KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/137 - 2025/1436
- Esas no
- 2024/137
- Karar no
- 2025/1436
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27.10.2023
- Numarası
- 2022/243 Esas 2023/618 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 01.12.2025
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2021 tarihinden, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 9.800,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 19.074,83 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 387.968,88 TL’ye, bakıcı gideri için 5.366,25 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirkete 03.04.2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 107967781/0 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur ve maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %25 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %8 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacı 2 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ile bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı,
alınan ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının sürekli iş göremezlik kaybından kaynaklı 387.968,88 TL, geçici iş göremezlik kaybından kaynaklı 19.074,83 TL ve geçici bakıcı gideri ihtiyacından kaynaklı 5.366,25 TL toplamı 412.409,42 TL maddi tazminatının 21.07.2021 temerrrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya raporunda davacının yaşı konusunda hata yapıldığını, asgari ücretten daha az gelir esas alınarak hesaplama yapıldığını, karar tarihine en yakın verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyeti yönünden adli tıp kurumundan rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya raporunda bilinmeyen dönem için %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının kaskının takılı olmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminat ile bakıcı gideri talep etmiştir.
1-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının %8 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 2 ay olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Davacının işgöremezlik zararının ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacının esas alınan yaşı ve gelirinin dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olduğu görülmekle tarafların aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indirimi; her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, kaza sonucu davacıda fibula tibia kırığı meydana geldiği, davacının maluliyetinin bu yaralanmasından kaynaklandığı anlaşıldığından kaza esnasında davacının koruyucu teçhizat niteliğindeki kaskının bulunmaması ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığından hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/137, K. 2025/1436, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama