KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/369 - 2025/424
- Esas no
- 2023/369
- Karar no
- 2025/424
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28.12.2022
- Numarası
- 2022/54 Esas 2022/1037 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı
- Yazılma tarihi
- 25.04.2025
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 19.04.2021 tarihinde davalı ... idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasar görmesine neden olduğunu, davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunu, hasar nedeniyle aracın değer kaybına uğradığını ve kazanç kaybı oluştuğunu, davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine yapılan başvuru sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu’nun K-2021/161881 sayılı dosyasında değer kaybının 35.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini,
ancak sigorta şirketi tarafından teminat limiti tükendiği gerekçesiyle tamamının ödenmediğini, bakiye değer kaybından davalıların sorumlu olduğunu, ayrıca aracın 20 gün boyuncu kiraya verilemediğini ve 15.000,00 TL kazanç kaybı oluştuğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç değer kaybı talebini 3.301,38 TL, araç mahrumiyeti bedeli talebini 10.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ..., davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğini, değer kaybına ilişkin zarardan zorunlu mali sorumluluk sigortası ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, talep edilen araç mahrumiyeti bedelinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, değer kaybı bedelinin Genel Şartlara uygun olarak hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin poliçe teminatı dışında olduğunu, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan bakiye değer kaybı talebi ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin olduğu, 10.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur yönünden yapılan değerlendirmede kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği,
davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler de mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacının değer kaybına yönelik davasının kısmen kabulüne, 2.244,87 TL'sinin davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 24.11.2021 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 19.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
bakiye talebin reddine, davacının araç mahrumiyet bedeline yönelik davasının kabulüne, 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 19.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, değer kaybı talebinin kısmen reddine ilişkin kararın hatalı olup araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle yapılan ödemelerin nazara alındığında 35.000,00 TL’lik değer kaybı zararının toplam 31.698,62 TL’lik kısmının poliçe limiti kapsamında dava dışı sigorta şirketinden tahsil edildiğini, mahsup edilen ödemeye faiz ve yargılama gideri de dahil edildiğini, buna göre 3.301,38 TL değer kaybı bedelinin tahsili gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... istinaf dilekçesinde, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, tacir olmaması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu kabul edilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, kusur durumunun trafik bilirkişisi tarafından belirlenmesi gerektiğini,
hasar tespiti ve diğer hesaplamaların dayanaktan yoksun olup değer kaybının hesaplanmasına ilişkin esas alınan bedellerde somut veri sunulmadığını, araç mahrumiyet bedeli zararına ilişkin hiçbir belge sunulmadığını, ispat yükünün davacıda olup aracın oranım süresinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve ihtiyati mali sorumluluk sigortası sigortacısı olduğu araç ile dava dışı sürücünün idaresindeki davacıya ait aracın karıştığı kazada aracın hasar gördüğünü belirterek zorunlu mali sorumluluk sigorta teminat limitinin tükenmesi nedeniyle karşılanmayan bakiye değer kaybı talebi ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemeleridir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebiyle açılan davada davalı sigorta şirketine de husumet yöneltildiği nazara alındığında davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davalı ...'ın bu yöne değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 10.10.2022 tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde park yerinden kontrolsüz çıkması nedeniyle davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği,
belirlenen kusur durumun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olduğu ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak belirlenen değer kaybı bedelinden davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle tespit edilen bakiye değer kaybının hüküm altına alınmasında ve davacıya ait aracın 20 gün olarak belirlenen tamir süresine göre yazılı şekilde araç mahrumiyet bedeline karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, tarafların bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı Melis Yaşın'ın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/369, K. 2025/424, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama