KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/505
- Karar No
- 2025/782
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA.....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 21/11/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av.....
- Davalılar
- 1- ......
- Vekili
- Av.....
Karar Metni
2.067 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
2- ...... 3- ...... VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/04/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 09/01/2017 tarihinde davacı ...... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç ile içerisinde yolcu olarak ...... ve ......'ın bulunduğu bir sırada karşı yönden gelen davalı sürücü ...... sevk ve iradesindeki mülkiyeti davalı ......'e ait ...... plaka sayılı minibüs ile sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalının tam kusurlu olduğunu, Ereğli C.
Başsavcılığı'nın ...... soruşturma sayılı dosyasından da durumun anlaşılacağını, kazaya karışan ...... plaka sayılı minibüsü kullanan davalı sürücü ...... kazaya bizzat sebebiyet vermesi diğer davalı Timuçin Çamözü ise araç işletenin sorumluluğu nedeniyle meydana gelen zararlardan sorumlu olduklarını, Konya Ereğli .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından alınan ATK 3. İhtisas kurulunun raporunda davacının meydana gelen kaza sebebiyle %14 oranında malul olduğunun belirtildiğini,
ayrıca bu dosya üzerinden aktüerya raporu alındığını davacının sürekli iş göremezliğine ilişkin olarak talep edebileceği tazminat miktarının 142.355,38 TL olduğunu, bu belirtilen rakam üzerinden davanın ıslah edildiğini fakat tekrar aktüer bilirkişisi tarafından Konya Ereğli.....
Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına alınan raporda sürekli iş göremezliğe ilişkin tazminatın 203.597,75 TL olarak hesaplandığı, davada 2. Kez ıslah dilekçesinin sunulamadığını aradaki fark olan 61.242,37 TL yönünden ek bir dava açılması gerektiğini, arabuluculuk yolu ile davalılar ile anlaşma sağlanamadığını belirterek,
fazlaya ilişkin ve yargılamanın devamı sırasında asgari ücret katsayılarında yapılacak değişiklik sebebiyle talep edilebilecek tazminat miktarındaki artışın talep ve dava haklarının saklı olmak koşulu ile 61.242,37 TL sürekli iş göremezlik sebebiyle maddi zararın kaza tarihinden itiharen işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini,
kazaya karışan mülkiyeli davalılardan ......'e ait ...... plaka sayılı aracın trafik kaydı üzerine hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreçte 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati haciz nev'inden ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... A.Ş.
Cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigorta şirketine eksiksiz ve tüm bir başvuru sağlanamadığını, derdestlik ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya bakmaya yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerinin olduğunu, %14 maluliyet oranını kabul etmediklerini, kazadaki kusur durumu ve illiyet bağı olgularının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur oranının değerlendirilmesi gerektiğini, aktüer hesaplanmasının yapılması gerektiğini, somut olayda ödeme yapıldığı için borcun muaccel olamayacağını bu yüzden temerrüdden söz edilemeyeceğini, eksik evrak taleplerinin yerine getirilemediğinden davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine,
kusur olmaması ve yara izi nedeniyle fonksiyon kaybı bulunmaması ve maluliyet oluşmaması nedeniyle davanın reddine, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesini aksi halde başvuru tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle. "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede.
09/01/2017 tarihinde, içerisinde yolcu olarak ...... ve ......'ın bulunduğu ve davacı ...... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç ile davalı sürücü ...... sevk ve iradesindeki mülkiyeti davalı ......'e ait ...... plaka sayılı araç arasında gerçekleşene trafik kazası nedeniyle ek dava açıldığı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulduğu, Konya (Ereğli) .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ...
Karar sayılı ilamı ile 142.355,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, kararın kesinleştiği, Konya (Ereğli)..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dava dosyasında alınan, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 18/07/2019 tarihli raporunda; ......'un %100 oranında kusurlu olduğu, ...... ve davacı ...... ve ......'ın kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, aktüerya raporu ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve;
Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı 588.644,00 TL'nin 09/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketi açısından sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...... A,Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece kurulan hüküm ile ZMMS Poliçe Limitinin aşıldığını, mahkemece tekrar bilirkişi raporu alınarak asıl davada belirtilen miktarın çokça üzerinde tekrar zarar hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, faizin kaza tarihinden itibaren aleyhe faiz hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddin, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...... ve ...... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminata esas alınan verilerde kök rapordan farklı hiçbir değişiklik olmadığını, mahkeme tarafından alınan raporda bilirkişi tarafından sadece ..... Asliye Hukuk Mahkemesinde hükme esas alınan raporda kullanılan verilerin kullanılarak rapor düzenlenmesi gerektiğini, sadece yeni güncel verilen kullanılarak daha yüksek tazminat miktarlarının hesaplanması ile yakın güncel asgari ücretlerin uygulandığı rapora göre davanın kabulünün usule ve yasaya aykırı olduğunu, kararın müvekkilleri lehine kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Mahkemece verilen 11/02/2025 tarihli ek karar ile; "Davalılar ...... ve ...... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK.m.344 gereğince yapılmamış SAYILMASINA, " kararı verildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazası nedeniyle maluliyete dayalı sürekli iş göremezlik tazminat istemine ilişkindir.
1-Poliçe limiti ile sorumluluk itirazının incelenmesinde :
Somut olayda öncelikle davacının ilk davasının kısmi dava mı belirsiz alacak davası mı olduğunun tespiti gerekmektedir.
HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.
Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.
6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarında yaralanmadan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 17 HD 2015/14980 E 2018/8201 K )
Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür.
Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır.
Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.
Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden ve fazlaya hak saklı tutularak açılan eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir
Nitekim Yargıtay 17 HD'nin 2019/2997 esas 2021/331 karar sayılı ilamı.
Somut olayda, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş olması yeni bir ek dava açarak istemin artırılmasına engel değildir. Bu itibarla, davalı vekilinin itirazı haklı değildir.
Konya Ereğli Asliye Hukuk mahkemesi ... esaslı dosyasında verilen karar neticesinde davacı tarafından EREGLI(KONYA) ICRA DAIRESI Açk: ... Esaslı dosyası ile takip başlatılmış ve bu takip için sigorta şirketi tarafından asıl alacak faiz ferileriyle birlikte 332.290,00 tl ödenmiştir. Bu ödenen bedelin 227.247,23 TL sinin davacının sürekli iş göremezlik tazminatının alacak ve ferisi olduğu poliçe limitinin kaza tarihi itibari ile 330.000,00 TL olduğu bakiye limitin 102.752,77 TL olduğu anlaşılmakla itirazın kabulü gerekmiştir.
2-Faiz başlangıcına itirazının incelenmesinde :
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Davacının dava açmadan önce davalı sigortacıya başvuruda bulunduğuna ilişkin bir iddiasının bulunmaması, davalı sigortacının da davadan önce başvuru olmadığını savunmuş olmasına göre, sigortacının en erken dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek, davalı sigortacı için temerrüt faizinin dava tarihinden işletilmesini talep edebilir.
(Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/25016 Esas 2017/5136 Karar sayılı ilamları)
Somut olayda başvuru tarihi belirlenemediğinden ilk dava açılış tarihinden faize hükmedilmelidir.
Bu nedenle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/505, K. 2025/782, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama