KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/271 - 2024/277
- Esas no
- 2022/271
- Karar no
- 2024/277
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2021
- Numarası
- 2021/102 Esas 2021/624 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazılma tarihi
- 25/03/2024
Karar Metni
1.609 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 04.04.2018 tarihinde davalı ...’a ait olan, dava dışı sürücünün idaresindeki ve ...
Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı ...’a ait yolun sağ tarafında bulunan konteynere çarparak hasar görmesine sebep olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle konteyner sahibine 6.000,00 TL tazminat ödendiğini, kazaya karışan çekicinin sahibi ve ticari faaliyetlerini yürüten davalının işleten sıfatı ile sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısına rücü şartlarının oluştuğunu, davalının çalışanı sürücünün kazaya sebep olmasında ağır kusur/kast derecesinde olduğunu,
konteynerin sürücü tarafından görülebilecek durumdayken ve kazanın meydana geleceği açık seçik ortadayken sürücünün yoldan geçmeye çalıştığını ve % 100 kusurlu olduğunu, sürücünün kazada kast/ağır kusuru bulunması sebebiyle rücu şartları oluştuğunu, Karayolları trafik Kanununun 81. maddesinde kaza halinde kazaya karışanların yükümlülüklerinin belirlendiğini, davalının çalışanı sürücünün kaza sonrasında yükümlülüklere uymadığını, olay yerinden ayrıldığını, zarar görene ya da yetkililere herhangi bir bildirimde bulunmadığını, olay yerini terk ettiğini kabul ettiğini,
davacı şirketin yapmış olduğu ödeme ile zarar görenin haklarına halef olduğunu ve davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/34956 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve ödeme emrinin davalıya 13.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından 19.11.2019 tarihinde takibe itiraz edildiğini, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek icra takibine itirazın iptaline, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, meydana gelen kazada davalının sorumluluğu bulunmadığını, konteynerin araç geçişini tehlikeye sokacak şekilde yolu daralttığını, davalının aracının kamyon/tır vasfında olduğu düşünüldüğünde aracın konteynere çarpmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, konteynerin bulunduğu yerin hatalı olduğu ve kazaya sebebiyet verdiğini, zarar görenin kazada ağır kusurlu olduğunu, olay yeri tespit tutanağında sürücünün hasarı karşılayacağını taahhüt ettiğini, bu beyanının zarar gören tarafından kabul edildiğini, sürücünün icra takibine itiraz etmediğini, zararı karşılama yönünde kabul beyanı olmasına rağmen çıkan hasarın davalıdan talep edilmesinin doğru olmadığını, konteynerin uğradığı zararın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında davalıya ait aracın sebep olduğu kaza sonucunda 3. kişiye ait konteynerde oluşan hasar nedeniyle yapılan ödemenin, davalıya ait araç sürücüsünün kasıt seviyesinde kusurlu olup olmadığı ve buna bağlı olarak icraen tahsilinin talep edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, ancak kazanın oluşumunda kasıt veya ağır kusuru olduğunu belirten somut anlamda herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının belirtildiği,
gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalıya ait olan ve davacı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı aracın dava dışı sürücünün idaresinde iken dava dışı kişiye ait konteynere çarparak hasar görmesine sebep olduğunu ve davacı sigorta şirketi tarafından konteyner sahibine ödeme yapıldığını, davalının sigortalı aracın sahibi olup işleten olarak sorumlu olduğunu, davalı taraf sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kast/ağır kusur derecesinde kusurlu olduğu ve kaza sonrasında olay yerini terk ettiği ve yükümlülüklerini yerine getirmediği göz önüne bulundurulduğunda rücu şartlarının oluştuğunu,
davadaki rücu sebeplerinden birinin de olay yerini terk olduğunu, Genel Şartlar'n B.4 maddesi uyarınca bedensel zarara neden olan trafik kazalarında olay yerini terk hali, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, Genel Şartlar'ın B.4 maddesine uygun şekilde başlı başına rücu sebebi olarak düzenlendiğini, olay yerini terk sebebiyle rücu koşullarının gerçekleştiğini, davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı sigorta şirketi, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören dava dışı kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince araç sürücüsünün ağır kusuru/kastı bulunması ve olay yerinin terk edilmesi nedenleriyle rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kendi sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece 26.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu,
ancak kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kast veya ağır kusuru olduğunu belirten somut anlamda herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının belirtildiği, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Davalıya ait ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlediği tarih itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 04/04/2018 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı çekicinin dava dışı sürücünün idaresinde iken dava dışı ...'a ait konteynere çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören 3. kişiye ödenen tazminatın Genel Şartlar'ın B.4 maddesi kapsamında rücuen tahsili için başlatılan Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/34956 sayılı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,
dava dilekçesinde rücu sebebi olarak sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuru/kastı bulunması ve olay yerini terk sebeplerine dayanıldığı, mahkemece 26/08/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sürücünün kast veya ağır kusuru olduğununu gösteren bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ne var ki rücu sebepleri arasında ileri sürülen olay yerinin terk edildiği iddiası yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava dilekçesinde rücu sebebi olarak ileri sürülen kaza sonrasında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiası yönünden yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılması, kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, 05/04/2018 tarihinde düzenlendiği anlaşılan olay yeri tespit tutanağı içeriğine göre olay yeri terk olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek ZMSS Genel Şartlarının B.4.f. Maddesine göre rücu şartlarının oluşup oluşmadığı belirlenerek varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/271, K. 2024/277, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama