KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/331 - 2024/423
- Esas no
- 2022/331
- Karar no
- 2024/423
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2021
- Numarası
- 2017/382 Esas 2021/518 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 15/04/2024
Karar Metni
1.725 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 26.11.2013 tarihinde davalı ...’ın sürücüsü, davalı ... Tur…İnş. Ltd. Şti’nin işleteni, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı servis aracı ile davalı ...’un sürücüsü, davalı ...
Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı servis aracında yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kaza sonrasında uzun süre tedavi gördüğünü, omurgasına platin takıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL bakıcı,
ve 250,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminat ve 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.10.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, geçici iş göremezlik tazminat talebini 11.251,61 TL, sürekli iş göremezlik tazminat talebini 445.854,84 TL, tedavi giderlerine ilişkin talebini 3.384.90 TL olmak üzere toplam talebini 459.741,35 TL olarak belirlemiş, ıslah ettikleri miktar için, ıslah tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasını talep etmiştir.
Davalı ... Tur… İnş. Ltd. Şti ve ... vekili, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın ... Sigorta AŞ'ye ihbar edilmesini, davaya konu kazada davalı şirketin ve sürücünün hiç bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta vekili, davanın ticari nitelikli olduğunu, davanın sigorta sözleşmesinden doğduğunu ve bu davaya bakmakla ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davanın kazaya karışan ...'a ihbarını, gerekli evrakların davalı şirkete iletilmediğini, müracaat şartı yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davacının işvereni olan ... Bankasınca sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasının iş kazası sayılmasından ötürü söz konusu davaya iş mahkemesinde bakılması gerektiğini, dava açılmadan önce davalı şirkete yazılı başvuruda bulunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, davacının meydana gelen trafik kazasında malul kalacak şekilde yaralanması nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada görevsizlik kararı verilerek mahkemeye tevzi edildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 17.05.2018 tarihli raporda sürücü ...'un %75 oranında, ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden aldırılan rapora göre, davacının çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %32,2 olduğu,
tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, kazanın meydan gelmesinde kazaya karışan her iki sigortalı araç sürücüsü de kusurlu olup, davacının zararlarından araç sürücüleri, araç işletenler ve davacının zararlarından sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu, davalıların zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, kusur durumunun kendi iç ilişkilerinde gündeme geleceği, davacının davalıların müşterek müteselsil sorumluluğuna dayalı olarak manevi tazminat talebinin de bulunduğu,
davalı sigorta şirketlerinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sorumlulukları bulunmakta olup manevi zararların sigorta teminatında bulunamadığı belirtilerek davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 11.251,61 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı, 445.854,84 TL daimi iş göremezlikten kaynaklı, 3.634,90 TL bakıcı ve tedavi giderinden kaynaklı olmak üzere toplam 459.741,35 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketleri 250.000,00 şer TL'lik teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan, davalı sigorta şirketleri yönünden 07.02.2017 tarihinden,
diğer davalılar yönünden 26.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalı sigorta şirketlerine yönelik açtığı manevi tazminat davasının reddine, davacının davalılar ... Tur. İnş. Taah. Ltd.
Şti., ..., ...'a yönelik açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların fahiş olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, objektif kriterlerin esas alınmadığını, karara dayanak maluliyet raporunu kabul etmediklerini, SGK ödemesinin rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılmadığını, gelir bağlanmış ise rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin hesaplanacak tazminattan indirilmesini, kusur oranı dikkate alınmadan karar verildiğini, müteselsil sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, tazminat hesabında TRH yaşam tablosunun esas alınmasının yeterli olmadığını,
1.8 teknik faizin de dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, %10 artırım %10 indirim yapılmasının ZMMS Genel Şartlarına aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı giderinden davalı şirketin sorumlu olmadığını, bu hususta sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, faizin dava tarihinden başlayacak yasal faiz olduğunu, davalı yönünden davacının maddi tazminat talebi reddedilmesine rağmen manevi tazminat vekalet ücretinin davalıya da yükletilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığını %20 oranında indirim yapılmasını,
dosyada belgelendirilmiş gelir yönünden araştırma yapılmadığını ileri sürmüştür.
Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu kaza iş kazası olup davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, gelir bağlanmış ise rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin hesaplanacak tazminattan indirilmesini, davacının kazaya ilişkin verdiği kolluk ifadesinde aracın arka koltuğunda oturduğunu, kaza sebebiyle araç içerisinde savrularak yaralandığını belirttiğini, davacının emniyet kemerini takmamış olduğu için kaza anında araç içerisinde savrularak yaralandığını, bu şekilde yaralanmasına kendi kusurunun sebep olduğunu,
davacının ilgili kazada müterafik kusuru bulunduğundan %20’den aşağı olmamak koşulu ile hesaplanan tazminat tutarından indirim yapılmasını, davacının kazadan sonra aynı işyerinde ve aynı işte çalışmaya devam ettiğini, davacı için Yenimahalle Devlet Hastanesinden sadece 60+30 gün olmak üzere istirahat raporu verildiğini, bu sürelerin sonunda da mevcut işyerinde, yine kendi işinde, çalışmaya devam ettiğini, kaza tarihinden 4 yıl geçmiş olmasına rağmen davacının halen kaza tarihinde çalışmış olduğu işyerinde çalışmakta olup dava dilekçesinde belirtildiği herhangi bir iş kaybı yaşamadığını,
davacının iş kaybı yaşamadığı göz önüne alındığında hakkında tazminat hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ...’ın sürücüsü, davalı ... Tur…İnş. Ltd. Şti’nin işleteni, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı servis aracı ile davalı ...’un sürücüsü, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı servis aracında yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkeme maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin davalı sigorta şirketleri yönünden reddine diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı davalı ...’ın sürücüsü, davalı ... Tur…İnş. Ltd. Şti’nin işleteni, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı servis aracında yolcu olarak taşınmakta olup taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi ve davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu servis aracında yolcu olarak taşınması nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketleri ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir.
Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Bu durumda uyuşmazlıktaki temel ilişkinin taşıma ilişkisi olması nedeniyle tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın tüketici mahkemesine gönderilmesi gerekirken mahkemece davanın esasına girilerek karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/331, K. 2024/423, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama