KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/544 - 2025/579
- Esas no
- 2023/544
- Karar no
- 2025/579
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17.02.2023
- Numarası
- 2022/749 Esas 2023/125 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 05.05.2025
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.09.2014 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacı küçüğün yaralandığını ve malul kaldığını belirterek şimdilik 100,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak savcılık aşamasında sigortalı araç sürücüsü ve davacı arasında uzlaşma sağlandığını, davacının maddi zararının bu uzlaşma kapsamında karşılandığını, bu davanın ikame edilemeyeceğini, dava konusu olayda kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, davacının malul kalmasına sebebiyet veren olaya, tamamen davacının kendi kusurlu eyleminin neden olduğunu davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava açılmadan önce soruşturma aşamasında, sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında 700,00 TL ödenmesi ile uzlaşma sağlandığı, CMK’nın 253/19. maddesine göre artık davacının maddi tazminat davası açma hakkı bulunmadığı gibi açılmış davadan da feragat edilmiş sayılacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça, davacı küçüğün yaralanması nedeniyle hastaneye gidiş geliş masrafı olarak sigortalı araç sürücüsünden 700,00 TL alındığını, bunun dışındaki zararlar yönünden bir uzlaşmanın sözkonusu olmadığını, ayrıca davacı küçüğün anne ve babasının velayeti ortak kullandıklarını, uzlaştırma raporunda babanın imzasının bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacı küçüğün yaralandığını ve malul kaldığını belirterek daimi iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kazaya ilişkin ceza soruşturmasında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ... ile davacı taraf arasında 700,00 TL ödenmesi ile uzlaşma sağlandığı, bu nedenle CMK’nın 253/19. maddesine göre davacının maddi tazminat davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kazaya ilişkin olarak Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1526 sayılı dosyası ile hazırlık soruşturması yapıldığı, 26.11.2014 tarihli uzlaştırma raporu tanzim edildiği ve soruşturma sırasında taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olması nedeniyle şüpheli ... hakkında atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde kanunda belirtilen suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulacağı, 253/19. maddesinde de “Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır.
Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı ilamı ile "4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Danıştay ve Yargıtay uygulamasına göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiği anlaşılmakla somut uyuşmazlıkta uygulama olanağı kalmadığından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/544, K. 2025/579, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama