KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davalılar
- Esas No
- 2022/2386
- Karar No
- 2024/1528
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2328 - 2024/1526
- Esas no
- 2022/2328
- Karar no
- 2024/1526
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/02/2022
- Numarası
- 2020/560 Esas 2022/70 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 30/12/2024
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 27.07.2019 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacı şirkete ait ... plakalı araca çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve değer kaybı oluştuğunu, davalı araç sürücüsünün ışık ihlali yaptığını, olay yerinden ayrılması nedeniyle Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/41 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, hasar bedelinin kasko şirketi tarafından karşılandığını, pek çok parçası değişen davacıya ait aracın değer kaybına uğradığını,
sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL değer kaybının kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalıya ait aracın ışık ihlalinin söz konusu olmadığını, davacı şirkete ait aracın hız kurallarına uymadığını, kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğunu, davacının kusurunun illiyet bağını kesecek nitelikte olup davanın reddi gerektiğini, olay yerini terk etmenin söz konusu olmadığını, davalı ve arkadaşının can güvenliği endişesiyle araçtan inemediklerini, davalının araçta yolcu konumunda olduğunu, aracı arkadaşı kullandığını, tek taraflı olarak tutulan kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, değer kaybı olarak talep edilen tutarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı talebine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26.05.2021 tarihli raporda ve itiraz üzerine makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04.01.2022 raporlarda kazanın meydana gelmesinde davalıya ait aracın sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, 04.01.2022 tarihli rapordaki tespit ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak yapılan hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL değer kaybı tazminatının;
davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27.07.2019 tarihinden, davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 11.03.2020 tarihinden ve poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olması şartıyla işleyecek yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirkete ait aracın kaza öncesi rayiç değerinin gerçekte olduğundan düşük, hasar boyutu az ve kaza sonrası onarılmış halinin rayiç değeri yüksek hesaplandığını, rayiç değer belirlenirken güvenilirliği belirsiz internet sitesindeki ilan fiyatlarının ortalaması alındığını, emsallerin hasar kaydı olup olmadığının bilinmediğini, raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu,
bilirkişi raporunda araçta değer kaybı oluşturan ana işlemler motor kaputu ve sağ ön çamurluğun değişimleri ve boyanmaları ile ön tampon demiri ve far yuva sacının değişimleri olarak değerlendirildiğini, değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar miktarının, hasarlı kısımların özelliğinin, aracın kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değerinin hatalı olarak tespit edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 27.07.2019 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacı şirkete ait ... plakalı araca çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve hasar bedelinin dava dışı sigorta şirketi tarafından karşılandığını, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuş,
mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26.05.2021 tarihli raporda ve makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04.01.2022 raporlarda kazanın meydana gelmesinde davalıya ait aracın sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, 04.01.2022 tarihli rapordaki tespit ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak yapılan hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 27.07.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı adına kayıtlı olup dava dışı sürücü idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın ile çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiği, davacıya ait aracın gördüğü hasar nedeniyle değer kaybı talebiyle davanın açıldığı,
yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26.05.2021 tarihli raporda ve itiraz üzerine alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 04.01.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği,
değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıya ait 2018 model ... aracın markası, modeli, kilometresi, 27.07.2019 tarihli kaza nedeniyle meydana gelen hasar, değişen parçalar, eksper raporları, daha önce düzenlenmiş bilirkişi raporu, toplanan deliller değerlendirilerek Yargıtay uygulamalarına uygun olarak aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak değer kaybının 50.000,00 TL olarak belirlendiği,
gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olarak düzenlenen 04.01.2022 tarihli raporda tespit ve hesaplamalar esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2386, K. 2024/1528, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama