KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Asıl Dava Dosyasında; Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/59 - 2025/23
- Esas no
- 2023/59
- Karar no
- 2025/23
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/10/2022
- Numarası
- 2016/2 Esas 2022/630 Karar
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 03/02/2025
Karar Metni
1.653 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleştirilen dosya davacıları vekili, birleştirilen dosya davacısı ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl dava dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; 17.11.2015 tarihinde, davacının çocuğu olan ...’un, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile tek taraflı kaza yapması sonucu ...’un vefat ettiğini, aracın ZMMS poliçesinin davalı şirket tarafından yapıldığını, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/369 Esas sayılı davada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davaya konu kazada vefat eden ...'un davacılar ...’un ve ...’un babası, ...'un oğlu olduğunu belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere her bir davacı için 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacılar vekili, talep artırım dilekçesi ile; taleplerini davacı ... için 2.499,08 TL’ye, davacı ... için 61.035,72 TL’ye, davacı ... için 116.595,96 TL’ye yükseltmiştir.
Birleştirilen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/6 Esas sayılı davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davaya konu kazada vefat eden ...’un, davacı ...’ın imam nikahlı eşi olduğunu, davacı Sürmeli’nin ise müşterek çocukları olduğunu, davacıların desteklerini kaybettiklerini belirterek belirsiz belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere her bir davacı için 6.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.06.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile; talebini, davacı ... için 205.696,82 TL’ye, davacı ... için 30.427,06 TL’ye yükseltmiş, 27.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; talebini, davacı ... için 211.733,44 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın tek taraflı olduğunu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, desteğin sürekli ve düzenli olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %100 oranında kusurlu olduğu, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek raporlar alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 116.595,96-TL destekten yoksun kalma tazminatının 04.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Birleştirilen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/369 Esas sayılı dava yönünden davacı ... yönünden davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, 2.250,59-TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 59.801,70-TL destekten yoksun kalma tazminatının 14.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine.
Birleştirilen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/6 esas sayılı dosyası yönünden davacı ... yönünden davanın reddine, 30.427,06-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi 05.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen dosya davacıları vekili, birleştirilen dosya davacısı ... vekili ve davalı ...
Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleştirilen dosya davacıları ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; desteğin usta bir şoför olduğunu, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğini, aktüer hesabının asgari ücret esas alınarak yapılmasının hatalı olduğunu, aktüerya raporunda destek paylarının hatalı belirlendiğini, poliçe limitinin 290.000 TL değil 2.900.000,00 TL olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleştirilen dosya davalısı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; desteğin idaresindeki araçla tek taraflı kaza yaptığını, desteğin tamamen kusurlu olduğunu, davacıların davalı şirketten tazminat talep edemeyeceğini, aktüer raporunda bilinmeyen dönem hesabında %1.65 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen dosya davacısı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının, müteveffanın nikahsız eşi olup uzun zaman müşterek bir hayat sürdüklerini, müşterek çocuklarının olduğunu, müteveffanın ölümü ile destekliğini kaybettiğini, davacı yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Asıl ve birleştirilen dava dosyalarında dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsü ...'un tek taraflı olarak yaptığı trafik kazası sonucu vefat ettiğinin, desteğin babası, çocukları resmi nikahı bulunmayan eşi ve çocuğu tarafından aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1- 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı gerçek zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; birleştirilen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/6 Esas sayılı davada, davacı ...’ın, dava konusu kazada vefat eden ... ile resmi nikah olmadan birlikte yaşadıkları, müteveffa ile müşterek çocukları olduğunu, ...’un vefatı ile davacı ...’ın desteğini kaybettiğini belirterek davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş olup birleştirme kararı öncesi 02/03/2017 tarihli celsede dinlenen davacı tanıklarının,
davacı ... ile müteveffa ...’un uzun süredir birlikte yaşadıkları yönünde beyanda bulundukları görülmüş olup davacı ... ile müteveffanın kaza tarihi itibariyle aynı evde birlikte yaşayıp yaşamadıkları, müteveffanın davacıya düzenli ve sürekli şekilde destek olup olmadığı hususunda davacı tarafa bu ispat imkanı verilerek davacının delillerinin toplanması, desteklik ilişkisinin varlığının kesin ve net delillerle ispatı halinde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- TBK'nın 53. maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Destekten yoksunluk zararının hesabında, müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Bu nedenle desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve gelirinin tespit edilmesi gerekir. Müteveffanın gelirinin ispat edilememesi halinde hiç kimsenin asgari ücretin altında gelir elde etmeyeceği kabul edilerek asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Ancak mahkeme zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır.
Somut olayda, müteveffa ...’un, nakliye şoförü olduğu iddia edildiğine göre, müteveffanın çalıştığı işyerlerinden maaş ödeme belgelerinin getirtilmesi, varsa maaş ödemelerine ilişkin banka hesap dökümlerinin istenilmesi, müteveffanın aylık gelirine ilişkin davacı tarafa ispat imkanı verilmesi ve buna göre müteveffanın aylık geliri tam olarak belirlendikten sonra davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması gerekirken, mahkemece nakliye şoförlerinin ortalama aylık kazancının bildirilmesi için Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odası ve Türkiye Nakliyeciler Derneğine yazılan müzekkere cevaplarında,
sorulan konuda bilgi veremeyeceklerinin bildirilmesi nedeniyle aktüer bilirkişi tarafından müteveffanın aylık kazancının net asgari ücret olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davacı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davacılar vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve birleştirilen dava dosyasında davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,
6-Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18713 sayılı takip dosyasına yatırılan 40.000 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
7- Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/78402 sayılı takip dosyasına yatırılan 445.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
8- Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2023/9447 sayılı dosyasına yatırılan 300.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
9- Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18698 sayılı takip dosyasına yatırılan 125.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
10-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/59, K. 2025/23, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama