KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/105 - 2025/110
- Esas no
- 2023/105
- Karar no
- 2025/110
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15.11.2022
- Numarası
- 2020/391 Esas 2022/717 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 19.02.2025
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.03.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarparak davacının yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere sürekli iş gücü kaybı için 50,00 TL, geçici iş gücü kaybı için 50,00 TL ve bakıcı gideri için 50,00 TL olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, bakıcı gideri için 410.000,00 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 409.950,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olarak poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç sürücülerinin kusur dağılım oranları ile çalışma gücü kayıp oranın belirlenmesine ilişkin raporların ATK'dan alınması, tazminat hesabına ilişkin gelirin ve zarar ile kaza arasında bağlantı olduğunun kanıtlanması, kaza nedeni ile elde edilen gelir var ise zarardan mahsup edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik alacağının poliçe kapsamında olmadığını ve dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %100 oranında, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %97 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay, sürekli bakıma ihtiyacı olduğunun belirtildiği,
davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı, bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, bakıcı zararının 2.435.768,56 TL, geçici iş göremezlik tazminatı miktarının 41.804,35 TL olduğunun, sürekli iş göremezlik zararının %100 maluliyete göre 1.741.526,95 TL, %97 maluliyet oranına göre ise 1.648.710,51 TL olduğunu hesaplandığı, poliçe limitinin 410.000,00 TL sürekli sakatlık, 410.000,00 TL sağlık gideri teminatının bulunduğu,
davacının hesaplanan tazminatının poliçe limitlerini aştığı ve 410.000,00 TL geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri alacağı ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik alacağı talebinde bulanabileceğinin belirlendiği, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 820.000,00 TL'nin 25.06.2020 tarihinde işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin poliçe limiti kapsamında olmadığını, davacının maluliyetinin belirlenmesinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ayrıca Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadığını, aktüer hesabında 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve Hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi,
hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir.
Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, dava dilekçesinde, dava konusu kazada davacının yaralandığı ve malul kaldığı belirtilerek 50,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 50,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, talep artırım dilekçesi ile, sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin 409.950,00 TL’ye, bakıcı gideri talebinin 410.000,00 TL’ye yükseltildiği görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçede limitin, sürekli sakatlık için 410.000,00 TL, tedavi giderleri için 410.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, hükümde davacının hangi talebi yönünden, davalı sigorta şirketinin hangi limit kapsamında, ne kadar miktarla sorumlu olduğu belirtilmeden yazılı şekilde 820.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili şeklinde hüküm kurulması hem davalı sigorta şirketi, hem de diğer zarar sorumlularının sorumlulukları yönünden tereddüte neden olacağından HMK'nın 297/2.
Maddesine aykırı şekilde taleplerden her biri ayrı ayır değerlendirilerek açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmeden hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda, HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde, hüküm kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, davacının her bir talebi yönünden ayrı ayrı karar verilmesi, davalı sigorta şirketinin her bir zarar kalemi yönünden sorumlu olduğu poliçe limitinin açıkça gösterilmesi, bu şekilde hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/105, K. 2025/110, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama