KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/160 - 2026/178
- Esas no
- 2026/160
- Karar no
- 2026/178
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25.11.2025
- Numarası
- 2025/1101 Esas
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazılma tarihi
- 10.02.2026
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.08.2025 tarihinde davacı adına kayıtlı olan ve oğlu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca ile davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu davacıya ait aracın hasar gördüğünü, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, davacı ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın pert/hasar bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL, araçtan yoksun kalma tazminatı olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000.00 TL maddi tazminat haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalı ... adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 25.11.2025 tarihli ara karar ile; dava konusu edilen muaccel bir alacağın varlığı ve talep edilebilirliği yaklaşık olarak ispat edilmediğinden, yaklaşık ispat anlamında davacı tarafça mevcut durum itibariyle herhangi bir delil sunulmadığından ve ayrıca alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya ait araç sürücününün tam kusurlu olduğunu, emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, ispat koşulunun sağlanması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasından kaynaklanan hasar/pert bedeli ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat istemidir.
İİK'nın 257. maddesi hükmüne göre: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
(Ek fıkra: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. md.;Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Dosya kapsamına göre; 21.08.2025 tarihinde davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucu davacının aracının hasar gördüğünü, davalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL pert/hasar bedeli ve 1.000,00 TL araçtan yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün icrasını temin bakımından davalı ... adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davanın trafik kazasından kaynaklanan hasar/pert bedeli ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat miktarı dikkate alındığında, alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir miktar olması, kusur oranı, alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi, alacağın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşullarının gerçeklemediği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2026/160, K. 2026/178, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama