KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/2475
- Karar no
- 2024/2008
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2022
- Numarası
- 2019/325 Esas 2022/87 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 29/05/2024
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalı tarafından yapılan inşaat çalışması sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkili şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 16.892,69 TL'nin hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının kanuni süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu,
davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde. Yetki, husumet ve zaman aşımı itirazlarında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...
Mahkememizce, dosyaya sunulan arıza değişim raporunda yer alan ve hasarın yapıldığı iddia olunan yerde, tutanağın tutulduğu tarihte davalı tarafça kazı veya inşaat faaliyeti olup olmadığı hususunda zabıta araştırması yapılmasına karar verilmiş, yapılan araştırma neticesinde, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğünün 09/03/2020 tarih ve ... sayılı yazısı ile belirtilen yerde tarihinin hatırlamadığı geçmiş yıllarda kazı yapıldığını, ancak hasar konusu ile bilgisinin bulunmadığına ilişkin site güvenlik görevlisinin beyanının alındığı anlaşılmıştır.İBB Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünden hasarın yapıldığı iddia olunan yerde,
tutanağın tutulduğu tarihte davalıya kazı çalışması için izin verilip verilmediği hususunda bilgi sorulmasına karar verilmiş, 02/03/2020 tarihli cevap yazısı ile herhangi bir altyapı kazı ruhsatı verilmediği bildirilmiştir.Davacı tarafça tanık delilline dayanıldığından, tutanak mümzilerinin mahkememizce dinlenilmesine karar verilmiştir.
Tanık ..., "...06/12/2016 tarihinde meydana gelen arıza ile ilgili olarak, üzerinden uzunca bir süre geçmesi sebebiyle orada bulunup bulunmadığımı anımsamıyorum, bu sebeple arıza ve hasara ilişkin de herhangi bir bilgi şu an için anımsamıyorum...," şeklinde beyanda bulunduğu, diğer tanık ..., "...06/12/2016 tarihindeki meydana gelen arıza ile ilgili olarak üzerinden de çok zaman geçmesi ve her gün buna benzer birden fazla arıza meydana gelip bunlara da işlem yapıldığı için olaya ilişkin bilgileri hatırlamıyorum, dolayısıyla kimin zarar verdiğini, hasarın kimin meydana getirdiğini hatırlayamıyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya kapsamında, celp edilen kayıtlar, zabıta araştırması, tanık anlatımları değerlendirildiğinde. Dava konusu hasarın meydana geldiği iddia edilen yerde davalının herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, davacı şirkete ait tesislere, davalının zarar verdiğine ilişkin bir kayıtın veya belgenin de olmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği ve davacının davalıdan tahsilini talep edebileceği bir alacağı olmadığı kanaatine varıldığından. Davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,-davalı tarafın herhangi bir nezaretçi talebinde bulunmadığını, hasar bedelinin tam olarak tespiti amacıyla bilirkişi kurumuna başvurulması gerektiğini, tanıklara yalnızca tutanaktaki imzaları kendilerine ait olup olmadığı sorulması gerekirken direkt olayı hatırlayıp hatırlamadıkları sorularak beyanlarının bu doğrultuda değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, açmış oldukları davada itirazın iptali koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden Yerel mahkemenin dosyada mevcut olan tanık beyanlarının takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Madde 50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre.
İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirecek bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
29/05/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2475, K. 2024/2008, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama