KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/362 - 2025/385
- Esas no
- 2023/362
- Karar no
- 2025/385
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.11.2022
- Numarası
- 2021/505 Esas 2022/930 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 28.03.2025
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.09.2020 tarihinden, davacı kuruma ait ... plakalı otobüsün seyir halinde iken davalı kuruma ait rögar kapağının açılarak araca çarpması sonucunda, otobüste maddi hasar meydana geldiğini, kaza tutanağında kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeli ve kazanç kaybı zararı olarak 23.046,26-TL tazminatın olay tarihi olan 26.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar araç davalı ...'ye ait rögar kapağına çarparak hasar görmüşse de aracın rögar kapağına çarpmasına sebep olan asıl kusurun yolun bakımını yapmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, davanın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ihbar edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya ait rögar kapağının taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek, taşıtlara zarar verecek kadar uygun monte edilmemekle, dava konusu rögar kapağının montajını yapan, bakımı ile kontrolünden sorumlu olan davalı kurumun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 13. maddesi gereğince olayda tamamen kusurlu olduğu, bilirkişi kurulunun 10.10.2022 tarihli ek raporunda kazanç kaybının 9.778,13 TL, araç tamir malzeme bedelinin 4.323,90 TL olduğunun belirtildiği, 8.944,23 TL işçilik bedelinin araç tamirinde çalışan işçilerin davacının işçisi olması,
işçiler için ayrıca bir ücret ödendiğine ilişkin yazılı delil sunulmadığından, işçilik bedeli talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 9.778,13 TL gelir kaybı ve 4.323,90 TL malzeme bedelinin kaza tarihi olan 26.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ile birlikte davalıdan tahsiline, işçilik bedeli (8.944,23 TL) talebinin reddine, karar verilmiş, hükme karşı taraflar istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işçilik bedeli yönünden taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamındaki hizmet alım sözleşmesine göre araç bakım ve onarım personeli için ...’tan hizmet alımı yapıldığını ve davalı kuruluş tarafından otobüslerin onarımının kendi personeline değil hizmet alımı yaptığı ... şirketi personeline yaptırıldığını, adı geçen şirkete hizmet alım bedellerinin ödendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı kurumun kusurlu olmadığını, yolun bakım ve onarımından sorumlu belediyenin kusurlu olduğunu, hesaplanan tazminatları kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren rögar kapağının davalı kurumun sorumluluğunda olduğu, davalı kuruma ait otobüsün rögar kapağının üzerinden geçtiği esnada rögar kapağının yerinden çıkması sonucu otobüsün hasarlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin, davacının zararından davalı kurumun sorumlu olmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı, kusurlu eylemi neticesinde doğan gerçek zarardan sorumlu olup mahkemece davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta oluşan zarar miktarının belirlenmesi, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
10.10.2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, hasarın giderilmesi için kullanılan malzeme gideri toplamının 3.664,32 TL olduğu (KDV dahil 4.323,90 TL), aracın tamirinin, davacı kurum tarafından hizmet alımı sözleşmesi yapılan ... tarafından gerçekleştirildiği, işçilik hesabı yönünden hesaplanan saatlik ücretlerin 01.11.2016 tarihli 2016/35 sayılı oturumda alınan 2016/94 sayılı idari encümen kararının esas alındığı, söz konusu kararda, işçilik saat ücreti, bakım ve onarım işlerinde uygulanacak esasların belirlendiği, 22.09.2016 tarihinde imzalanan yeni hizmet alım sözleşmesinde ustabaşı ve usta yevmiyelerinde değişiklik olduğu,
araçların karışmış olduğu trafik kazalarında üçüncü şahıslardan alınacak işçilik ücret maliyetlerinin ortalamasının 34,58 TL olmasına ancak işçilik saat ücretinin 35,00 TL olarak belirlenmesine, bundan sonra her ücret değişikliğinde yeni bir karar alınmasına gerek olmadan işçilik ücretlerinin işçilik maliyetine % 50 sosyal yardım ücreti ilave edilerek ilgili birimce uygulamaya konulmasına karar verildiği, yani sosyal yardımlar dahil işçilik ödemelerinde 35,00 TL x 1,50 = 52,50 TL olarak uygulanabileceğinin kararlaştırılmış olduğu, puantaj hesaplamasında saat ücretinin 50,90 TL olarak talep edilmiş olduğu,
talep edilen bu tutarın encümen kararına göre ... tarafından aynı tutarda maliyetlere ve puantaj hesaplarına alınmış olduğunun görüldüğünün belirtildiği, buna göre aracın tamiri için gerekli işçilik ücretinin ayrıntılı şekilde gösterilmek suretiyle 7.579,86 TL olarak hesaplandığı görülmüş olup davalı kurumun hesaplanan işçilik ücretinden sorumlu tutulması gerekirken hatalı değerlendirme ve gerekçe ile işçilik ücretinin davacı kurum tarafından gerçekleştirildiğinden bahisle davacı kurum üzerinde bırakılması ve bu zarar kalemi yönünden talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde
görülmüştür. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
2-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 963,31 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 241,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 722,31 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 39,75 TL yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 531,75 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Başvuran taraflarca yatırılan istinaf delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/362, K. 2025/385, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama