İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1051 K.2025/1010

Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2023/1051Karar2025/1010Tarih3 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.185 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Ekim 2025
Esas No
2023/1051 - Karar No:2025/1010
Dosya no
2023/1051
Karar no
2025/1010
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/05/2023
Numarası
2022/25 E-2023/335 K
Davanın konusu
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
03/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.185 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili: Müvekkilinin 02.05.2018 tarihli 378.780,00 Amerikan Doları bedelli fatura ile davalı tarafa Türkmenistan’da Aşgabat projesi kablolama sonlandırma garanti- bakım ve hizmet bedeli verdiğini, bunun karşılığında müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, ancak bakiye alacağın ödenmediğini, müvekkilince davalı şirket aleyhine 52.111.41$ Amerikan Doları tutarında alacağın tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/7225 sayılı dosya ile takip başlatıldığını, 27.05.2019 takip tarihi itibariyle temerrüt oluştuğunu,

davalı haksız olarak takibe itiraz ettiği gibi Uyap sisteminden kaynaklı açıkları kullanmak isteyerek şikayet yoluna gittiğini, sonrasında kısmi ödeme yaptığını, alacak yabancı para üzerinden belirtilmiş olup, borcun aynen ifa edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki faturada iş bedeli yabancı para olarak kararlaştırıldığından ödemenin de yabancı para olarak yapılması gerektiğini, temerrüdün faturaya dayalı ilk takibin yapıldığı 27.05.2019 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilince alacağın tahsili için bu defa Ankara 23. İcra Müdürlüğü 2019/12145 sayılı dosyası ile takip yapıldığını,

davalının sırf dosyayı sürüncemede bırakmak adına yaptığı itiraz üzerine takip durduğu gibi davalı borçlunun takibin iptali için Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinde 2019/918 E. sayılı dosya ile şikâyet yoluna başvurduğunu, borçlunun şikâyeti sonucunda verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 2021/400 E. 2021/569 K. sayılı 26.03.2021 tarihli kararı akabinde.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/5866 E. 2021/11436 K.sayılı 15.12.2021 tarihli kararı ile onandığını, kararın onanması ile ortada geçerli bir icra takibi bulunduğundan, bu takibe yapılan haksız ve açıkça kötü niyetli itirazın iptali için yasal süresi içinde işbu davanın açılması gerektiğini, taraflar arsındaki ticari ilişkinin Türkmenistan'da gerçekleştiğini, cari hesap alacağı faturadan kaynaklı olup, iş bu faturanın yabancı para üzerinden düzenlendiğinden takipte de; fiili tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsilini istediklerini belirterek,

davalının 16.370,43 Amerikan Doları alacağa yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun % 20'dan aşağıda olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili: Dava konusunu oluşturan alacağın zamanaşımına uğradığını, aynı dayanak gösterilerek Ankara 23. İcra Müdürlüğünde 2019/12145 sayılı takip başlatıldığını ve Ankara 22.İcra Müdürlüğünün 2019/7225 sayılı dosyası ile derdest olduğundan itiraz edildiğini, bu itirazları nedeniyle itirazın iptali davası açılmadığını, ilk takipten sonra itirazın iptali davası açmayan davacının, tekrar aynı dayanakla açtığı takibe yapılan haklı itirazlarına karşı itirazın iptali davası açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

davacı tarafından daha önce aynı borç sebebiyle Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/7225 sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve ödeme emrinin 29.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, alacaklı tarafından takibin iptali istenilen, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/12145 Sayılı takip dosyası işleme konulmuşsa da, yine alacaklı tarafından işleme konulan Ankara 22. İcra Müdürlüğü 2019/7225.

Sayılı takip dosyası da halen derdest olup feragat yahut geri alma da yapılmadığını, oysa ki Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/7225 sayılı dosyası ile yapılan takip nezdinde müvekkili hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 29.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, takip talebinde ve ödeme emrinde istenilen yabancı para alacağının kur üzerinden hesaplanarak Türk Lirasına çevrilmesi gerekirken USD üzerinden takip yapıldığını, TL karşılığının gösterilmediğini, talep edilen faiz alacağının hangi tarih aralığını kapsadığına dair herhangi bir bilgiye yer verilmediğini,

takip talebinde ve ödeme emrinde alacaklı vekilinin adresi ile iletişim bilgilerinin yer almadığını, İİK.'nın 58/1 maddesine aykırı olarak takip düzenlendiğini, takip dayanağı faturanın ödeme emri ekinde gönderilmediğini belirterek takibin iptaline karar verilmesinin talep edildiğini ve Ankara 8.İcra Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu karar ile ; alacaklının yabancı para olarak ifade ettiği alacağının harca esas değerini Türk parası olarak takip talebinde göstermek zorunda olduğu,

bu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan resen de dikkate alınması gerektiği, İİK.nın 58/3 maddesinde de belirtilen bu noksanlık nedeniyle diğer şikayet nedenlerinin incelenemeyeceği yönündeki gerekçe ile şikayetin kabulüne ve ilgili takibin iptaline karar verildiğini, karşı tarafın istinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19.Hukuk Dairesi 2019/2970E.

2020/651 K. Sayılı ilamıyla ise davalının istinaf başvurusunun da reddine karar verildiğini, davacı şirketin aynı dayanağı göstererek tekrar mükerrer takip yapmaya çalıştığını, ayrıca hesap tutarını yanlış kur değeri ile hesaplandığını, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/12145 sayılı takip dosyası 16.780,81 USD cari hesap bakiye alacağı, 211,02USD işlemiş faiz olmak üzere 97.057,33 TL harca esas değer üzerinden mükerrer tahsilat talebinde bulunulduğunu, dava konusu ilgili Ankara 23. İcra Müdürlüğündeki takip başlatılmadan çok önce müvekkili tarafından ödeme yapıldığını,

alacaklı tarafından işleme konulan Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/7225 sayılı takip başlatılmışsa Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/531E.

Sayılı kararı ile iptal edilmiş bu süreçte de müvekkili tarafından 20.06.2019 tarihinde 191.760,02TL ödeme yapıldığını, bu parayı alıp kabul etmiş olmasına karşın, davacının müvekkili şirkete icra takibi yaptığını, müvekkili şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari Türkmenistan'da yapılan iş için davacının fatura kestiğini, 1 dolar karşılığı da fatura 4.0472 USD olup, müvekkilince muhtelif tarihlerde 300.000,00 USD, 21.000,00USD ve 8.000,00USD olmak üzere 329.000,00 USD daha ödendiğini, fatura KDV'sini ise.

KDV yi TL olarak karşı taraf ödediğinden faturadaki kur karşılığı 4,0472 üzerinden x 57.780 USD = 233.847,22 TL karşılığı müvekkilinin kur borcu doğduğunu ve müvekkilin de bunu ödediğini, kurun belirlendiği 4.0472 üzerinden KDV değerinin hesaplanması gerektiği, karşı tarafın ise kötü niyetli olarak dolardaki kur artışından faydalanmak isteyerek haksız işbu takibi yaptığından usul ve yasaya aykırı olan borca ve ferilerine itiraz edildiğini, karşı tarafça faturanın KDV bakiyesinin ödenmesi talep edilmiş dolar olarak yatırılmasını belirttiği mail yazışmalarını sunduklarını, ilgili mail yazışmalarında görüleceği üzere 26.12.2018 tarihinde,

karşı taraf şirket yetkilisi ... tarafından "Mayıs Ayında kesilen faturanın KDV bakiyesi kalmıştı(57780 USD) Birmiktarını ödeyecektiniz" yine 26.03.2019 tarihinde"15bin USD ödeyebilirsiniz Cumaya kadar. ödemelerimiz var." mail yazışmaları bulunduğunu, söz konusu maillerden sonra sözlü olarak şirket muhasebecisi ... ile 19.04.2019 tarihinde telefon görüşmesi yapıldığını, TL olarak kabul etmediklerinin beyan edildiği,

müvekkili şirket tarafından karşı tarafça ödemenin TL olarak kabul edilmeyeceği, ödeme niyetinde olunan TL’nin dolara dönülüp dolar olarak yatırılması gerektiği TL hesap numarası verilemeyeceği müvekkilin şirketin muhasebe işlerini yürüten ...'e telefon görüşmesinde bildirilmiş olup, mahkemece mail yazışmaları yeterli görülmeyecekse tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, davacının mükerrer tahsilat talebinde bulunduğunu, alacaklı tarafından başlatılan Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/12145 sayılı takip dosyasında borca itiraz edilmiş olup,

alacaklı tarafından müvekkile gönderilen ödeme emrinde 16.780,81USD için cari hesap alacağı denilmişse de herhangi bir dayanak belge sunulmadığını, müvekkilin vergi usul kanunu gereğince yabancı para cinsinden işlemler dolayısıyla ortaya çıkan kur farkı faturasını düzenlediğini, karşı tarafın ise noter aracılığı ile haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin borcu bulunmadığı halde kur farkından dolayı bakiye izlenmekte olduğunu, her ne kadar cari hesap alacak bakiyesi görünse de, bu hususun kur farkından kaynaklandığını, müvekkili şirketin, karşı tarafa ticari bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine,

takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı şirket hakkında, dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince:Davanın ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, davalının aynı alacağa ilişkin mükerrer takip yapıldığına ilişkin iddiası bakımından; davalı vekili Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/7225 sayılı dosyasında talep edilen alacağın Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/12145 sayılı dosyası ile mükerrer olarak talep edildiğini iddia etmiş ise de takip talebi ve icra emri incelendiğinde Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/7225 sayılı dosyasına ilişkin safahatın açıklanarak tahsilde tekerrrür olmamak kaydı ile takip başlatıldığının anlaşıldığı,

aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılması mümkün olduğundan davalının iddiasının yerinde görülmediği, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı hususunda anlaşmazlık olmayıp anlaşmazlığın davalının 20/06/2019 tarihinde yapmış olduğu 191.760,02TL ödeme ile cari hesap borcunun kapanıp kapanmadığı, bu ödemede dikkate alınması gerekli kur seviyesinin ne olduğu hususunda toplandığı, taraf ticari defterlerinin incelenmesinde usule uygun olarak kayıtların Türkçe ve Türk Lirası olarak tutulduğu ancak dayanak fatura ve kayıtlarda döviz miktarlarının da yazıldığının görüldüğü,

23/12/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere 01/01/2019 tarihinde davacı ile ile davalı defterlerinde yer alan kayıtlar tutarlı olup davalının toplam borcunun 49.780,00USD olduğu, davalı 20/06/2019 tarihinde yapmış olduğu 191.760,02TL ödemeyi 3.8521 USD/TL kuru üzerinden hesaplayıp 49.780,00USD borcu kapattığını iddia etmiş ise de TBK 99 .maddesi uyarınca ülke parası dışında bir para ile ödeme yapılan hallerde ödeme günü rayicinin alınması gerektiği, hal böyle olunca davalının kendi defterleri ile de sabit olduğu üzere davacıya 16.320,74USD borçlu olduğunun görülmesi ile davanın kabulüne,

alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12145 sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin aynı şartlarda devamına, alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmedilen 93.505,44 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenmiş 02.05.2018 tarihli fatura bedelinin ödenip ödenmediği hususunda olup söz konusu faturanın iş bedeli 321.000,00USD ve KDV miktarının ise 57.780,00USD olduğunu, müvekkil tarafından söz konusu borcun ödendiğini, davacının KDV bedeline kur farkı yansıtarak müvekkilinin borcu eksik ödediği iddiası ile zenginleşmeye çalıştığını, müvekkilinin fatura düzenlendikten sonraki ödemelerine bakıldığında 02.05.2018 tarihinde 300.000,00 USD ve 11.05.2018 tarihinde 21.000,00 USD olmak üzere iş bedelinin tamamını ödediğini,

kalan borcun ise 02.05.2018 tarihinde düzenlenen faturanın KDV bedeli olan 57.780,00 USD olduğunu, bu bedelin, vergi olup davacı tarafından fatura tarihindeki kur bedeli üzerinden vergi olarak ödendiğini, başka ifade ile kalan borcun, düzenlenen faturadaki kur bilgisi 1,0 USD=4,0472TL ile KDV bedeli olan 57.780,00 USD çarpıldığında 233.847,22TL olduğunu, ilgili bedelin faturanın kesilmesi ile birlikte USD ile ilişkisinin kesildiğini, zira söz konusu verginin faturanın kesildiği tarihteki kur karşılığı olarak GİB'e bildirilmekte olduğunu, söz konusu faturada kur bilgisinin bu sebeple yazıldığını,

zira kurdaki hareketlilik vergi olarak yansıtılacak olsaydı ya da vergi dolar olarak ödenseydi kur bilgisinin yazılmasının herhangi bir manası olamayacağını, dolayısıyla 11.05.2018 tarihi itibari ile müvekkilinin davacıya borcunun 233.847,22TL olduğunu, müvekkilinin bu borcun kapatılması için iki ayrı ödeme yaptığını, 31.12.2018 tarihinde müvekkilce davacıya 8.000,00USD ödendiğini, söz konusu ödeminin yapıldığı tarihte kur 5.2609 olup 42.087,20 TL ödendiğini, bakiye borcun 233.847,22 -42.087,20= 191.760,02 TL, 31.12.2018 tarihi ile KDV bedelinden müvekkilinin kalan borcu olduğunu,

bu borcun da müvekkili tarafından yapılan bir sonraki ödeme ile kapatıldığını, 20.06.2019 tarihinde müvekkilince davacıya 191.760,02TL ödeme yapılarak 31.12.2018 tarihi itibari ile kalan bakiye borcun kapatıldığını, müvekkilinin 20.06.2019 tarihi itibari ile davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, mahkemece bu savunmalarına itibar edilmediğini, davacının 233.847,22TL olarak bildirdiği ve ödediği KDV'nin kurun hareketliliği ile yaklaşık 6 kat arttığı şekliyle ödenmesine karar verdiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

müvekkiline sözleşme tarihi itibari ile ödediği miktar kadar KDV bedeli ödetilmeye çalışıldığını ve bu durumda davacının sebepsiz zenginleşeceğini, 12 Eylül 2018 tarihinde 85 no’lu Cumhurbaşkanı Kararı ile 32 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kararın 4 üncü maddesine eklenen “g bendi” hükümleri uyarınca bedelin Türk Lirası üzerinden ödendiğini, bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi davacı şirketin, müvekkiline Türkmenistan da Aşgabat Projesi kablolama sonlandırma garanti-bakım hizmeti verdiğini, davacının, müvekkili şirketin taşeronu olduğunu, davacı tarafından yapılan işin ... ...

AŞ ile müvekkili şirket arasında 30.12.2016 tarihinde imzalanmış Alt Yüklenicilik sözleşmesi uyarınca yapılmış olup taraflar arasındaki anlaşmanın sınırlarını işbu sözleşmenin belirlediğini, bu sözleşmenin 24.4. maddesinin "Bu sözleşme,

Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarina tabi olacak ve ona göre yorumlanacak ve uygulanacaktır Sözleşme ile ilgili olarak çıkabilecek her türlü ihtilafın çözümünde İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri münhasiran yetkili olacaktır." hükmüne amir olup dolayısıyla 85 nolu Cumhurbaşkanı Kararı yürürlüğe girmesi ile Aşgabat Projesi ile ilgili müvekkil şirketce yapılan ve yaptırılan işlere doğal olarak uygulandığını,

buna göre sözleşme hükmü ve 85 nolu Cuhmurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca döviz cinsinde bir sözleşme bedeli olamayacağını ve KDV borcunun hali hazırda TL cinsinden fatura tarihine uygun olarak ödendiğini ve davacının KDV'ye ilişkin bir kar ya da zarar durumu bulunmadığından beyan edilen KDV bedelinin 233.847,22 TL olduğunu, başka ifadeyle, müvekkili şirketin 02.05.2018 tarihinde kesilen 378.780,00USD faturanın matrahı 321.000,00USD olarak ödediğini,

kalan bedel KDV olup ilgili idarelere TL olarak beyan edildiğinden KDV tutarının meydana gelen yasal değişiklikler ve bu yasal değişikliklerin önceki faturalar için de bağlayıcı olması nedeniyle faturanın dolarla bir ilişkisi kalmadığını, borcun sona erdiğini, davacının KDV bildiriminin dosyaya kazandırılması talep edildiğini, bu hususta bir karar verilmeden hüküm kurulduğunu, hüküm kısmında her ne kadar Ankara 23. İcra Müd.'nün 2019/12145 sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin aynı şartlarda devamına karar verilmişse de ilgili icra dairesinin kapatıldığını,

yeni icra dosyasının Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/112894 sayılı dosyası olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.387,36 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL ve1.326,99 TL olmak üzere toplam 1.596,84TL harcın mahsubu ile bakiye 4.790,52 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 03.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/1051, K. 2025/1010, 3 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1051
Karar No
2025/1010
Tarih
3 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1052 K.2025/1205
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1052 K.2025/868
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1052 K.2025/1233
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1053 K.2025/902
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1054 K.2025/1232
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1057 K.2025/880

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.