KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/66 - 2025/1381
- Esas no
- 2024/66
- Karar no
- 2025/1381
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.10.2023
- Numarası
- 2019/673 Esas 2023/703 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 20.11.2025
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.12.2017 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.500,00 TL maddi tazminatın 23.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsile karar verilmesini talep etmiş, 30.06.2020 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep ettikleri 5.500,00 TL tazminatın, 500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik zararı, 5.000,00 TL'sinin ise kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu bildirmiş, ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 31.110,64 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesini, maluliyet ve işgücü kaybının tespitine yönelik olarak İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Üst Kurulundan alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %0 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı,
alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile 31.110,64 TL'nin 23.05.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçici işgöremezlik zararının fazla hesaplandığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu yolcu konumundaki davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin bulunmadığının anlaşıldığı, belirlenen iyileşme süresi gözetilerek geçici işgöremezlik tazminatından davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; özellikle, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenen 18 ay tıbbi iyileşme süresi gözetilerek aktüer bilirkişi tarafından davacının gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek geçici işgöremezlik zararının hesabında bir usulsüzlük bulunmamasına, her ne kadar hükümde davanın kısmen kabulü nedeniyle sehven davacı lehine fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olsa da, davacı vekilinin talebi üzerine,
01.12.2013 tarihli ek karar ile vekalet ücreti yönünden hükmün tashihine karar verilmiş olması, ek karar ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne uygun şekilde davacı lehine 17.900,00 TL vekalet ücreti takdir edildiğinin anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/66, K. 2025/1381, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama