İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/3 K.2025/95

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan…

Esas2023/3Karar2025/95Tarih6 Şubat 2025Okuma12 dk · 2.358 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Davacılar Davalılar

Karar tarihi
6 Şubat 2025
Esas no
2023/3
Karar no
2025/95
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16.10.2019
Numarası
2016/946 Esas 2019/682 Karar
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
28.02.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.358 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili, 01.10.2015 tarihinde davalı ...

Genel Müdürlüğüne ait olup davalı ...’ın idaresindeki, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ve muhtelif mesuliyet sigortaları ile sigortalı ... plakalı otobüsün, kaldırımda bekleyen davacı ...’in eşi, diğer davacıların annesi ...’e çarpması sonucunda vefat ettiğini, kaza ile ilgili olarak Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/465 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini ve sürücünün 15 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığını, müteveffanın kaza tarihinde çalıştığını ve vefatı ile davacıların destekten yoksun kaldığını,

kaza sonucunda davacıların eş ve annelerini kaybettiğini, olayın hayatları boyunca dinmeyecek acı ve ıstıraba neden olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 500.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00 TL,

davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan (davalı ... şirketi bakımından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile muhtelif mesuliyet poliçesindeki toplam limit ile sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için maddi tazminat talebini 181.492,47 TL, davacı ... için 41.518,92 TL, davacı ... için 15.120,31 TL olarak ıslah etmiş,

yargılama sırasında maddi tazminat talepleri konusunda ibraname ve sulh anlaşması düzenlendiğini ve maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığını belirtmiştir.

Davalı ... vekili, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, otobüs sürücüsünün kazada kusuru olmadığını, davalı kuruluşun sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini, tazminat taleplerinin fahiş olup müteveffa mirasçılarına davalı ... şirketi tarafından 17.04.2015 tarihinde 290.000,00 TL ödeme yapıldığını, kazaya karışan aracın davalı ... şirketine çeşitli sigorta poliçeleri ile sigortalı olup sigorta şirketinin tüm tazminattan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... AŞ vekili, davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, haklarındaki davanın reddi gerektiğini, davacılara sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin maddi tazminat talebinden mahsubu gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... şirketi vekili, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davacılara 17.04.2017 tarihinde 290.000,00 TL ödeme yapıldığını ve sorumluluklarının sona erdiğini, ödemenin ödeme tarihi verilerine göre yeterli olup olmadığının tespiti gerektiğini, kusura ilişkin olarak inceleme yapılması ve müterafik kusurun dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, taep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kazaya ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/465 Esas, 2016/349 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği,

kazanın meydana gelmesinden dolayı zarar gören davacılara karşı araç sürücüsü haksız fiil nedeniyle, sigorta şirketi ZMMS, artan mali mesuliyet ve muhtelif sorumluluk sigortası poliçesine istinaden, araç maliki ise işleten sıfatından dolayı sorumlu olup davalı ...'ın sürücü, ...'nün araç maliki olması nedeniyle işleten, sigorta şirketinin de poliçe nedeniyle sorumlu olup davalı ...

AŞ'nin işleten sıfatına sahip olmadığı, maddi tazminat talebi yönünden sulh olunması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler nazara alınarak davacıların davalı ... AŞ aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasının husumet yokluğu sebebiyle HMK 114/d ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacıların davalı ..., ... ve ... ...

Sigorta AŞ aleyhine açtıkları maddi tazminat davası tarafların sulh olması sebebiyle konusuz kaldığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların davalı ..., ... ve ... ... Sigorta AŞ aleyhine açtıkları manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için 100.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL'nin davalılar Erol ve ... yönünden kaza tarihi olan 01.10.2015 tarihinden itibaren davalı ... ...

Sigorta AŞ yönünden dava tarihi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... ile davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının olay nedeniyle zarar görmüş kişilerin hayat boyu sürecek manevi elem ve ıstıraplarının giderimi için yetersiz olduğunu, davalı sürücünün ceza yargılamasında 15 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığını, ...’in 35 yaşında hayatını kaybettiğini, davacı eşi ve çocuklarının dayanılmaz acı ve ızdırap çektiklerini, davacılar ... ve ...’nın annelerinin kaybı nedeniyle büyük acı yaşadıklarını, manevi tazminatın en yüksek hadden takdir edilmesi gerektiğini,

hükümde manevi tazminata ilişkin vekalet ücretinde davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedildiğini, davada üç davacı olup her biri için ayrı ayrı manevi tazminata hükmedildiğini ve ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, olayın taksirle meydana geldiğini ve otobüs sürücüsüne rücu edileceğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, hükmedilen tutarların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sigorta şirketinin tüm maddi ve manevi tazminatlardan sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, manevi tazminata ilişkin hükmün incelenerek kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacılar vekili, 01.10.2015 tarihinde davalı ... Genel Müdürlüğüne ait olup davalı ...’ın idaresindeki, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ve muhtelif mesuliyet sigortaları ile sigortalı otobüsün yaya kaldırımına çıkarak bekleyen davacı ...’in eşi, diğer davacıların annesi ...’e çarpması sonucunda vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın davalı ...

AŞ yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden maddi tazminat talebi sulh nedeniyle konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1-Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)

Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 01.10.2015 tarihinde davalı ... Genel Müdürlüğünün işleteni olup davalı sürücü idaresinde olan ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası, artan mali mesuliyet ve muhtelif sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı otobüsün önünde meydana gelen başka bir kazadan dolayı kapanan yolda sürücünün aracından indiği,

bir süre sonra aracına tekrar binerek kenara almak istediği sırada aracın aniden hızlanarak yaya kaldırımına çıktığı, kontrolsüz ve fren tedbirsiz seyri sırasında otobüs durağında bekleyen yayalara çarptığı kazada ...'in hayatını kaybettiği, kazaya ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/465 Esas, 2016/349 Karar sayılı dosyasında üç kişilik İTÜ öğretim üyelerinden alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği ve davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği,

karara karşı istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2017/1460 Esas, 2017/950 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddine karar verildiği ve bu karara karşı temyiz başvurusunun Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/3446 Esas, 2018/7575 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, müteveffanın yaya konumunda olup kusursuz olduğu,

kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2015) paranın alım gücü nazara alındığında davacı ...'in eşi, diğer davacıların annesi olan ...'in vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince ...'in vefatı nedeniyle davacı baba ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100,000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ... Genel Müdürlüğünden olay tarihi olan 01.10.2015 tarihinden, davalı ... ... ... Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... ve davalı ... şirketinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Öte yandan dava konusu olayda, davacıların davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı olması nedeniyle ayrı ayrı dava açabilecekken usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu,

bu durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak manevi tazminat talepleri ile ilgili olarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre davacılar lehine, reddedilen miktar yönünden davalılar için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulüne ancak HMK'nın 355.

Maddesi gereğince davalıların istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılması ve davalıların bu yöne ilişkin istinaf sebebi bulunmaması nedeniyle vekalet ücretinin sadece davacılar yönünden düzletilmesine karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

I-Davalı ... ... ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

II-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

1-Davacıların davalı ... AŞ aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davasının husumet yokluğu sebebiyle HMK 114/d ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,

2-Davacıların davalı ..., ... ve ... ... ... Sigorta Şirketi aleyhine açtıkları maddi tazminat davası tarafların sulh olması sebebiyle konusuz kaldığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

3-Davacıların davalı ..., ... ve ... ... ... Sigorta Şirketi aleyhine açtıkları manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01.10.2015 tarihinden itibaren, davalı ... ... ... Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 02.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 44,40 TL maktu red harcı ile manevi tazminat yönünden alınması gereken 23.908,50 TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 3.844,20 TL harçtan düşümü ile eksik kalan 20.064,30 TL harcın davalılar ..., ... ve ... ... ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 3.084,20 TL peşin/nispi harç, 760,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.873,40 TL'nin davalılar ..., ... ve ... ... ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davacılar tarafından yapılan 591,10 TL tebligat ve posta gideri ile 900.00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.491,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 748,68 TL'sinin davalılar ..., ... ve ... ... ... Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, geri kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,

7-Davacıların davalı ... AŞ hakkında yaptıkları masrafın kendi üzerlerinde bırakılmasına,

8-Davacılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL ve davacı ... için 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... ... ... Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,

9-Davalılar ... ... ... Sigorta Şirketi ve ... AŞ yargılamada vekil ile temsil edildiğinden reddine karar verilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile bu davalılara ödenmesine,

10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 115,60 TL posta gideri ile 148,60 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 264,20 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ..., ... ve ... ... ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,

2-Davalı ... ... ... Sigorta Şirketi ve ...'nden istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 13.662,00TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 6.885,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.776,10TL harcın müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere bu davalılardan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... ... ... Sigorta Şirketi ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-Kararın taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 06.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

. Başkan Üye

Üye ...

. Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/3, K. 2025/95, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. III - İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3
Karar No
2025/95
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/3 K.2025/148
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/4 K.2025/272
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/4 K.2025/100
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/5 K.2025/117
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/5 K.2025/273
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/6 K.2025/173

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.