KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1051 - 2025/885
- Esas no
- 2023/1051
- Karar no
- 2025/885
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07.06.2023
- Numarası
- 2022/613 Esas 2023/382 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 10.07.2025
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.05.2022 tarihinde, dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın Kırıkkale ili istikametinden Yerköy ilçesi istikametine seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı kaza yaptığını, araçta yolcu konumunda bulunan davacının kızı ...’in vefat ettiğini belirterek HMK madde 107. uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile, talebini 500.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle HMK'nın 6/1. maddesi gereğince yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, her halükârda “destekten yoksun kalma tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5/C maddesi ve ekindeki esaslara göre yapılmasını, TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının kızı olan 07.09.2014 doğum tarihli ...'in ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, araç sürücüsünün baba ... olduğu, gerçekleşen tek taraflı kaza neticesinde ...'in vefat ettiği, davacının ölenin annesi olduğu, kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketine trafik sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davalı şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu,
müteveffa ...'in hak sahiplerinden davacı anne ...'in 546.120,27 TL, destekten yoksun kalma zararının hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı şirketin poliçe limitiyle sınırlı şekilde sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 500.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereğince yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, tazminat hesabının ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5/C Maddesi ve ekindeki esaslara göre yapılması gerektiğini, TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esasının uygulanması gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu yolcu konumundaki davacının kızının vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde düzenleme yapılmış, trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nın 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Dosya içeriğinden, davacının, yerleşim yerinin Ankara ili Keçiören ilçesi olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
2-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, sürücü ... idaresindeki ... idaresindeki aracın, olay yerine geldiğinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağından yoldan çıkarak takla attığının belirlendiği, sürücü ...’in, ceza soruşturmasında alınan ifadesinde, aracıyla seyir halinde iken olay yerine geldiğinde gözüne perde indiğini ve direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkarak tarlaya girdiğini, aracın takla attığını beyan ettiği, müteveffanın araçta yolcu olarak bulunduğu görülmekle olayın tek taraflı trafik kazası olması nedeniyle davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/1051, K. 2025/885, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama