İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1269 K.2025/1269

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2023/1269Karar2025/1269Tarih23 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.939 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Esas No
2023/1269
Karar No
2025/1269
Karar tarihi
23 Ekim 2025
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1044 - 2025/1236
Esas no
2023/1044
Karar no
2025/1236
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12.07.2023
Numarası
2021/304 Esas 2023/562 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar tarihi
17.10.2025
Yazılma tarihi
17.11.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.939 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

17.08.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı-yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza esnasında eşinin kullanmış olduğu araçta kusursuz yolcu konumunda bulunduğunu, kaza neticesinde felç olarak ağır şekilde yaralanan davacının vücudunda birden fazla kırık tespit edilmiş olup, uzun süre tedavi gördüğünü, birden fazla cerrahi operasyon geçirdiğini, kazanın üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen hareket kabiliyetini kaybettiğini,

eski sağlığına kavuşmasının söz konusu olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı ile davalı tarafından yalnızca sürekli iş göremezlik zararı olarak 360.000,00 TL ödenmesine karar verildiğini, ancak davalı sigorta şirketi, sürekli iş göremezlik zararının yanında poliçede yer alan (sağlık gideri teminat limitleri dahilinde) 360.000,00 TL ye kadar bakıcı gideri zararından da ayrıca sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş,

11.06.2023 tarihli dilekçesi ile, alacağın 27.06.2019 tarihli temlikname ile ... tarafından ...'ye temlik edildiğine dair temliknameyi dosyaya ibraz ederek, temlike muvafakatları olduğunu belirtmiştir.

Davacı (temlik alan) ... vekili 19.06.2023 tarihli dilekçesinde: 1.000,00TL olan bakıcı gideri talebini 359.000,00TL artırarak 360.000,00TL'ye çıkardıklarını bildirmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu trafik kazası sebebi ile davalıya her hangi bir başvuru yapmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, bakıcı gideri yönünden davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davacı için bakıcı giderinin hesaplanamayacağını, talebin reddi gerektiğini, davalı şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecek ise, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacı ile sigortalı araç sürücüsü ve işleteni arasında hatır taşıması olduğunu,

aynı zamanda araç ticari yolcu taşıma aracı da olmadığını, bu durum sebebiyle tazminat hesaplanması halinde %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyası kapsamında uzlaşmanın olup olmamasının önem arz ettiğini, davacı taraf iş bu kaza sebebi ile tüm haklarını 21.10.2019 tarihli ve 2019/94537 esas sayılı hakem heyeti kararında belirtildiği üzere temlik sözleşmesi gereği ...'ye devretmiş olduğundan davacı tarafın iş bu davayı açma hakkının bulunmadığını, davacı tarafın faiz talebininde reddi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebi olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 21.10.2019 başvuru tarihi ve 2019/94537 Esas sayılı, 25.03.2020 karar tarih, 2020/15174 Karar sayılı kararında: başvurunun kabulü ile, 360.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar verildiğinin anlaşıldığı,

bilirkişiden alınan 13.01.2022 tarihli raporda kazayı yapan davacının eşi olan dava dışı sürücünün, tamamen asli kusurlu olduğunu, davacı yolcu ... dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda koruyucu emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusurunun olup, bu kusur oranının ise mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 28.04.2022 tarihli raporunda sürücü ...’in %100 kusurlu olduğunun bildirildiği.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 16.09.2022 tarihli raporda: Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %96 (yüzdedoksanaltı) olduğunu, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %100(yüzdeyüz) oranında kaybettiğini, sürekli iş göremezlik halinde kaldığını,

Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği; aktüer bilirkişiden alınan 04.04.2023 tarihli raporda davacı lehine 6.546.955,11 TL sürekli bakıcı zararı hesaplandığ, raporun karar vermeye elverişli olduğu, %20 müterafik kusur indirimi uygulandığı durumda dahi zararın teminat limitinin üzerinde olduğundan, davalının sigorta teminat limiti ile sınırlı olarak bakıcı giderinden sorumlu olduğu gerekçesiyle;

davanın kabulü ile 360.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının (hakem kararında belirtilen) temerrüt tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı temlik alana verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bakıcı giderinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, sakatlık teminatı limitinin tamamının, sürekli sakatlık limiti kapsamında ödenmiş olması nedeniyle, limitinin tükendiğini bu nedenle davanın haksız olduğunu, Ankara 26. BAM kararının da bu yönde olduğunu, bakıcı giderinin de hatalı hesaplandığını, belgelendirilmeyen bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanacağını, geçici bakıcı giderinden sorumluluklarının ise bulunmadığını, ayrıca geçici bakıcı giderinin de hatalı hesaplandığını,

davacının hastanede kaldığı 54 günlük sürede bakımının hastanede gerçekleştiğinden bakıcı ihtiyacının olmadığını, Yargıtay içtihalarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle 54 günlük sürenin dahil edilmeksizin hakkaniyetli bir hesaplama yapılması gerektiğini, hakkaniyet indiriminin limiti aşan zarardan değil limitten yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Yönetmeliğe uygun şekilde yetkili kurumdan alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli bakıcı gideri istemine ilişkindir.

Davacı ... vekili, trafik kazasında yaralanan davacının sürekli bakıma muhtaç kaldığını, 18.05.2021 tarihinde davacı ...'in arabulucuya başvurmasına rağmen tarafların anlaşmadıklarını, zararlarından teminat limiti ile davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek tazminat talep etmiş, davalı cevap dilekçesinde, davacının bakıcı giderinden kaynaklanan alacağını üçüncü kişiye temlik ettiğini aktif dava ehliyeti olmadığını ileri sürmesine rağmen mahkemece yargılamaya devam etmiş, yargılama sırasında dosyaya sunulan 27.06.2019 tarihli temlikname ile de alacak ...'ye temlik ediliğinden bahisle, temlik alan lehine davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararında, kamu düzenine aykırılık olması halinde taraflarca istinaf edilmemiş olsa dahi resen incelenebilir. Aktif dava ehliyeti, dava şartı olduğundan, arabulucuğa başvuran ve akabinde eldeki davayı açan ...'in aktif husumetinin bulunup bulunmadığı, aktif husumeti bulunmadığı durumda, dava açılması halinde HMK'nın 125. maddesinin uygulanma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.

Hukuk yargılamasında, usul hükümlerinin uygulanması bir prosedür değil, gerekliliktir. Yargılamada usul kuralarının doğru şekilde uygulanması, yargılamada silahların eşitliği ilkesinin bir gereği olduğundan, Hâkim, usul hükümleri çerçevesinde, tarafların dava hakkının bulunup, bulunmadığını denetlemesi, yargılamayı da usul hükümleri çerçevesinde yerine getirmesi gerekir.

Somut olayda, davacı ... vekili, 17.08.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, davacının sürekli bakıma muhtaç olduğundan bahisle eldeki davayı 18.05.2021 tarihinde, davacı adına yapmış olduğu arabuluculuk başvurusu sonrasında 18.05.2021 tarihinde açmıştır.

Dava dilekçesinde de, aynı kazadan kaynaklanan davacının sürekli iş göremezlik zararlarına yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonun 21.10.2019 - 2019.E.94537 başvuru tarihli, 25.03.2020 tarih- K-2020/15174 karar sayılı kararını eklemiş, ekli karara göre, davadaki aynı davacı vekilinin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak ...'in alacağını temlik ettiğini bildirmesi üzerine, ... hakkında karar verildiği görülmüştür.

Davacı vekili, davadan önce elinde temlik sözleşmesi olduğu ve davacı ...'in tüm alacak haklarını davadan önce tanzim edilen 27.06.2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle temlik ettiğini bilmesine rağmen, davacı ...'in bakıcı gideri olduğundan bahisle arabuluculuk başvurusunda bulunmuş, sonrasında yine alacağını temlik eden ... adına eldeki davayı açmış olduğu, yargılamanın devamı sırasında davacı ...'in sunduğu 27.06.2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesine istinaden, temlik alan Hasan Çebi lehine karar verdiği görülmüştür.

Usul hükümleri çerçevesinde, davacının aktif ehliyetinin bulunması halinde ya da kabul edilebilir bir hata durumunda usul ekonomisi açısından yargılamaya temlik eden hakkında devam edilebilir. Bu durum haricinde usul hükümlerinin uygulanması gerekir. HMK'nın 125. maddesinde"(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:

a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.

b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.

(2) Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.

(Ek cümle:22/7/2020 7251/11 md.) Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur." denilerek, dava konusunun ancak davadan sonra temlik edilmesi halinde uygulanacağı düzenlemiş olup davadan önce yapılan temlikler açısından ilgili düzenlemenin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

Diğer bir deyişle, davacının dava tarihinden önce sona eren hakkına rağmen açtığı davada, davadan önce alınan temliknameye istinaden, temlik alan davaya devam edemeyecektir.

Davadan haberdar olan temlik alan ancak, önce davalı sigortaya başvuru, akabinde arabuluculuk yoluna başvuru ve sonrasında HMK'nın 65. Maddesindeki düzenlemeye istinaden, dosyamız davacısını ve davalısını taraf göstermek suretiyle ve harcını da ikmal ederek davaya asli müdahalede bulunarak (asli müdahale davası açarak) kendisi lehine karar verilmesini talep edebilecektir.

Eldeki dosyada, davacı ... vekili, dosyaya sunduğu temlik sözleşmesi ile gerek arabuluculuk başvuru tarihinden, gerekse de dava açılış tarihinden önce alacağın devri sözleşmesi ile ...'ye temlik ettiğini belirttiğinden, TBK'nın 183 ve devamı maddeleri gereğince, alacağı talep etme hakkı bulunmadığından, (temliknamenin de, Sigortacılık Kanununda devir yasağına ilişkin yapılan düzenlemeden önce yapıldığı da gözetildiğinde) davacı ... hakkındaki davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilerek, alacağı temlik alan yönünden ise temlikin yargılama sırasında gerçekleşmemiş olması,

davadan önceki temlike dayalı talebin de , usulüne uygun şekilde harç yatırılarak dava olarak (asli müdahale hükümlerine ilişkin olarak) açılmamış olması nedeniyle temlik eden yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, usulü hükümlerine aykırı şekilde davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç bulunmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre davacı ...'in davasının, dava tarihinden önce tazminat alacağını temlik etmiş olduğundan aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, temlik alan ...'nin talebi yönünden ise usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 12.07.2023 tarih, 2021/304 Esas 2023/562 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre;

1- Davacı ...'in davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

2-Temlik alan ...'nin talebi yönünden ise usulüne uygun şekilde harç ikmal edilerek açılan bir dava bulunmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 651,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 556,10 TL'nin davalı ...'den alınarak hazine irat kaydına,

4-Temlik alan ... tarafından yatırılan ıslah harcının isteği halinde iadesine,

5-Davacı ve temlik alan ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

6-6102 sayılı TTK 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11, 13, 14. maddleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri Uyarınca Hesaplanan Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacı ... tarafından kararın ıslah edilmemiş olduğu, temlik alan tarafından yapılan ıslahın da davacı ... aleyhine yorumlanamayacağı nazara alınarak, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,

8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,

II- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı ve 150,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 888,00 TL'nin davacı ...'den alınarak davalıya ödenmesine,

3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

4-Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/777 D.İş 2023/793 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünün (Kapatılan Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2023/21046 Esas) dosyasındaki 665.000,00 TL teminat mektubunun yatırana iadesine

5-Kararın taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 17.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/1269, K. 2025/1269, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Iı- İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1269
Karar No
2025/1269
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1270 K.2025/1173
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1275 K.2025/1185
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1275 K.2025/1048
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/1278 K.2025/1260
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/1278 K.2025/1083
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1279 K.2025/1049

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.