KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı Davalılar
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/18 - 2025/18
- Esas no
- 2023/18
- Karar no
- 2025/18
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/07/2022
- Numarası
- 2021/340 Esas 2022/657 Karar
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat ( Maddi ve Manevi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 03/02/2025
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
28.11.2020 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı şirket adına kayıtlı, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı minibüsün ışık kontrolsüz kavşakta davacı idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması nedeniyle davacının yaralandığını, tedavi/yol masrafı yapmak zorunda kaldığını, motosikletinin hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tedavi masrafları ve yol-yemek masrafları için 100,00 TL'nin, araç değer kaybı için 100,00 TL 'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan (davalı sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini tedavi ve yol masrafları için 715,56 TL'ye, araçta meydana gelen değer kaybı için 1.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı, ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına kayıtlı aracın T-211071101-0-0 poliçe numarası ile 15.07.2020 -15.07.2021 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sorumluğunun sınırlı olduğunu, davacı tarafa 15.01.2021 tarihinde dava konusu kazaya ilişkin zararı nedeniyle 5.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tic.Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın meydana gelmesine motosikleti ile kaldırımdan kavşağa kontrolsüz şekilde çıkış yapan davacının neden olduğunu, olayın meydana gelişi dikkatlice incelendiğinde davalı şirkete atfı mümkün kusur bulunmadığının anlaşılacağını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., tebliğe rağmen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %0, tıbbi iyileşme süresinin 1 ay olduğunun belirtildiği, tedavi-yol giderinin hesaplanması yönünden doktor bilirkişiden, araç değer kaybı yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu,
TBK’nın 56. maddesi gereğince kazada yaralanan davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 715,56TL tedavi ve yol masrafının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26.10.2021 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...
Tic.Ltd Şti yönünden olay tarihi olan 28.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 1.500,00TL değer kaybının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26.10.2021 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... Tic. Ltd.
Şti. yönünden olay tarihi olan 28.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tic. Ltd.
Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının tamamen kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete atfedilecek bir kusur olmadığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma ve araç hasarı nedeniyle tedavi/yol gideri, araç değer kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde,... plakalı motosiklet ve ... plakalı aracın çarpışma öncesinde aynı yöne doğru doğru seyir halinde oldukları, çarpışma anında ise ... plakalı aracın sol şerit ve kısmen sağ şeridi de kullanarak sağ şeridin sağ kenarında seyrini sürdüren ... plakalı motosikleti dikkate almadan sağa dönmek istediği anda çarpışmanın meydana geldiğini anlaşılmakla davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
2- Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, tıbbi iyileşme süresi, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2020) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/18, K. 2025/18, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama