KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/316
- Karar No
- 2025/848
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
Karar Metni
1.591 kelime·8 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACILAR : 1-
2- 3- 4- 5-
VEKİLLERİ
DAVALILAR : 1-
2- 3- 4-
VEKİLLERİ
DAVA
MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili 22/03/2024 tarihli dilekçesi ve 23/04/2024 tarihli tavzih dilekçesiyle; dava şirketlerin tohum, gübre, ilaç v.b. tarımsal ürünlerin ticaretini yapan şirketler olduğunu, davalıların ise davacı şirketlerin satış hakkı davalı şirkette olan ... isimli arpa tohumu ile ilgili olarak marka iltibası yaptıkları, çiftçileri dolandırdıkları, resmi olmayan depolarda faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle şikayetçi oldukları gibi, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne davacı şirketlerin piyasaya sahte tohum, gübre, ilaç sürüp çiftçilere sattıkları,
davalı şirketin satışını yaptığı ... marka tohumu başka çuvallara koyarak sattıkları gerekçesiyle şikayetçi olduklarını, Tarım Orman İl Müdürlüğü'nün bu şikayet üzerine davacı şirketlere ait depo ve iş yerlerine yaptığı baskınlar yaptığını, davalıların iki tarafın da tanıdığı kişilere davacılar aleyhine iftira niteliğinde söylemlerde bulunduklarını, davalıların bütün bu eylemleri nedeniyle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını, davalıların davacılar hakkındaki şikayeti sonucu Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kendilerinin de iftira,
hakaret ve haksız rekabet gerekçesiyle davalılar hakkında savcılığa şikayetçi olduklarını, soruşturmanın halen devam ettiğini, Konya Tarım İl Müdürlüğüne yapılan şikayetin davalı şirket adına yapıldığını, iftira niteliğindeki sözlerin ise davalı şirketin yöneticisi ve ortakları olan gerçek kişi davalılar tarafından yapıldığını, bu nedenle davacıların uğradığını, maddi ve manevi zarardan bütün davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ederek,
davacılardan ... , ... ve ... için 1.000.000'er TL.'den toplam 3.000.000 TL. manevi tazminatın, davacı şirketlerin her biri için ise 2.500.000'er TL.'den toplam 5.000.000 TL. maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (ilgili) davacılara verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalılar vekili, öncelikle gerçek kişi davalılar yönünden pasif husumet yokluğu, bütün davalılar yönünden hukuki yarar, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazı ile gerçek kişi davacılar yönünden aktif husumet yokluğu itirazında bulunmuş ve davanın esastan da reddini istemiştir.
Davacılar tarafından arabuluculuk son tutanağı sureti ibraz edilmiş, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı ve ... soruşturma sayılı dosyalarına, davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtlarına ve davalı şirkete Tarım İl Müdürlüğüne yaptığı şikayetlere ilişkin ilgili belge suretleri dosyamıza getirtilmiş, taraf tanıkları dinlenilmiş, gerçek kişi tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Maddi ve Manevi Tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; davacılar vekili, davalı şirketin, davacı şirketler aleyhine Konya İl Tarım Müdürlüğüne ve gerçek kişi davacılar aleyhine de Konya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunması, davalı gerçek kişilerin ise davalı şirketin ortak ve yöneticisi olarak gerek bu eylemlere katılmaları, gerekse iftira niteliğinde beyanda bulunmaları, bu şikayet ve beyanların asılsız olması, davacı şirketlerin maddi, davacı gerçek kişilerin de manevi zarara uğramaları nedeniyle, davacı şirketler yönünden maddi tazminatın, davalı gerçek kişiler yönünden de manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar tarafından aktif ve pasif husumet yokluğu, hukuki yarar, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de;
Davacıların iddialarının içeriğine göre, davacı tarafın (özellikle gerçek kişilerin) aktif husumetinin, davalı tarafın (özellikle gerçek kişilerin) pasif husumetinin bulunduğu, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının olduğu, savcılık ve il tarım müdürlüğü şikayet tarihleri ile dava tarihleri arasında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmediği sonucuna varılmış, davalı tarafın bu yöndeki usulü itirazları reddedilmiştir.
Davalı şirket adına yapılan şikayet sonucu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 27/12/2023 gün ve ... soruşturma ... karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın da Konya . Sulh Ceza Hakimliğinin 03/05/2024 gün ve ... D.İş sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın yaptığı şikayet sonucu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2024 gün ve ... soruşturma ... karar sayılı kararı ile iftira suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın da Konya . Sulh Ceza Hakimliğinin 21/05/2024 gün ve ... D.İş sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.
Konya Tarım İl Müdürlüğünün cevabi yazısından, davalı şirketin davacı şirketler aleyhine 25/09/2023 tarihinde yaptığı şikayet üzerine, davacılardan ... Ltd. Şti.'nin herhangi bir bitki koruma ürünleri bayii, toptancı ya da depo izni bulunmadan bu ürünleri bulundurduğu gerekçesiyle hakkında 184.713 TL. idari para cezası tahakkuk ettirildiği, dava konusu arpa tohumuna ilişkin diğer şikayetler hakkında herhangi bir idari işlem veya ceza tesis edilmediği görülmüştür.
Taraf tanıkları dinlenilmiştir.
Davalı şirketin, gerek Cumhuriyet Başsavcılığına gerekse, Konya Tarım İl Müdürlüğüne yaptığı şikayette, davalı şirket adına üretim ve satış hakkı olan ... isimli arpa tohumunu, davacı tarafın üretimini ve satışını yaptıkları Larende isimli arpa tohumunun çuvalına koyarak usulsüz bir şekilde sattıkları ayrıca, tarihi geçmiş ilaç ve yasaklı ilaçları çiftçilere sattıkları, bu durumun davalı şirketin ticaretini olumsuz etkilediği gerekçesiyle şikayette bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine yukarıda açıklanan gerekçelerle maddi ve manevi tazminat davası açılmış ise de;
Davalı tanıklarından özellikle ... , ... ve ... beyanlarından, davalı şirketin davacı şirketler aleyhine satış yetkisi kendilerinde olan ... isimli arpa tohumunun, davacı şirketler tarafından satış yetkisi davacı şirketlere ait olan Larende isimli arpa tohumu çuvalına koyarak sattıkları konusunda savcılığa ve il tarım müdürlüğüne şikayet etmelerini makul gösteren sebeplerin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasından bu iddia hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve ayrıca Konya İl Tarım Müdürlüğü tarafından da bu iddiaya ilişkin olarak herhangi bir tespitte bulunulamamış ise de; bu husus davalı şirketin kendilerinden alış veriş yapan birden fazla çiftçiden bu yönde haber almaları nedeniyle, şikayet hakkını kullanmalarında herhangi bir usulsüzlük görülmemiştir.
Davacıların iftira suçundan yaptıkları şikayet üzerine de davalı şirket yöneticisi ve ortakları olan diğer davalı gerçek kişiler aleyhine, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasından iftira suçuna ilişkin olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı şirketin savcılık ve il tarım müdürlüğüne yaptığı şikayetlerin çok büyük sayılmayacak bu sektörde ve çiftçiler arasında duyulmasının ve 3. kişilerin kulaktan dolma bilgilerle yapılan şikayet ve işlemlerin sonuçlarını abartarak (haciz v.s. gibi) birbirlerine aktarmalarının, bu şikayetlerin sonucu olmakla birlikte, davalı şirketin şikayetinin içeriğinin dışında gelişen ve davalı tarafça kontrolü mümkün olmayan söylentiler olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı şirketin, savcılık ve tarım il müdürlüğü şikayetleri dışında, davacıları kasten zarara uğratacak, haksız rekabet yaratacak, ekonomik mahvına sebebiyet verecek ve asılsız olduğunu bilerek davacılar aleyhine söz ve eylemlerde bulunduğuna dair taraf tanıklarının özellikle davacı tarafın tanıklarının anlatımlarından bir delile ulaşılamamış, bu konuda fiili illiyet bağını gösterecek şekilde davalı şirket yöneticilerinin bir ceza mahkumiyetinin de bulunmadığı görülmüştür.
Diğer yandan, davalı gerçek kişilerin de (davalı şirket adına şikayette bulunmanın dışında) davacılar aleyhine asılsız isnatlarda bulunduklarına, sırf davacı tarafı maddi ve manevi zarara uğratmak, aynı sektörde haksız rekabet oluşturmak için çaba sarf ettiklerine dair bir delil de tespit edilememiş, taraf tanıklarının anlatımları ve savcılık soruşturmalarından davacı tarafın iddialarını doğrulayan kanaat elde edilememiştir.
Taraf şirketlerin aynı sektörde faaliyette bulunmaları, bir kısım çiftçilerin davalı şirkete ve yetkililerine yaptıkları açıklamalar doğrultusunda, davalı şirketin ve temsilcilerinin ekonomik çıkarlarına korumak amacıyla şikayet haklarını kullanmaları ve bu hakkın kullanılmasının mevcut şartlarda mahkememizce makul ve yerinde görülmesi (şikayetlerin sebepsiz ve dayanaksız şikayetler niteliğinde olmaması) nedeniyle davacı tarafın maddi ve manevi tazminat isteme hakkının doğmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu şikayetlerin aynı sektörde ve çiftçiler arasında duyulmasının, davacı şirketlere ve hatta davalı şirketlere yönelik olarak çiftçiler arasında güvensizlik oluşmasına ve bu şirketlerin ekonomik kaybına sebebiyet vermesi beklenen bir gelişme ise de, bu gelişmenin şikayetin amacını aşan ve davalı tarafın kontrolünde olmayan gelişmeler olması, böyle bir ihtimalin bulunmasının şikayet hakkını kullanmayı ve şikayetin makul olmasını engellememesi, bütün bu nedenlerle davacı tarafın tazminat isteme hakkının mevcut şartlarda oluşmaması nedeniyle davacı şirketlerin maddi tazminat talepleri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da usul ekonomisi gereğince gerek görülmemiştir.
Davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/316, K. 2025/848, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama