KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/32 - 2025/60
- Esas no
- 2023/32
- Karar no
- 2025/60
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04.10.2022
- Numarası
- 2018/28 Esas 2022/586 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 21.02.2025
Karar Metni
1.413 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 30.08.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek önünde seyreden ... plakalı araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacı hakkında Çorlu Devlet Hastanesin tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporuna göre %22 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiğini ancak bu orandan daha fazla maluliyeti bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.00 TL bakıcı gideri, 25.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının müracaat tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacının davadan önce müracaatı üzerine hasar dosyası açıldığını ve 10.10.2017 tarihinde 61.711,45 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin yükümlülüğünün yerine getirdiğini, tazminat hesabının Genel Şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet iddiasını kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak alınan 05.12.2018 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlenen 14.04.2022 tarihli raporda davacının 30.08.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dikkate alındığında vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay olduğu, başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç olmadığının belirlendiği,
davacının sürekli malul kalmaksızın iyileştiği, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığı, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporun gerçeği yansıtmadığını, davacının iyileşmediğini ve görme bozukluğu nedeniyle gözlük kullanmak zorunda kaldığını, kaza nedeniyle gözlük kullanmaya mahkum olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen yüzde kalıcı izin günlük hayatı devam ettirmeye engel değilse de görsellikten dolayı iş ararken, çalışırken, sosyal ilişkilerde davacıyı olumsuz etkileyeceğini, davacının bu nedenle uğradığı iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesinden dolayı uğradığı zararın ve tedavi giderlerinin karşılanması gerektiğini, yüzündeki sabit izin iş imkanlarını daralttığını, davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 30.08.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek önünde seyreden araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan 11.02.2009 doğumlu davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul tarafından Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlenen 14.04.2022 tarihli raporda davacının maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay olduğu, başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç olmadığının belirlendiği, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının kazanç getiren herhangi bir işte çalışmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Dosya içeriğinden 30.08.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan 11.02.2009 doğumlu davacı Harun Karagüney'in sol gözünden yaralandığı, ve dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebiyle davanın açıldığı, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 30.10.2019 tarihli raporda davacının maluliyetinin bulunmadığı,
iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirtildiği, 31.08.2020 tarihli raporda bakıcı ihtiyacı olmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarıca düzenlenen 31.05.2021 tarihli raporda davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %4,2 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğunun belirtildiği,
mahkemece Çorlu Devlet Hastanesinden alınan engellilik raporunda davacının maluliyetinin tespit edilmiş olması ve ATK alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davacının çehresinde sabit iz kalıp kalmadığının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu, Adli Tıp 2.Üst Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlenen 14.04.2022 tarihli raporda davacının vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay olduğu,
başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç olmadığının ve çehresinde sabit iz kaldığının belirlendiği, raporun davacı muayene edilerek tedavi belgeleri ve daha önce düzenlenmiş raporlar değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Haksız fiil nedeniyle sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK’nın 54. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun mal varlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, 18 yaşından küçük olanların fiilen çalıştıkları sabit olmadığı sürece kazanç kaybına uğramayacakları kabul edilmiştir.
Öte yandan taleple bağlılık ilkesinin düzenlendiği 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde, “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 11.02.2009 doğumlu davacı Harun Karagüney'in yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebiyle açılan davada hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlenen 14.04.2022 tarihli raporda davacının trafik kazasına bağlı yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiğinin ve davacının bakıcı ihtiyacı olmadığının belirlendiği, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının kazanç getiren bir işte çalışmadığı,
öte yandan taleple bağlılık ilkesi nazara alındığında davada ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan talep bulunmadığı, davacının yüz sınırları içinde tespit edilen ve sabit iz niteliğinde olduğu belirlenen yara izinin, maluliyete neden olmadığının belirlenmiş olmasına göre davacının geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/32, K. 2025/60, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama