KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davalı
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/1248
- Karar no
- 2024/1545
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 13/04/2021
- Numarası
- 2019/70 E. - 2021/114 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/04/2021 tarih ve 2019/70 Esas - 2021/114 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı Şirketin 2017/57964 sayılı "...+şekil ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "M" unsurlu markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerinde "..." markası ile özdeş hale gelmiş "m" ibareli logoları kullandığını, özellikle turuncu "m" harfinden oluşan seri markalarının bulunduğunu, müvekkilinin sahip olduğu bu seri markaların ortalama tüketici nezdinde müvekkili ile özdeşleşmiş hale geldiğini,
nitekim bu durumun Ankara 1. FSHHM’nin 2012/19E – 2012/182K sayılı ilamı ile de tespit edildiğini ve anılan kararın Yargıtay tarafından onandığını, davalının marka başvurusunun, müvekkili markaları ile iltibasa yol açacağını, markalar arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, her iki taraf markasında da "M" harfi ile başak figürlerinin bulunduğunu, dava konusu başvuruda her ne kadar "..." ve "un" ibarelerine yer verilmiş ise de "..." ibaresinin okunamayacak kadar küçük konumlandırıldığını, "un" ibaresinin ise 30. sınıf mallarda tanımlayıcı bulunduğunu, bu nedenle başvurudaki tek esaslı unsurun "M" harfi olduğunu,
dava konusu başvurunun özellikle 2016/85791 sayılı müvekkili markası ile aynı görsele sahip bulunduğunu, müvekkilinin sahip olduğu seri markalar dikkate alındığında, dava konusu başvurunun aynı tür mal ve hizmetler için tescil edilmek istenmesinin, müvekkili tarafından sunulan bir ürün olduğu algısını oluşturacağını, müvekkili markalarının tanınmış olması nedeniyle dava konusu markanın tescilinin davalı lehine haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin “M” markasının yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazanarak tanınır hale geldiğini, başvurunun aynı zamanda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek,
YİDK'in 2018-M-10891 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının markalarında yer alan "M" harfinden kaynaklı benzerliğin iltibas oluşturmayacağını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraf markalarının 30. sınıfta birebir aynı, aynı tür malları kapsadıkları gibi markaları oluşturan işaretlerin bütüncül kompozisyonlarında da benzer algılar oluşturacak düzeyde görsel ve kavramsal yakınlık ihtiva ettikleri, karşılaştırılan işaretlerin harf markası olması nedeniyle fonetik bir değerlendirme yapılmasının doğru olmayacağı, harflerin birebir aynı sese sahip olduğu, davacı yanın "M" logosu etrafında, çeşitli alternatif varyasyonlar ve ek unsurlar ile birlikte yarattığı bir seri marka ailesinin bulunduğu,
dava konusu görselin de özellikle "M" harfinin yazım karakteri ve kullanılan renk unsuru nedeniyle davacının bu seri marka ailesinin bir üyesi olduğu algısı oluşturarak davacının önceki markalarından imaj transferi oluşmasına neden olabilecek düzeyde bir benzerlik taşıdığı, davacı yanın aynı zamanda tanınmışlık nedeniyle de dava konusu markanın varlığını engellemesinin mümkün olduğu,
bu nedenle dava konusu markanın tescilinin davacı yan markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlama ve davacı yanın ilgili piyasada oluşturduğu/oluşturmaya çalıştığı ayırt edici karakteri zedeleyeceği ve bu nedenle tanınmışlığa dayalı olarak da davacı markalarının korunması gerektiği, davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğuna yönelik iddiaları destekler herhangi bir delilin mevcut olmadığı, salt benzerlik iddiasının kötü niyetin varlığını göstermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2018-M-10891 sayılı kararının iptaline, 2017/57964 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile Kuruma itiraz aşamasında ileri sürülen davacı markaları arasında ayniyet ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvuruda yer verilen kelimelerin kırmızı renkle oluşturulmuş iken şekil unsurlarının ise sarı renkli olduğunu, davacıya ait markalarda ise "M" harfinin çoğunlukla turuncu renkle oluşturulduğunu ve farklı şekil unsurlarına yer verildiğini, görsel ve algısal olarak markaların farklı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun yanlış değerlendirildiğini, başvuru konusu markanın bıraktığı bütünsel algının,
davacı markaları ile hiçbir bağlantı veya ilişkilendirilme ihtimali yaratmadığını, taraf markalarının bütün olarak bıraktıkları izlenim farklı olup, bu nedenle de tanınmışlığın işbu davaya etkisinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "M" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,
zira taraf markalarında "M" harfine ortak olarak yer verildiği ve her ne kadar tek başına harfler kimsenin tekeline verilemez ise de tertip tarzı ve kullanılan başak şekli itibariyle taraf markaları arasında benzerlik yaratıldığı, dava konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, öte yandan davacı markalarının tanınmış olduğu ve somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/5 maddesinde düzenlenen koşulların da oluştuğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1248, K. 2024/1545, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama