KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2026
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1417 - 2026/866
- Esas no
- 2024/1417
- Karar no
- 2026/866
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15.10.2024
- Numarası
- 2023/835 Esas 2024/755 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 13.05.2026
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 20.04.2023 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen lazada davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunun olayın oluş şekline uygun olmadığını, davacının kusursuz olduğunun ortaya çıkacağını, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı kask takmadığından tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ve davanın görevsiz mahkemede açıldığını, mahkemenin davada yetkisiz olduğunu, davalının aracını özenli ve temkinli şekilde kullanmasına rağmen motosiklet sürücüsünün süratli gittiği ve şeridinde gitmediği için otomobile sağ taraftan çarptığını ve kaza tespit tutanağında bu hususun tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18.09.2024 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacının % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davalı sürücünün kusursuz olması nedeniyle davalıların zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece kusur durumuna ilişkin incelemenin eksik olup davacının motorlu bisiklet ile sağ şeritte yoluna devam ederken aniden sol şeritten sağ şeritteki yola dönmek isteyen davalının idaresindeki aracın çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağı ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunun gerçeği yansıtmadığını ve itirazlarının nazara alınmadığını, kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınması taleplerinin reddedildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki motosikletin karıştığı kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmüne, Kanun'un 50. maddesinde "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." şeklindeki düzenleme ile haksız filin bir türü olan trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, zarar görenin gerçek zararından sorumludur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki motorlu bisiklet ile dört şeritli yolun en sağından veya banket kısmını kullanarak seyir ettiği esnada kavşağa geldiğinde aracının ön kısımlarıyla dengesini kaybederek en sağ şeritten sağa dönüş yapmak isteyen ... idaresindeki aracın sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde kaza meydana geldiği, davacı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 54/1.a.4 maddesi kuralını ihlal ettiği, davalı sürücünün kural ihlali bulunmadığının belirtildiği,
yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18.09.2024 tarihli raporda davacı sürücünün idaresindeki motorlu bisiklet ile dört şeritli bölünmüş yolda seyri sırasında kavşağa yaklaşımında kavşak şartlarında müteyakkız seyretmemiş, trafik akışının sağladığı şeritler içerisinde seyrini sürdürmesi gerekirken sağ şeritteki araçların sağından olacak şekilde seyirle şerit izleme kurallarına uymadığı,
kavşak mahallinde ön ilerisindeki araca tehlikeli şekilde yaklaşıp aracın sağında bulunan kısımdan seyrine devam etmek isterken kendi şeridi içinden sağa manevra ile yolun sağına dönüş yapan otomobil ile dengesini kaybederek çarpıştığı ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün oluşa etken kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı,
kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusursuz olması nedeniyle davalıların sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1417, K. 2026/866, 8 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama