KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2498 - 2024/1393
- Esas no
- 2022/2498
- Karar no
- 2024/1393
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2022
- Numarası
- 2022/28 Esas 2022/651 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Yazılma tarihi
- 02/12/2024
Karar Metni
1.981 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı ... vekili dava dilekçesinde. 23.07.2020 tarihinde davacı kuruluşa ait dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün Ankara Keçiören Mahallesi Okul caddesinde seyir halinde iken davalı kuruma ait rögar kapağının yerinden çıkması ile araca çarpması sonucu otobüste maddi hasar meydana geldiğini, trafik tespit tutanağı ve işletme bilirkişi raporunda otobüs şoförünün kusursuz, rögar kapağının bakım ve onarımından sorumlu kurum olan davalı ...
AŞ’nin asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucu otobüste maddi hasarın oluştuğunu, otobüsün bir süre servis dışı kalması sonucu davacı kuruluşun gelir kaybına uğradığını, bu amaçla 03.11.2021 tarihinde 6.377,15 TL hasar,1.147,89 TL KDV, 2.268,75 TL gelir kaybı olmak üzere 9.793,79 TL asıl alacak 1.826,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.620,13 TL üzerinden Ankara 22 İcra Müdürlüğünün 2021/14384 sayılı dosyası üzerinden yaptıkları icra takibine davalının itiraz ettiğinin belirterek itirazın iptaline takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana geldiği yerde 01.02.222 tarihli incelemede olay tarihinde, öncesinde yada sonrasında davalının herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, kazaya sebebiyet verdiği öne sürülen rögar kapağına ilişkin olarak da herhangi bir ihbarın yapılmadığı gibi rögar kapağında herhangi bir yıpranmanın da tespit edilmediğini, davalı tarafından rögar kapakları ile diğer altyapı tesisatlarının düzenli olarak bakım ve denetim görevinin yerine getirildiğini, rögar kapaklarının sadece özel aletler ile açılabildiğini, talep edilen zarar miktarının yüksek olduğunu kusur ve hasar yönünden bilirkişi raporu alınarak davanın reddini, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın, haksız fiil sorumluluğu kapsamında verildiği öne sürülen zararın giderilmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, kazanın meydana geldiği yere ilişkin olarak yol çalışması yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkin olarak yazılan yazılara Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Keçiören Belediye Başkanlığı tarafından kaza tarihinde ve öncesinde kazanın meydana geldiği yerde yol çalışması yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli makine mühendisi bilirkişi raporu ile,
davalının meydana gelen kazada % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait otobüs sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığının ve davacının talep edebileceği zarar miktarının 8.527,87 TL, işlemiş faiz miktarının ise 1.093,43 TL olduğunun tespit edildiği, toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacıya ait otobüsün davalıya ait rögar kapağının üzerinden geçtiği sırada rögar kapağının yerinden çıkması sonucunda meydana gelen trafik kazasında zarar gördüğü,
kazaya ilişkin düzenlenen tutanak içeriği ile davalının beyanı üzerine yapılan yazışmalar sonucunda zarara sebebiyet veren rögar kapağının bakım ve denetim sorumluluğunun davalıda olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada davacıya ait otobüs sürücüsüne yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, davalının tam kusurlu olduğu, meydana gelen kaza ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğu hususlarının tespit edildiği,
bilirkişi raporu ile zarar gören aracın yaşı, kullanım düzeyi, zarar görmesi nedeniyle değişen parçaların niteliği dikkate alınarak amortisman indirimi yapılmak suretiyle tespit edilen zarar miktarının rayiç ile uyumlu olduğu, meydana gelen zarardan haksız fiil hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğu, davalı tarafından takibe konu davacı alacağının ödendiğine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığı,
takibe konu alacağın mevcut ve talep edilebilir nitelikte, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile Ankara 22. İcra Dairesinin 2021/14384 esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 8.527,87 TL asıl alacak ve 1.093,43 takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.621,30 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edildiği kabul edilen asıl alacak miktarı olan 8.527,87 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 1.705,57 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tazminat yönünden verilen kararın hukuka aykırı olup, davanın tam kabulü gerektiğini, bilirkişi raporunda dava konusu aracın 8 yaşından büyük olması ve 8 yıl boyunca yıpranmış olan kaza ile birlikte yenilendiğinden dolayı çadır ve malzemesinden %20 oranında amortisman tenzili kanaatine varıldığı belirtilmişse de işbu davaya konu olan kaza meydana gelmeseydi, körük çadırı yenilenmeyeceğinden bilirkişi tarafından yapılan indirimin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
mahkemece yeni bilirkişi taleplerinin değerlendirilmediğini eksik araştırma yapılarak yetersiz olan bir bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
AŞ vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirket tarafından 01.02.2022 tarihinde yapılan yerinde inceleme ve araştırmada; hasar verdiği iddia edilen menholde belirgin bir deformasyon gözlenmediğini, belirtilen caddede ve menholde, olay tarihinde, öncesinde ya da sonrasında davalı şirketin herhangi bir çalışmasının olmadığını, ayrıca hasarın meydana geldiği iddia edilen tarih ve öncesinde de menhole ait davalı şirkete herhangi bir ihbar olmadığını, menholün kapağının otobüsün geçmesinin yarattığı etkiyle açılmasının mümkün olması için ciddi ve belirgin deformasyonlar meydana gelmiş olması gerektiğini,
dava konusu menholün bulunduğu eksen üzerinde ASKİ’ye ait kapaklardan bir kısmının deforme olduğunun da davalı şirket çalışanlarınca görüldüğünü, dava konusu alanda bulunan davalı şirkete ait menholde, can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit edecek herhangi bir yükseklik, alçaklık ya da kazaya sebebiyet verecek olumsuz ciddi bir duruma rastlanılmadığını, bu nedenlerle davalı şirket adına husumet itirazı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, rögar kapaklarının ancak özel aletler ile açılabildiğini, dışarıdan özel müdahale olmadan bu kapakların açılmasının mümkün olmadığını,
bu konunun da tetkiki gerekirken yerel mahkemece eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, sürücünün dikkatsizliği nedeniyle kusurunun bulunduğunu bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, davaya konu maddi hasarlı kazada oluşan zararın tespiti davacı tarafından dava açılmadan önce tek taraflı olarak tespit edilmiş olup, bilirkişice de bu tespite itibar edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu haksız eylemden kaynaklanan tazminat davası olup hem taraf sıfatı, hem kusur durumu ve hem de oluşan zararın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından,
hatta yerel mahkeme de kusur oranını ve tazminat oranını belirlemek için bilirkişi incelemesi yaptırmak zorunda kalarak kısmen kabul kısmen red şeklinde karar vermiş olmasının yapılan itirazın haklı olduğunu gösterdiğinden davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekili ve davalı vekil tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve kazanç kaybı istemiyle davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı kuruluşa ait dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün seyir halinde iken davalı kuruma ait rögar kapağının yerinden çıkması ile araca çarpması sonucu otobüste maddi hasar meydana geldiğini, 9.793,79 TL asıl alacak 1.826,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.620,13 TL üzerinden Ankara 22 İcra Müdürlüğünün 2021/14384 sayılı dosyası üzerinden yaptıkları icra takibine davalının itiraz ettiğinin belirterek itirazın iptaline takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili hasar miktarından amortisman tenziline, davalı vekili kusur oranı ve hasar miktarı,icra inkar tazminatına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı ve olay yeri fotoğraflarından kazaya neden olan menhol kapağının davalı şirkete ait olduğunun belirlenmiş olmasına,
olayda davalı idarenin %100 oranında kusurlu olduğunun ve davacı aracında toplam 6.377,15 TL tutarında hasar olup aracın kaza tarihinde sekiz yaşında olması 8 yıl boyunca yıpranmış körük çadırı yenilendiğinden çadır ve malzemesinden %20 oranda amortisman düşüldüğünde hasar miktarının KDV ile birlikte 6.259,13 TL ve onarım süresince 2.268,75 TL tutarında gelir yoksunluğu oluştuğu belirlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davalı tarafın tazminatla sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmaması,
kusur durumunun ve davacı aracında iş bu kaza nedeniyle meydana gelen hasar ve gelir yoksunluğu zararının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi, bilirkişi raporunun denetime, hüküm kurmaya ve dosya kapsamına uygun bulunması, davacı tarafın haksız fiil hükümleri gereğince davalıdan zararının giderilmesini isteme hakkının bulunması ve mahkemenin gerekçesine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2- Kusur, hasar ve gelir kaybı yönünden mahkemece bilirkişi raporu alındığına göre alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği halde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan kusur ve hasar raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun bulunmasına mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 220,70 TL başvuru harcı 27,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 247,70 TL’nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davacı ve davalıya iadesine,
6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 15.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2498, K. 2024/1393, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama