İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/920 K.2026/347

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2024/920Karar2026/347Tarih27 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.411 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Şubat 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/920 - 2026/347
Esas no
2024/920
Karar no
2026/347
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28.05.2024
Numarası
2023/669 Esas 2024/565 Karar
Davanın konusu
Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat
Yazılma tarihi
23.03.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.411 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, dava dilekçesinde.

04.10.2022 tarihinde, davacıya ait araca olay yerindeki kavşakta kırmızı ışıkta kavşağa giren, davalı ...’in sürücüsü olduğu ... adına kayıtlı, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın çarpması neticesinde, davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca davacının aracını kullanmaması nedeniyle de, araç mahrumiyeti zararı oluştuğunu, ışık ihlali yapan aracın davalı yana ait araç olduğunun MOBESE görüntüleri ile de tespit edildiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu,

kaza sonrası aracı sigorta şirketi tarafından yaptırılmış ise de orijinal parçalar ile yaptırılmadığını, bu nedenle de zararının meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL orijinal parça bedeli, 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere 400,00 TL maddi tazminatın, araç mahrumiyeti zararı sigorta şirketi haricinde davalılardan olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybı bedelini 10.000,00 TL, orijinal parça fark bedeli dahil hasar bedelini 159.955,88 TL,

araç mahrumiyet bedelini 9.750,00 TL (sigorta harici davalılardan) olmak üzere toplam 179.705,88 TL ye artırmıştır.

Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, meydana gelen kazada sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacı taraf araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, araç hasar bedeline KDV eklenmesi talebinin kabul edilemeyeceğini, davacının ihtar tarihinden itibaren ticari faiz istediğini, ancak ... Sigorta AŞ'nin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olacağını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli, araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve orijinal parça fark bedeli tazmini talebine ilişkin olduğu; kusur raporunda, olay yeri sinyalize ışık kontrollü kavşakta kendi seyir yönüne hitaben yanmakta olan kırmızı ışığa uygun olarak davranmayan aracın sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47.,52. ve 57. maddelerini ihlali dolayısıyla yine aynı Kanunun 84. maddesi gereği asli ve tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği,

hasar yönünden yapılan değerlendirmede hasar bedelinin iskontosuz olarak orijinal parça kullanılması itibariyle KDV hariç olmak üzere toplam 135.555,83 TL, KDV dahil olmak üzere ise 159.955,88 TL olduğu, orijinal nitelikte parça kullanılması durumunda oluşacak olan fark bedelinin ise 66.538,95 TL olacağı, 10.000,00 TL değer kaybı bedelinin oluşacağını, hasarın 15 gün (On Beş) içerisinde giderilebileceğini, belirlenen 15 günlük tamirat sürecinde 9.750,00 TL araç mahrumiyeti olacağının bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu;

davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu,

bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından 9.750,00TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "davanın kabulüne.

159.955,88 TL hasar bedeli ve 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

(davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) 9.750,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ... den kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; aracın rayiç değerinin 275.000,00 TL olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, TSB Kasko değer listesinde söz konusu marka aracın rayiç değerinin 256.000,00 TL olduğunu, davacının aracının ise km’sinin 500.000 KM ye dayandığını ve ticari taksi olduğunu aracının değerinin bu miktarda yüksek olmayacağını, hükme esas alınan raporda, bilirkişinin ulaşmış olduğu KDV dahil maddi hasar bedeli, araç rayiç değerinden yüksek olup, raporun karar vermeye elverişli olmadığını, ayrıca bilirkişi tarafından aracın pert total işlemine tabi tutulmayacağı belirtilmiş ise de bunun uygun olmadığını,

bu durum dahi hem rayiç değer hem onarım bedelini yüksek gösterdiğini kanıtlandığını, ek raporda da, görüş değiştirmemek için pert total hesabında aracın hasar bedelini KDV’siz, hasar tespitinden ise, KDV’li alarak çelişkiye düştüğünü, bu nedenle de kararın hatalı olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu, dosyaya sunulan raporda ...’in %100 oranında kusurlu olduğu belirtildiğini, kırmızı ışık ihlalini davacı araç yaptığından, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, aksi durumda davacının hızını kavşaklara girerken ayarlaması gerektiğini,

buna dair değerlendirme yapılmamasının da hatalı olduğunu, hasar bedeline KDV eklenmemesi gerektiğini, zira davacının KDV ödemeyeceğinden sebepsiz olarak zenginleşeceğini, davacının aracının anlaşmalı serviste yapılması nedeniyle, davalının iskonto uygulanmış olması nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini, ancak aracın onarılmadığı ya da eksik onarıldığı iddiasında bulunabileceğini, bu sebeple bedel de iskonto uygulanması gerektiğini, davacı hasar bedeli yanında, orijinal parça fark bedeli de talep ettiğini, her iki talep aynı olup mükerrer istendiğini, ıslah dilekçesinde de bir bütün olarak ıslah ettiğini,

mahkemece mükerrer talebin reddi ile taraflarına vekalet ücreti takdir edilmesi, davacı yanın yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiğini, aracın onarımının ekonomik olmaması nedeniyle, pert sayılması gerektiği halde ayrıca değer kaybına karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, değer kaybı açısından aracın rayiç değerinin yüksek belirlendiğini, davalı şirketin, dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulabileceğini, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu tutulmuş ise de, limit gösterilmediğinden infazda tereddüte neden olacağını,

vekalet ücreti ve harcın hatalı hesaplandığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, bakiye hasar bedeli, tamir sırasında orijinal parça kullanılmamış olması nedeniyle oluşan hasar farkına ilişkin bedel ve araçta oluşan değer kaybı istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, zarar gören araçta meydana gelen zararını TBK'nın 49 vd maddeleri gereğince zarar veren araç sürücüsünden ve KTK'nın 85. maddesi gereğince araç işleteninden talep edebilir. Kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi bulunması halinde, bu zarar teminat kapsamında olması halinde, ZMMS poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak talep edilebilir. Bu kapsamda açılan davada, Zarar gören TBK'nın 50 maddesi gereğince kusuru ve zararı kanıtlamakla yükümlüdür. Davacının talep edebileceği zarar ise "gerçek zarar" olup, gerçek zarar da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilebilir.

Bu kapsamında, davacı haksız fiil neticesinde zarar veren tarafından aracı onarılsa dahi, zararının tam olarak karşılanmadığını, aracın orijinal parça ile karşılamadığından bahisle bakiye zararı meydana geldiğini ileri sürebilir ise de; aracın öncesinde orijinal olduğu yanı sıra, aracın orijinal parçalar kullanılarak onarılmadığını, bu kapsamda onarım bedeline yönelik farkın oluştuğunu kanıtlamakla yükümlüdür.

Aracın onarıma yönelik ekspertiz raporunda marka ve model içermeksizin kullanılan parçaların iskontolu ve iskontosuz bedeli, söz konusu parçaların orijinal olmadığını kanıtlamaya yeterli değildir.

Bunun yanı sıra sigorta şirketinin araçta kullanılan parçaları iskontolu olarak temin etmiş olması, davacıya iskontodan kaynaklanan farkın kendisine ödenmesini isteme hakkı vermeyeceğinden, bilirkişi hesabında, orijinal parça kullanılmadığı ve aracın öncesinde orijinal olduğu tespit edilse dahi, davacı ancak kullanılan parçaların iskontosuz piyasa değeri ile orijinal parçanın piyasa değeri nazara alınarak hesaplanacak farka göre zararını talep edebilir.

Bununla birlikte, davacı aracın orijinal parçaya göre tamiri kapsamında, oluşan zararını talep ettiği durumda, aracın orijinal parça ile tamir edilmesi halinde aracın tamirinin ekonomik olmaması durumunda, davacının talep edebileceği miktar, aracın hurda değeri ile kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarındaki ikinci el değeri arasındaki farktan, araç orijinal olmayan parça ile onarılmış ise aracın iskontosuz olarak yapılan bu onarım bedeli düşüldükten sonra aradaki farka göre talep edilebilir. Bu şekilde onarımın iskontolu değeri değil, serbest piyasa koşullarında zarar görene sağlanan fayda nazara alınmalıdır.

Değer kaybı yönünden de değer kaybı; kaza yapan aracın kaza tarihindeki serbest piyasadaki hasarsız haldeki rayiç değeri ile onarıldıktan sonraki değeri arasındaki fark olduğundan, aracın kaza nedeniyle hasarlanmış olması değer kaybı için yeterli olmayıp, aracın modeli, km'si, özellikleri varsa kaza tarihinden önceki hasar kayıtları, aracın kullanım amacı ve kullanılmışlık düzeyi değerlendirilmek suretiyle aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasada değeri tespit edilerek, akabinde meydana gelen hasarın onarılması sonrasında aynı kriterler ve araçta meydana gelen davaya konu hasarın nitelikleri de gözetilerek,

araçtaki hasarın onarılması halinde serbest piyasadaki rayiç değeri belirlenmek suretiyle değer kaybı tespit edilmelidir. Aracın tamirinin ekonomik olmaması durumunda, araçta değer kaybı oluşmayacağı gözardı edilmemelidir.

Somut olayda, davacı 2011 model olup kaza tarihinde 11 yaşında, 489672 KM'de olan ve ticari taksi olarak kullanılan aracın, kaza sonrasında sigorta şirketi tarafından onarılmış ise de, orijinal parçalar ile onarımının yapılmadığını, bu nedenle bakiye hasar alacağı olduğunu ve aracında değer kaybı oluştuğunu belirtmiş, mahkemece, davacıya ait aracın eski hasar kayıtları getirtilmeksizin bilirkişiden alınan raporda, bilirkişi, ekspertiz raporunda kullanılan parçaların marka ve orijinal ya da yan sanayi olduğuna ilişkin bilgi içermemesine,

sadece kod bilgisi içermesine rağmen, internetten kendisinin belirlediği fiyatlara göre kullanılan parçaların orijinal olmadığı kabul edilerek değerlendirme yapmış olup, hesaplama yaparken de, kullanılan parçaların iskontosuz KDV hariç bedeli 95.099,75 TL olduğu, iskontolu bedellerinin 50.616,88 TL olduğu,

internet üzerinden belirlediği rakamların ise 117.155,83 TL olduğunu belirtmiş, sonuç olarak ise kullanılan parçaların rayiç değeri yerine iskontolu bedelinin KDV'li değeri olan 69.016,88 TL ile internetten belirlediği bedelin KDV'li değeri olan 135.555,83 TL arasındaki farka göre orijinal parça kullanmamaktan kaynaklanan zarar miktarı 66.538,95 TL olarak tespit edilmiş, ayrıca ticari taksi olarak kullanılan ve kaza tarihinde 4 ayrı kazası olduğu tespit edilen, 11 yaşında olan ve kaza tarihinde 489.672 Km'de olan araçta 10.000,00 TL değer kaybı meydana geleceği tespit edilmiş,

aracın orijinal parçalar ile tamirinin yapılması halinde tamirinin ekonomik sayılıp sayılmayacağına ilişkin değerlendirme de ise; aracın hiçbir araştırmaya dayanmaksızın kaza tarihi itibariyle değerinin 275.000 TL olacağı kabul edilerek, aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağının değerlendirilmesinde ise hiç bir bilimsel yaklaşım taşımayan şekilde, tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesinde KDV'siz onarım bedelinin nazara alınması gerektiği, ancak onarım bedelinde ise KDV'li değeri nazara alınması gerektiği belirterek, bu durumda da, aracın KDV'siz onarım bedeline göre tamirinin ekonomik olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan rapor, gerek değer kaybının belirlenmesi açısından, gerekse de bakiye zararın hesaplanması açısından denetime ve karar vermeye elverişli değildir. Öte yandan ilk derece mahkemesi kararında, orijinal parça bedelinden kaynaklanan bakiye hasar bedeli yerine, öncesinde araç onarılmış olduğu halde, orijinal parça bedeli ve işçilik bedeli olarak bilirkişi raporunda gösterilen 159.955,88 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek, sebepsiz zenginleşmeye neden olunduğundan, ayrıca sigortanın sorumlu olacağı teminat limiti gösterilmemiş olması nedeniyle, karar bilirkişi raporu yanı sıra, hükmedilen miktar açısından da doğru olmamıştır.

Bunun yanı sıra; davalı, kazanın oluş şekline de itiraz ederek kusur raporunu kabul etmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının sunduğu belirtilen MOBESE kayıtlarına göre kusurun belirlendiği belirtilmiş ise de, MOBESE Kayıtları dosya içerisinde bulunmamaktadır. Davalı tarafından kazanın oluş şeklini kabul etmeyerek, kusura itiraz etmiş olduğundan, MOBESE kayıtları da dosyaya kazandırılarak, davalının itirazını karşılar şekilde kusur raporu alınması gerekirken, bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın, davalının tam kusurlu kabul edilmiş olması doğru görülmemiştir.

Bu durumda, öncelikle kazaya ait olduğu belirtilen MOBESE görüntüleri dosyaya kazandırılarak, ayrıca davacıya ait aracın kaza tarihindeki plaka ve Şasi no'su bildirilmek suretiyle, kaza tarihinden önceki tüm hasar kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden sorulmak suretiyle dosyaya kazandırılarak, aracın kazada hasar gören parçaların öncesinde orijinal olup olmadığı hususu tespit edilerek, bu çerçevede de aracın öncesinde aynı kısımlardan onarım görmüş ise, davacıya ait aracın öncesinde orijinal parçalar kullanılarak onarımının sağlandığı hususunda ispat hakkı tanınarak,

sonrasında davaya konu kaza nedeniyle araç onarımda kullanılan parçaların orijinal olup olmadığı ekspertiz raporundan anlaşılması mümkün değil ise gerektiğinde kullanılan parçaların tespiti açısından araç üzerinden keşifte yapılarak,

davacının kaza tarihinde orijinal olan parçalar yönünden, onarımının orijinal parça ile gerçekleştirilmesini talep etme hakkı bulunduğundan, bu durumda dahi ancak kullanılan parçanın iskontosuz değeri ile orijinal parçanın iskontosuz değeri arasındaki farkı talep etme imkanı bulunduğundan, bu çerçevede aracın orijinal parça ile tamiri halinde, aracın kaza tarihi itibariyle tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunun da değerlendirilmesi,

orijinal parça ile tamirinin ekonomik olmaması halinde ise, davacı ancak araç sovtaj değeri ile kaza tarihindeki değeri arsındaki farkı, sigorta şirketi tarafından yapılan onarımın iskontosuz bedeli de düşülmek suretiyle, sigorta limitini aşmamak üzere (sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeden sonra kalan limit) sigorta şirketinden talep edebileceği, bunun yanı sıra, aracın tamirinin ekonomik olduğunun kabul edilmesi durumda dahi, aracın ticari taksi olarak kullanılması, yaşı, 489.672 KM de olması,

önceki hasar kayıtları da nazara alındığında araçta değer kaybının oluşup oluşmadığının tespiti açısından ve ayrıca kazaya ilişkin MOBESE görüntüleri de değerlendirilmek suretiyle kusur durumunun değerlendirildiği gerekçeli, denetime ve karar vermeye elverişli üç kişilik bilirkişi heyetinden tazminat taleplerine yönelik rapor alınarak, sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliler toplanılmamış ve değerlendirmemiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının davalı ...

Sigorta AŞ lehine HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek açıklanan hususlarda eksiklikler giderilerek, kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklarda gözetilerek, sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın bulunması halinde infazda tereddüt oluşmaması için sigorta şirketinin sorumlu olacağı teminat limiti kararda gösterilerek ve sorumlu olacağı yargılama gideri ve vekalet ücreti limit çerçevesinde belirlenerek, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

3-İstinaf eden davalı tarafından istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş'ye iadesine,

4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara Batı 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/590 D.İş 2024/585 K. Sayılı icranın geri bırakılmasına dair karara istinaden Ankara Batı İcra Dairesi 2024/28328 E. Dosyasına depo edilen 180.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine

5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/920, K. 2026/347, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/920
Karar No
2026/347
Tarih
27 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/922 K.2026/195
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/923 K.2026/124
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/924 K.2026/57
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/924 K.2026/105
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/925 K.2026/267
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/925 K.2026/106

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.