KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/2468
- Karar no
- 2024/2073
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/03/2022
- Numarası
- 2021/97 Esas - 2022/148 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 29/05/2024
Karar Metni
1.041 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 24/08/2019 tarihinde Eyüpsultan İlçesi 5. Levent Sultangazi Sapağı Önü adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça yapılan çalışmada dikkatli dikkat ve özenin gösterilmediği ve müvekkiline ait altyapı tesislerine zarar verildiğini, zararın müvekkili şirketin yüklenicisi olan şirkete gidertildiğini ve bu kapsamda katlanılan maliyetin davalıdan tahsili bakımından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ile itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Davaya bakmaya Giresun İcra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu yönden davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, davacının takip konusu yaptığı borcun müvekkili ile hiç bir ilgisinin olmadığını, belirtilen adreste müvekkili şirketin hiç bir şantiyesinin ve çalışmasının bulunmadığını beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğundan % 20 az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının davalı tarafça özensiz ve dikkatsizce yapılan çalışma sırasında, altyapı tesislerine ve kablolarına zarar verildiğinden ve bu zararın 8.143,48 TL maliyet ile giderildiğinden bahisle, icra takibinde hasar onarım bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davada itirazın iptalini talep ettiği;
davalının icra takibine itirazında ve dava dilekçesine karşı savunmasında davaya bakmaya Giresun İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının husumet konusu yaptığı zarar ile bir ilişkileri yada sorumluluklarının bulunmadığını, bu sebeple de davacıya borçlu olunmadığını beyan ile takibin durdurulmasını talep ettiği, davanın reddini savunduğu görülmüştür.
Mahkememizce konusunda uzman yüksek elektrik elektronik mühendisi bilirkişi marifeti ile yaptırılan inceleme neticesinde, dava konusu edilen hasarın bir iş makinesi tarafından yapılan çalışma sırasında oluşan bir hasar olduğu, olay mahallinde hangi kurum tarafından kazı çalışması yapıldığının dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu sebeple de davalının sorumluluğu açısından bir değerlendirmede bulunulamadığı, ayrıca hasar onarımının davacının alt işverenin işçilerince yapıldığı,
dolayısı ile davacının dava konusu ettiği hasarın onarımı bakımından sadece 1.600 TL tutarında malzeme masrafına katlandığının kabulünün gerektiği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut tutanaktan 24/08/2019 tarihinde Eyüpsultan İlçesi 5. Levent Sultangazi Sapağı Önü mahallinde davalı şirket tarafından kazı çalışması yapıldığının anlaşılamaması, dinlenen taraf tanıklarının anlatımlarına göre, davacının, olay günü mahalde davalı şirket tarafından kazı çalışması yapıldığı ve bu çalışma sırasında davalı şirketçe altyapı tesislerine zarar verildiği yönündeki iddiasını destekler beyanın olmaması,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünce olay günü ilgili mahalde hiç bir kuruma kazı çalışması ruhsatı verilmediğinin bildirilmiş olması karşısında ve ayrıca dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve deliller ile tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmış, davacının davasının reddine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine, ..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davanın aydınlatılması için gerekli araştırmanın yapılmadığını ve davalının zarar veren eylemi sebebiyle oluşan hasarın müvekkili şirketin yüklenicisi olan şirket tarafından giderildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Hasar bedelinin tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.
Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Somut olayda; davacıya ait alt yapı tesisatına davalı şirket tarafından zarar verildiği iddiası somut delillerle ispat edilemediğinden somut verilere dayalı ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden Yerel mahkemenin dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
29/05/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2468, K. 2024/2073, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama