KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/503
- Karar No
- 2025/600
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- Esas no
- 2023/425
- Karar no
- 2025/484
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.02.2023
- Numarası
- 2022/286 Esas 2023/144 Karar
- Davacılar
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
- Karar tarihi
- 11.04.2025
- Yazılma tarihi
- 05.05.2025
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 25.09.2021 tarihinde davalı şirkete ait olup davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacılara ait olup dava dışı sürücünün idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması sonucunda aracın hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımının hatalı olduğunu, ekte ibraz edilen ekspertiz raporunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, ... plakalı aracın trafik sigortası bulunmadığını ve davalıların zarardan sorumlu olduğunu, eksper raporunda hasar ve değer kaybının belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,
100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 325,00 TL ekspertiz raporu ücretinin yargılama gideri sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kazanın meydana geliş şekline ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağında ve ifade tutanaklarında kazanın meydana geliş şeklinin ifade edildiğini, davacıya ait aracının sürücüsünün beyanlarının çelişkili olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerine ilişkin olduğu, 23.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olması nedeniyle davalılardan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan raporun hukuka ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu, davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda ticari araçlara adet haline gelmiş kusurlama geleneğiyle hareket edildiğini, her iki aracın da yeşil fasılalı ışıkta geçtiğinin tanıklar beyan ettiğini, her iki araca eşit kusur verilmesi gerekirken tüm kusurun davacıya ait aracın sürücüsüne verilmesinin doğru olmadığını, davacı tanığının beyanının esas alınmamasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu araç ile davacılara ait aracın çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinde bulunmuş, mahkemece 23.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde de “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmüne, Kanun'un 50. maddesinde "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." şeklindeki düzenleme ile haksız filin bir türü olan trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, zarar görenin gerçek zararından sorumludur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 25.09.2021 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresindeki ...plakalı araç ile seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşakta beyanına göre sarı ışıkta geçiş yaparken yine beyana göre yeşil ışıkta geçiş yapmakta olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda kaza meydana geldiğinin belirtildiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 23.01.2023 tarihli raporda, sürücü ...'ın idaresindeki ...plakalı aracın, gündüz vakti meskun mahalde, yola gereken dikkatini vermediği,
hızını yol ve trafiğin şartlarına göre ayarlamadan tehlike arz edecek tarzda dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyretmesi neticesinde kırmızı ışıkta geçiş yaparak yeşil ışıkta geçen ... idaresindeki ... plakalı aracın sağ kısmına çarpması sonucu neden olduğu kazada %100 oranında (tamamen) kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, kroki, ifade tutanakları ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı,
kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2025/503, K. 2025/600, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama