İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1045 K.2025/1207

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı temlik eden davacı vekili ile temlik alan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2023/1045Karar2025/1207Tarih16 Ekim 2025Okuma10 dk · 2.009 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Ekim 2025
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1045 - 2025/1207
Esas no
2023/1045
Karar no
2025/1207
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03.05.2023
Numarası
2018/644 Esas 2023/328 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
14.11.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.009 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı temlik eden davacı vekili ile temlik alan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 12.03.2018 tarihlinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde yolcu konumundaki davacının kusuru bulunmadığını, davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.05.2018 tarihli raporda çalışma gücünden % 23,2 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremez halde kaldığı, 6 ay bakıma muhtaç olduğunun belirtildiği,

kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, davalı sigorta şirketine başvurudan sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalması nedeniyle 5.000,00 TL ve 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında Ankara 63. Noterliğinin 10.09.2018 tarihli ve 31707 yevmiye numaralı Alacağın devri başlıklı belge ibraz edilmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafça gerekli belgeler ibraz edilmeden usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olup ... plakalı araç sürücüsünün aşırı süratli bir şekilde araç kullanması ve arkadan çarpması sonucunda kazanın meydana geldiğini, davacının emniyet kemerini takıp takmadığı araştırılarak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen maluliyet raporunu kabul etmediklerini,

davacının 2008 yılında başka bir kaza geçirdiğini ve bu hususun aydınlatılarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat dışı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.01.2022 tarihli raporda davacının özür oranının % 0 olduğunun belirlendiği,

sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin bu nedenle reddi gerektiği, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebinin ise bilirkişi ek ücretinin verilen sürelere rağmen yatırılmadığı ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği gerekçeleriyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davanın esastan reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin davanın delil avansı tamamlanmadığı nazara alınarak reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı ... vekili ve temlik alan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece maluliyet yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, kaza tarihindeki güncel yönetmeliğe göre rapor alınması gerekirken yanlış yönetmeliğe göre rapor alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı hakkında AÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.05.2018 tarihli raporda maluliyet oranının % 23,2 olup mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmediğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun usule uygun olmadığını, davacının vücudunda kemik kırıkları ve yüzünde kalıcı iz mevcut olduğunu,

davacının yapmış olduğu alacağın temliki sözleşmesinin 16.12.2018 tarihli kazaya ilişkin olduğunu, anılan kaza ile ilgili olarak mahkemenin 2019/681 Esas sayılı dosyası bulunduğunu, davacının bu kazaya ilişkin alacağını temlik iradesi bulunmadığını, temlik alanın taraf sıfatı bulunmadığını, temlik alan ile ilgili disiplin kararları mevcut olduğunu, temlik alanın gider avansını yatırmamış olmasından dolayı davanın reddinin hatalı olduğunu, temlik alanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerekirken esastan red kararının da hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Temlik alan vekili istinaf dilekçesinde, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını, delil avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafça kötüniyetli olarak bilirkişi ücretinin yatırılmadığını, mahkemece temlik alanın haklarının gözetilmediğini ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, hesaplamanın hakim tarafından yapılabileceğini, veya ileride ödenmesi koşuluyla Hazine tarafından karşılanmasına karar verileceğini, yazılı gerekçelerle verilen kararın temlik alanın adil yargılanma hakkını zedelediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı ... vekili, 12.03.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, yargılama sırasında Ankara 63. Noterliğinin 10.09.2018 tarihli ve 31707 yevmiye numaralı temlik belgesi ibraz edilmiş, mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin esastan reddine, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin delil avansının tamamlanmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve temlik alan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1-Dosya içeriğinden 12.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda bulunan davacı ...'ın yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebiyle dava açıldığı,

yargılama sırasında 11.09.2018 tarihli dilekçe ekinde Ankara 63. Noterliğinin 10.09.2018 tarihli ve 31707 yevmiye numaralı "Alacağın Devri" başlıklı belge ibraz edildiği ve belgede Ankara 63. Noterliğinin 28955 yevmiye numaralı vekaletname ile aynı anda hüküm ve sonuç doğuracak şekilde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 16.12.2008 tarihindeki kaza ile ilgili olarak açılmış bulunan 2018/644 numaralı dosyadan alacağın 100.000,00 TL'lik kısmının devir ve temlik edildiğinin belirtildiği,

temlik alan vekili tarafından davacı sıfatına haiz oldukları belirtilerek davaya katılma talebinde bulunulduğu ve gerekçeli kararda temlik alan olarak yer aldığı anlaşılmıştır.

Avukatlık Kanunu'nun 47. maddesi, “Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer. Birinci fıkra hükmü, avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı avukatları da kapsar. Ancak, 164'üncü madde hükmü saklıdır.” hükmünü haizdir.

Somut olayda yargılama sırasında ibraz edilen Ankara 63. Noterliğinin 10.09.2018 tarihli ve 31707 yevmiye numaralı "Alacağın Devri" başlıklı belgede temlik alanın ... olduğu, temlik alanın dava dilekçesinde davacı vekilleri arasında yer aldığı,

temlikname içeriğinde Ankara 63. Noterliğinin 28955 yevmiye numaralı vekaletname ile aynı anda hüküm ve sonuç doğuracağına ilişkin hüküm bulunduğu nazara alınarak öncelikle temliknameye konu tutarın temliknamede 16.12.2008 tarihli kazaya ilişkin olarak açılan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/644 davaya ilişkin olduğu hususa dikkate alınarak dava konusu tazminat talepleriyle ilgili olup olmadığı,

dava konusu kaza ile ilgili olduğunun tespit halinde Avukatlık Kanunu'nun 47. maddesi kapsamında devir yasağı kapsamında olup olmadığı değerlendirilerek temlik alanın aktif dava ehliyetinin belirlenmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir.

2-Davanın davacı ...'ın yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yanında geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talepleriyle açıldığı, daha sonra dava dilekçesinde davacı ... vekili olarak yer alın vekil ile davacı arasında düzenlenmiş temlik belgesinin ibraz edildiği, davacı ... ve temlik alanın farklı vekillerle temsil edildiği, mahkemece 16.09.2020 tarihli duruşmanın 1 numaralı ara kararıyla davacı ... ile ilgili dava takip edilmediğinden HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği,

05.10.2022 tarihli celsede 1 numaralı ara kararı ile 500,00 TL ek bilirkişi ücretini yatırmak üzere davacı vekiline 2 hafta süre verildiği, 01.02.2023 tarihli makbuz ile davacı ... vekili tarafından 500,00 TL gider avansı yatırıldığına ilişkin makbuz düzenlendiği, 01.02.2023 tarihli duruşmanın 1 numaralı ara kararı ile bu kez 750,00 TL bilirkişi ücretinin mahkeme veznesine gider avansı olarak yatırılması için davacı vekiline son kez 2 hafta süre verilmesine karar verildiği ve davacı ... vekiline ihtarat yapıldığının belirtildiği, 03.05.2023 tarihli celseye yalnız temlik alan vekilinin katıldığı,

bilirkişi ücretini yatırmayacaklarını beyan ettiği ve mahkemece anılan celse geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine ilişkin davanın delil avansı tamamlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 7251 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle değişik “Harç ve gider avansının ödenmesi” başlıklı 120. maddesinde; “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.

(3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.” düzenlemesine yer verilmiş, Kanun'un “Delil ikamesi için avans” başlıklı 324. maddesinde ise “(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır.

Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nın 94. maddesi uyarınca mahkemece kesin süreye ilişkin ara kararda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, özellikle tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukukî sonucun açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut delillere göre karar verilip gerektiğinde ret kararı verilebileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.

Mahkemelerin gerek maddi hukuka ve gerekse usul hukukuna ilişkin hak düşürücü ara kararlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması ve sonuçlarının, sıfatı ne olursa olsun ilgilisine bildirilmesi zorunludur. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 13.10.2010 tarihli ve 2010/17-510 E., 2010/485 K.. 08.06.2011 tarihli ve 2011/7-353 E., 2011/387 K.. 28.03.2012 tarihli ve 2012/19-55 E., 2012/249 K.. 30.01.2013 tarihli ve 2012/19-671 E., 2013/151 K..

18.02.2021 tarihli ve 2017/4-1462 E., 2021/104 K. sayılı kararlarında da bu hususlara değinilmiştir. (Yargıtay HGK, 22.06.2021 tarihli, 2017/3-3179 Esas, 2021/806 Karar sayılı kararı)

Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemiyle açılan davada mahkemece 05.10.2022 tarihli celsede 1 numaralı ara kararı ile 500,00 TL ek bilirkişi ücretini yatırmak üzere davacı vekiline 2 hafta süre verildiğinin belirtildiği,

davacı ... vekili tarafından 01.02.2023 tarihinde 500,00 TL gider avansı yatırıldığına ilişkin makbuz bulunduğu 01.02.2023 tarihli duruşmanın 1 numaralı ara kararı ile bu kez "Bilirkişi asgari ücret tarifesindeki değişiklik aradan geçen zaman nazara alınarak 950,00 TL bilirkişi ücretine 300,00 TL ek ücret ilavesi ile toplamda 1.250,00 TL ücretin davacı gider avansından karşılanmasına, ödemiş olduğu ücretin mahsubu ile kalan 750,00 TL ücretin davacı gider avansından karşılanmasına, bilirkişi 750,00 TL ücretin mahkeme veznesine gider avansı olarak yatırılması bakımından davacı vekiline son kez 2 hafta süre verilmesine,

yatırılmadığında mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun ihtaratına" şeklinde ara karar oluşturulduğu ve sonraki celse geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin delil avansı tamamlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de ara kararda sürenin kesin olduğunun belirtilmediği gibi ek bilirkişi ücretine ilişkin delil avansının yatırılmaması halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtarda yer almadığından usule uygun olmadığı ve hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmıştır.

Bu durumda öncelikle 16.09.2020 tarihli duruşmada davacı ... ile ilgili dava takip edilmediğinden işlemden kaldırılmasına şeklinde ara karar oluşturulduğu ve yargılama süreci de nazara alınarak 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, daha sonra gerektiğinde ek bilirkişi ücreti yönünden yukarıda açıklanan ilkelere ve usulüne uygun olarak süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekili ve temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekili ve temlik alan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/1045, K. 2025/1207, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1045
Karar No
2025/1207
Tarih
16 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1047 K.2025/866
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1051 K.2025/1010
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1052 K.2025/1205
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1052 K.2025/868
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1052 K.2025/1233
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1053 K.2025/902

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.