 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 03.10.2018 tarihli raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu,

davacının kaza tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle gelir getirici işte çalışmasının mümkün olmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talebin reddi gerektiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 07.04.2022 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 913.882,74 TL olarak belirlendiği, poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğu, davacı vekili tarafından ibraz edilen 22.04.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dosya içeriğinden, 26.03.2017 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 01.10.2018 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği,

sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davada verilen 07.02.2019 tarihli ve 2017/815 Esas, 2019/82 Karar sayılı kararın davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairenin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2021/1791 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, kaldırma kararında davalı lehine kazanılmış haklar gözetilerek, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerektiğinin belirtildiği,

mahkemece kaldırma kararı sonrasında aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 07.04.2022 tarihli raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığının belirtildiği, mahkemece bu rapor esas alınarak poliçe limiti ve 22.04.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talep esas alınarak karar verilmiştir.

Mahkemece verilen 07.02.2019 tarihli önceki kararda 07.11.2018 tarihli rapor ve 07.01.2019 tarihli ek bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 202.797,48 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı yalnız davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine kararın kaldırıldığı, bu durumda istinafa başvuran taraf yararına oluşan kazanılmış haklar da dikkate alınarak ilk rapor tarihi verilerine göre tazminat hesaplanması gerekirken 2022 yılı verileri esas alınarak düzenlenen 07.04.2022 tarihli rapor esas alınarak davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre istinafa başvuran taraf yararına oluşan kazanılmış haklar da dikkate alınarak karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2324, K. 2024/697, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2324
Karar No
2024/697
Tarih
16 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2358 K.2024/2063
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2363 K.2024/767
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2366 K.2024/1834
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2378 K.2024/2066
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2448 K.2024/2070
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/2468 K.2024/2073

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.