KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/315 - 2025/1641
- Esas no
- 2024/315
- Karar no
- 2025/1641
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18.09.2023
- Numarası
- 2021/726 Esas 2023/500 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 12.01.2026
Karar Metni
1.098 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.09.2018 tarihinde, davacı ...'ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle felçli kaldığını, sürekli bakım ihtiyacının da doğduğunu, davalı şirkete başvuruda bulunduklarını, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 360.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davacı ..., 14.01.2023 tarihinde vefat etmiş, mirasçıları davayı takip etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete yapılan başvurunun eksik olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle kanunda aranan dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın usulen reddi gerektiğini, poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibariyle ölüm ve sakatlanma için 360.000,00 TL olduğunu, bu teminatın davacı vekili Av. ...'e 05.12.2019 tarihinde ödendiğini, tüm zararlarının karşılaşması nedeniyle davacının davalı şirketi ibra ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda.
Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü tarafından tanzim edilen rapora göre davacının %96 oranında daimi maluliyetinin bulunduğu, sürekli bakıcı ihtiyacının olduğu, davacı ... yargılama aşamasında vefat ettiğinden, kaza tarihinden vefat tarihine kadar bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının, alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracında yolcu olarak bulunmakla müterafik kusurlu olduğu,
hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 150.953,54-TL bakıcı gideri tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 26.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müteveffa davacı mirasçıları ..., ..., ... ve ...'a ve ... ...'a verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçe limiti 360.000,00 TL’nin davacı tarafa ödendiğini, davalı şirketin sorumluluğunun kalmadığını, bakıcı giderinin, vefat/sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, bakıcı giderinin net asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerektiğini, olayda hatır taşıması sözkonusu olduğundan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davacı ...'ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle felçli kaldığını, sürekli bakım ihtiyacının da doğduğunu belirterek bakıcı gideri talep etmiştir.
1-Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin, 05.05.2018 – 05.05.2019 tarihlerini kapsadığı, şahıs başına tedavi giderleri limitinin 360.000,00 TL, vefat/sakatlık limitinin 360.000,00 TL olduğu, sürekli sakatlık teminatı ile sürekli bakıcı gideri teminatlarının farklı olduğu, bakıcı giderinin poliçede yer alan tedavi gideri teminatı kapsamında olduğu, bir başka ifadeyle davalı sigorta şirketlerinin sürekli iş göremezlik tazminatını, kişi başına sakatlık ve ölüm teminatından, bakıcı giderini tedavi gideri teminatından ödemesi gerektiği, iki farklı teminat limiti ile sorumluluğunun bulunduğu gözetildiğinde davalı vekilinin, bakıcı giderinin vefat/sakatlık teminatı kapsamında olduğu yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekili, müteveffanın araçta hatır için taşındığını bu nedenle TBK’nın 51 ve 52. maddeleri uyarınca tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; davalı şirkete, dava dilekçesinin 28/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin, iki haftalık cevap süresi geçtikten sonra 14/12/2021 tarihinde cevap dilekçesini dosyaya sunduğu ve hatır taşıması savunmasında bulunduğu, hatır taşıması savunması süresinde sunulan cevap dilekçesi ile ileri sürülmediğinden hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
3-Davacı ...’ın, yargılama aşamasında vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının davaya dahil oldukları ve davayı takip ettikleri, davacı mirasçıların zorunlu dava arkadaşı oldukları gözetildiğinde, davanın kısmen kabulü nedeniyle davacılar lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı mirasçılar ..., ..., ... ve ... için ayrı, davacı mirasçı ... ... için ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 220,00 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/315, K. 2025/1641, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama