KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/804 - 2025/887
- Esas no
- 2023/804
- Karar no
- 2025/887
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01.03.2023
- Numarası
- 2022/40 Esas 2023/152 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 10.07.2025
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 23.03.2021 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacı idaresindeki ... plakalı araca, çarptığını,, davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek HMK’nın 107.
Maddesi uyarınca kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 9.800,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, sürekli işgöremezlik tazminatı için 430.000,00 TL’ye, bakıcı gideri için 1.431,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davacının başvuru şartlarını eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davanın geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, tedavi giderlerinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, davacının kaza sonucu sürekli maluliyeti oluşmadığını, davanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %20 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, ...
Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %15 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 45 gün, bakıcı ihtiyacı süresinin 15 gün olduğunun bildirildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davacının daimi iş göremezlik zararının 617.306,54 TL, sağlık giderleri kapsamında olan bakıcı gideri tazminatının 1.431,00 TL olarak hesaplandığı,
davalı sigorta şirketinin, kazaya karışan aracın sigortacısı olması sebebiyle hesaplanan tazminattan poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 430.000,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatı ile 1.431,00 TL bakıcı gideri tazminatının 21.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tedavi evraklarında kemik görünümünün şüpheli olduğu belirtildiği halde kırık olduğu görüşü ile maluliyet oranı belirlendiğini, adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, aktüerya raporunda %1.8 teknik faiz yöntemi yerine progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davacı idaresindeki araca, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarptığını, davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden hükme esas alınan ... Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 22.08.2022 tarihli raporunda; “... Hastanesine ait 23.03.2021 tarihli görüntüleme incelemelerinin sonuçlarında, Servikal BT: Servikal lordoz normaldir. Kemik yapılarda dejeneratif değişiklikler izlenmiştir. Vertebra korpus yükseklikleri korunmuştur. Servikal vertebralarda ve posterior elemanlarda fraktür saptanmamıştır.
İntervertebral eklem aralık genişlikleri tabiidir. Nöral foramen genişlikleri tabii olarak izlenmiş olup. servikal nöral kökler serbesttir. İncelenen düzeylerde spinal kanal AP çapları fizyolojik sınırlardadır. Servikal spinal kord morfoloji ve densitesi dağaldır. Paravertebral yumuşak dokular tabii görünümdedir. Toraks BT: tetra korpus yükseklikleri tabii izlenmektedir. Kemik yapılarda milimetrik marjin sivrileşmeleri dejenerasyon zeminlidir.
Fraktür ile uyumlu görünüm izlenmemiştir. Spinal kanal genişliği normal sınırlardadır. Puraspinal yumuşak dokular normaldir. Lomber BT: Lomber lordoz doğaldır. Vertebra korpus yükseklikleri korunmuştur. 1.3 vertebra sağ transvers proçesinde yalnız korteks düzeyinde izlenen milimetrik ince çizgisel hipodens fissür açısından kuşkuludur. Muayene bulguları ile değerlendirme öneri Lomber vertebralarda ve posterior elemanlarda fraktür saptanmamıştır.
İntervertebral eklem aralık genişlikleri tabidir. Nöral foramen genişlikleri tabii olup, nöral kökler serbesttir. İncelenen düzeylerde spinal kanal AP çapları fizyolojik sınırlardadır.
Paravertebral yumuşak dokular doğal görünümdedir.” denildikten sonra raporun sonuç kısmında, Tanı: L3 vertebra transvers proçes kırığı, hastada meydana gelen sekeller 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre, Kas İskelet Sistemi Bölümü, Omurgaya ait sorunlarda engellilik, Spesifik omurga hastalıklarına bağlı engellilik oranları/ Posterior eleman kırığı (Pedikül-lamina-artiküler proçes,transvers proçes)/ 1.3 vertebra transvers proçes kırığı, kişinin engel oranının %5, Kas İskelet Sistemi Bölümü/|1.
Omurgaya ait sorunlarda engellilik Tablo 1.6-Lomber omurgada hareket kısıtlılığına bağlı engellilik oranları, ekstansiyon 0-14 derece, fleksiyon 30-59 kişinin engel oranı %7 + %11, Balthazard formülü ile toplandığında kişinin toplam engel oranının %15 olarak belirlendiğinin bildirildiği görülmüştür.
Görüldüğü üzere, maluliyet yönünden hükme esas alınan raporda, ...Hastanesine ait 23.03.2021 tarihli görüntüleme incelemelerinin sonuçlarında, davacının servikal vertebralarında ve posterior elemanlarında kırık saptanmadığının belirtildiği açıklandıktan sonra davacıda vertebra transver proçes kırığı, lomber omurgada hareket kısıtlığı esas alınarak daimi maluliyet oranı belirlendiği,
ayrıca dosyada mevcut 17.10.2022 tarihli, ortopedi ve travmatoloji uzmanı ve adli tıp uzmanı tarafından tanzim edilen tıbbi mütalaa raporunda, davacıya ait görüntüleme raporunda lomber BT’de kırıktan bahsedilmediği belirtilerek davacıda kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %0 olduğunun bildirildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, ...
Üniversitesinden alınan maluliyet raporunun kendi içerisinde çelişkili olması ve bu durumun tereddüte neden olması, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin bulunmadığına yönelik tıbbi mütalaa raporunun bulunması ve davalı tarafın maluliyet oranına yönelik itirazları dikkate alınarak Adli Tıp Kurumundan, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının,
dava konusu kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin belirlenmesi yönünden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. Maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/804, K. 2025/887, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama