KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Vekilleri Davalı
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas No
- 2022/1247 - Karar No:2024/739
- Dosya no
- 2022/1247
- Karar no
- 2024/739
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/06/2022
- Numarası
- 2020/647 E-2022/586 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat, Menfi Tespit, İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.520 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, menfi tespit, istirdat istemlerine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkilinin ... AVM ve ... AVM’de bulunan ... mağazalarının dekorasyon işini üstlendiğini, bu dekorasyonun bir parçası olan mağazanın cam kapılarının satış ve montajı işi için de davalı ile aralarında sözlü sözleşme yapıldığını, ancak davalının ... AVM’deki ... mağazasına yaptığı bir kapının patladığını, davalının asli kusuru sebebiyle patlayan bu kapının ve olası başka bir patlama ile yaşanacak can ve mal kayıplarının önüne geçmek için ...
AVM’deki ... mağazasının da cam kapılarının yeniden dava dışı 3. kişiye yaptırıldığını, yine cam kapıların patlaması sonucu meydana gelen zararların müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin Türkiye’de açılacak diğer ... mağazalarının dekorasyon işlerini bu sebeple kaybederek maddi bir zarara uğradığını ve bu durumun piyasada duyulması ile ciddi bir itibar kaybı yaşayarak manevi zarara uğradığını belirterek;11.075,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden, 5.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini,
24/03/2014 tarihli 23.523,00 TL bedelli ve 24/03/2014 tarihli 11.977,00 TL bedelli faturalardan ve bu faturalar nedeniyle davalıya verilen çeklerden borçlu olmadığının tespitini, 10/02/2014 tarihli tahsilat makbuzları ile davalıya ödenen 3.000,00 TL’nin iadesini, aksi halde davalı tarafından satış ve montajı yapılan ayıplı mallar nedeniyle ödenen iş ve mal bedeli olan 35.500,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin ... AVM ve ... AVM’lerinde ... isimli mağazalara 2014 yılı Mart ayında 4 adet standart dışı fırınlanmış 10 mm kalınlığında cam kapı imalat ve montajı ile cephe kaplaması, vitrin camlarının sökülmesi ve montajı işlerini yaptığını, 20/04/2014 tarihinde müvekkiline ...
AVM ... mağazasında yapılan kapılardan birinin kırıldığının bildirildiğini, yapılan incelemede kapının kullanım hatası sonucu kırıldığının tespit edildiğini, buna rağmen davacı tarafından imal edilen diğer üç kapının da kırılma riski nedeniyle iade edilmek istendiğini ve doğacak zararın giderilmesinin istendiğini, kırılan kapıyı yenisi ile değiştiren ... isimli firmadan alınan raporun, davacı talebi ile hazırlanması nedeniyle maddi gerçeklere aykırı olduğunu, iş bedelinin de muvazaalı olarak belirlendiğini, müvekkilinin zaten kapının yeniden imali için 1.000,00 TL ücret teklif ettiğini,
iddianın aksine kapı kollarının 8 mm değil 10 mm delindiğini, imalat ve montaj hatası olmadığını, zaten kapının yaklaşık 1 ay sonra patladığını, bunun da kullanım hatasını gösterdiğini, taraflarınca da halen ... isimli firmanın deposunda bulunan cam kapılar üzerinde ... ..Ltd.Şti. yetkilisine yaptırılan inceleme üzerine düzenlenen rapor ve çekilen resimlerin ekte sunulduğunu, uzman bilirkişi tarafından yapılan incelemede, kapı kollarının 10 mm delindiğinin tespit edildiğini, bu hususun mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen 22/02/2018 tarih ve 2014/450 Esas-2018/103 Karar sayılı davanın reddine dair karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin, 04/11/2020 tarih ve 2020/859 Esas-2020/1090 Karar sayılı kararı ile; “…..Taraflar arasında sözlü olarak dava dışı iş sahibine ait ... AVM ve ... AVM’de bulunan ... mağazalarının dekorasyon işinin bir parçası olan cam kapıların satış ve montajı işi için sözleşme yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Bu sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı yüklenici, davalı taşerondur.
Davacı yüklenici, bu sözleşme kapsamında davalı taşeron tarafından imali ve montajı yapılan cam kapıların gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek menfi tespit, istirdat ve tazminat talebinde bulunmuş, davalı taşeron ayıp iddiasını inkar etmiştir.
Ayıptan doğan zararın varlığı ve miktarı ile zarardan sorumluluğu gerektiren kusurun kanıtlanması konusunda ispat kurallarına bakılmalıdır. HMK'nın 190/1. maddeye göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu nedenle ayıptan doğan hakların kullanılması için davacı yüklenici eserin ayıplı olduğunu kanıtlamak zorundadır.
Bu kapsamda davacı yüklenici tarafından, ayıplı olduğu ileri sürülen kapının kırılma anına ilişkin görüntülerin bulunduğu CD de delil olarak dosyaya sunulmuş, bu CD bilirkişi heyeti tarafından, kamera kayıtları içindeki dosya uzantılarının bulunmaması nedeniyle açılamadığı belirtilerek incelenmemiştir.
Hukuki dinlenilme hakkının düzenlendiği HMK 27. maddeye göre davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
Bu durumda davacının iddiasını ispat için dosyaya delil olarak sunduğu CD görüntüleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacı vekiline bilirkişilerin kamera görüntülerini incelemesine olanak sağlayacak şekilde CD örneğinin sunulması için süre vermek, bu görüntüler incelendikten sonra düzenlenecek olan rapor kapsamında değerlendirme yapmaktan ibarettir.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
Kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekilinden CD örneği sunması istendiği, gelen CD örneği kapsamında bilirkişi ek raporları alındığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki cam kapı yapımı ve montajını konu alan eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile sözleşme nedeniyle düzenlenen faturalardan ve bu faturalar nedeniyle davalıya verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, ödenen bedelin istirdatı, mümkün olmaması halinde sözleşme bedelinin istirdatı istemi ile iş bu davanın açıldığı,
dosya kapsamında Ankara BAM 27. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 25/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; kırılan cam kapının imalat kurallarına uygun yapıldığı, ayıplı imal edilmediği, kapının fen sanat tekniğine uygun yapılmamış olması sebebiyle kırıldığı yönünde herhangi bir bulguya rastlanılmadığı,
kapı kırılmasının farklı bir sebepten kaynaklanabileceği, davacı yüklenicinin kırılan cam kapının fen sanat tekniğine uygun yapılmamış olması sebebiyle ayıplı ifa edildiğine yönelik iddiasını ispat edemediği hususunun tespit edilmesi sebebiyle davacı yanca davasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; yapılan yargılamada dosyaya sundukları ve kesin delil niteliğine haiz faturalar dahi kabul edilmeksizin, bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeden, eksik ve özensiz inceleme ile karar verildiğini, 25/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda teslimatın, kurulumun ne şekilde yapılmasının daha iyi olabileceği ve davaya konu patlamanın neden gerçekleşmiş olabileceği şeklinde kabataslak bir inceleme yapıldığını, bu rapordaki incelemenin detaylandırmadan uzak olduğunu, raporda yalnızca birtakım teknik ancak yüzeysel bilgiler verildiğini, raporda ''olabileceği'', ''kaynaklanabileceği'' vb. ifadeler yer aldığını,
davaya konu olaya sebebiyet veren arızanın cam kapıları kumanda eden yere gömülü motorun mu, kulp deliği/ kulp çapı problemi mi, dönmeyi sağlayan mil genişliği mi yoksa herhangi farklı bir sebepten olduğunun belirlenemediğini, buna ek olarak bu tarz sonradan gelişebilecek durumlar için esneme payları bırakma hususunda davalı tarafın sorumlu olduğundan bahsedilmediğini, bilirkişinin inceleme ve tespitler başlığı altında yer verdiği açıklamaların her ne kadar son paragrafında somut olayın meydana gelme sebepleri arasında birden çok olasılık belirtilmişse de üzerine detaylı bir inceleme yapmadığını,
bilirkişinin meydana gelen olayı teknik açıdan sadece pencere kulbunun mili üzerinden hesapladığını, kendi incelemesinin son paragrafında yer verdiği olasılıkların hiçbirinin teknik ve matematiksel hesaplamalarına veya incelemelerine değinmediğini, bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme teşkil ettiğini ve hükme esas alınmaması gerektiğini, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda daha önceki raporlarda olduğu gibi kendi içinde çelişki barındırdığını, ilgili raporda hem "cam kaç mm kalınlıkta ise delinecek kulp deliklerinin çapı camın kalınlığı ve kalınlığından fazla olmalıdır,
aynı çapta olsalardı içinden mil geçemezdi" hem de "kulp çaplarının 10 mm olduğu" yönünde ifade bulunduğunu, bu iki ifadenin birbiriyle çeliştiğini, zira camın kalınlığının ... firmasının yetkilisi tarafından yapılan ölçümde de 10 mm olduğunun belirlendiğini, bilirkişi, raporunda hem kulbun hem de camın aynı ölçüde olmasının imkansızlığından bahsetmişken kulpların ölçüsünün camla aynı olduğunu ileri sürmesinin abesle iştigal olduğunu, bilirkişi raporlarındaki eksik inceleme ve çelişki içeren tespitlerin üzerinden hüküm tesis edilmesinin,
dosyanın özensiz ve eksik incelendiğinin göstergesi olmasının yanı sıra hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu belirterek; yapılacak istinaf incelemesi neticesinde dosya üzerinden karar verilerek mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasını ve dosyanın mahkemeye iadesini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan, gizli ayıplı imalat nedeniyle bedelin iadesi, oluşan zararın tazmini için açılan alacak, menfi tespit ve istirdat ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/1247, K. 2024/739, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama