İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1292 K.2024/801

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonunda;

Esas2022/1292Karar2024/801Tarih9 Ekim 2024Okuma13 dk · 2.517 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Ekim 2024
Esas No
2022/1292 - Karar No:2024/801
Dosya no
2022/1292
Karar no
2024/801
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/12/2021
Numarası
2018/712 E-2021/883 K
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Eser Sözleşmeden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
01/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.517 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; işveren davalı ve müvekkili yüklenici davacı arasında 23/10/2017 tarihinde akdedilen "Eryaman Stadyumu Çelik Çatı İmalat İşleri Sözleşmesi"nin 2. maddesi ile yüklenicinin kendi SGK işyeri numarasına kayıtlı personelinin geçici görevlendirilmesi ile görevlendirilmiş işçiler tarafından işverenin aşağıda belirtilen projelerinde, işverenin atölyesinde, işverene ait her çeşit ve geometrideki çelik profil, boru, köşebent ve saç levhalarla her yükseklik ve her açıklık için makas, aşık, gergi çubuğu, rüzgar bağlantı çubukları,

vs.'nin çelik eleman projesine uygulama projelerine ve detaylarına (shop drawings) proje eki olan detay ve şartnamelere uygun olarak imali ve işverene teslimi hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin yeterli sayıda şirket işçisini davalı işyerinde görevlendirerek işe başladığını, sözleşmenin 8. maddesi gereği sözleşme tarihinden itibaren işveren tarafından kendisine verilen 200 Ton/Ay imalatın teslimini üstlendiğini, bu madde gereği her türlü malzeme, mamul, yarı mamul ve hammaddenin davalı işverence temin edileceğinin açık olduğunu,

200 Ton/Ay imalata yetecek sayıda işçiyi hazır bulunduran müvekkiline 200 Ton/Ay imalat yapacak malzemenin davalı işverence teslim edilmediğini, sözleşmeyi takiben Kasım ayı için 69 ton, Aralık ayı için 109 ton, Ocak ayı için 136 ton, Şubat ve Mart ayı için 142 ton seviyesinde imalata yeter malzeme teslim edildiğini, sözleşmenin 4h maddesine göre, işverenin yükleniciye göndereceği malzemelerde eksiklik olması halinde yüklenicide oluşacak işgücü kaybının, mutabık kalınan adam/saat ücreti (15,00 TL) ile ödeyebileceğini ve/veya işverenin kendi fabrikasında farklı bir iş temin edip çalıştırabileceğini,

bu düzenlemeye göre işverenin müvekkiline işçi başına 15,00 TL/ Saat ödeme yapması gerektiği, birçok mail ve mesajlarına rağmen davalı yanca çözüm sunulmadığını, hatta yeterli malzeme sağlanmaması sebebiyle 24/01/2018-31/01/2018 tarih aralığı boşta kalan 4 usta ve 4 yardımcı personelin hesaplaması yapılarak ödenmesi talepli yazılarının ve tutanağın müvekkili ve davalı şirket yetkililerince imza altına alındığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde Yenimahalle 3. Noterliği'nin 14/02/2018 tarih ve 5057 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, sözleşmeye aykırılıktan doğan zararın tazmininin,

verilen teminat senetlerinin iadesinin, gelecek döneme ilişkin iş planının bildirilmesinin ihtar edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, yapılması gereken imalatların fabrika alanı dışında davacı tarafça yapıldığının tespit edildiğini, akabinde Yenimahalle 3. Noterliği'nin 21/03/2018 tarih ve 9122 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı yanca Ankara 35. Noterliği'nin 26/03/2018 tarih ve 9828 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile her iki ihtarnameye de itiraz edildiğini, davalı yanca uzlaşma yapılmaması, ihtarnamelere cevap verilmemesi,

hiçbir değişiklik yapılmaması üzerine Yenimahalle 3. Noterliği'nin 23/03/2018 tarih 9506 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 4 numaralı hakediş faturasının tebliğ edilerek sözleşme süresince yapılan kesintilerin toplamının ödenmesinin istendiğini, davalı yanca Ankara 35. Noterliği'nin 11/04/2018 tarih ve 11621 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talebin bir kısmının karşılanacağının beyan edildiğini belirterek; davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmede süre kararlaştırılmadığını, davacının 200 Ton/Ay kapasiteye kadar kendisine verilen işleri bu miktarda imalat ile yapabileceğini taahhüt ettiğini, sözleşme maddelerinde müvekkilinin asgari 200 ton imalat çıkaracak malzeme teslim edeceğine dair taahhüdü bulunmadığını, dolayısıyla aylar itibariyle teslim edilen malzeme miktarlarının sözleşme kapsamına uygun olduğunu, davacının zarar talep etmesinin tamamen davacının organizasyon ve iş kapasitesi ile ilgili olduğunu, davacının müvekkili harici başka kişiler ile de ticari faaliyet sürdürdüğünü,

müvekkili ile olan işler kapsamında projelerin uygulama programına göre davacıya işler verilip karşılığında sözleşmeye göre hakediş bedellerinin ödendiğini, davacının hem iş verilmediğini iddia edip hem işçi sayısını artırdığı iddiasının çelişkili olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre işçilerin tüm işçilik haklarının ödenmesinin yüklenici olarak davacı sorumluluğunda olduğunu, davacının tahmin ettiği iş miktarının olmamasından dolayı uğradığı iş gücü kaybını başka bir firmanın karşılamasını istemesinin hukuken mümkün olmadığını,

müvekkilinin haklı olarak yürüttüğü projelere göre işin miktarınca malzeme göndererek imalat yaptırdığını ve bedelini ödediğini, hukuka uygun olmayan ihtarnameler ile alacak taleplerinin müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; toplanan delillere göre; davacı tarafın dosya kapsamındaki talebinin davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsili olduğu, dosyada yapılan imalatlarla ilgili sunulan kayıt ve belgelere göre yaklaşık olarak 2017 yılı Kasım ayında 69 ton, 2017 yılı Aralık ayında 109 ton, 2018 yılı Ocak ayında 136 ton, 2018 yılı Şubat ve Mart aylarında toplam 142 ton imalatın yapıldığı, buna göre yapılan imalatın 200 tonun altında olduğu,

taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4h. maddesinde "İşveren, Yüklenici'ye göndereceği malzemelerden eksiklik olması sebebiyle Yüklenici'de oluşacak iş gücü kaybını mutabık kalınan adam/saat ücreti (15,00 TL) ile ödeyebilir ve/veya İşveren kendi fabrikasında farklı bir iş temin ederek çalıştırabilir.

İşveren ve Yüklenici tarafından uygun bulunan yöntem seçilecektir." şeklindeki düzenleme ile iş gücü kaybına ilişkin bir ücret belirlendiği, madde metnine göre işgücü kaybı hesaplanabilmesi için malzeme eksikliğinin ön şart olarak getirildiği, dolayısıyla davacının ihtarnamelerinde belirttiği işgücü kaybı bedellerinin buradan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerektiği, bilirkişi kurullarınca dosyada mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi ile malzemelerin eksik olduğuna dair somut bir delile rastlanmadığı, davacı ihtarnamesinde bahsi geçen 200 ton/ay imalat miktarına ilişkin iddialar ile ilgili olarak,

taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesiyle. 200 ton/ay imalat tutarına ilişkin bir taahhüdün olmadığı, öte yandan sözleşmenin işin süresi başlıklı 8. maddesinde "Yüklenici sözleşme konusu işi, sözleşme tarihinden itibaren yeterli sayıda elemanla işveren tarafından kendisine verilen aylık olarak 200 ton/ay imalatı teslim etmeyi....peşinen kabul ve taahhüt etmiştir." denildiği, söz konusu taahhüdün davacı yüklenici tarafından, davalı işverene verilen bir taahhüt olduğu,

sözleşmenin 4.h maddesinde "İşveren, Yüklenici'ye göndereceği malzemelerden eksiklik olması sebebiyle Yüklenicide oluşacak iş gücü kaybını mutabık kalınan adam/saat ücreti (15,00 TL) ile ödeyebilir ve/veya işveren kendi fabrikasında farklı bir iş temin ederek çalıştırabilir." şeklinde düzenlemeye yer verildiği, buna göre işgücü kaybı var ise ispat yükünün davacı yükleniciye ait olduğu ancak dosyada buna ilişkin sunulan tek belgenin ise davacı çalışanları tarafından tutulan tarihsiz bir tutanak olduğu,

bunun yanı sıra söz konusu imalat işinde kaç personelin istihdam edileceğine dair sözleşmede bir düzenleme bulunmadığı gibi aylar bazında çalışan listeleri, puantaj kayıtlarının da yer almadığı, açıklanan nedenlerle davacının davasını ispat edemediği, davasını ispat edemeyen davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı tarafın yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere müvekkiline teslim edilen malzeme kadar imalat yapıldığının sabit olduğu, bir sözleşmede, sözleşme yüklenicisinin tüm gider ve masrafları kendine ait olmak kaydıyla 200 Ton/Ay malzeme imalatı için yeterli personeli çalıştırmak ve iş için hazır şekilde bulundurmak zorunluluğu olmasının, buna karşılık imalatı yapılacak malzeme temini ile sorumlu işverenin ise yükleniciye teslim edeceği malzeme miktarı konusunda keyfe keder davranabileceğinin değerlendirilmesinin mümkün ve kabul edilebilir olmadığını, mahkemenin,

yüklenicinin 200 Ton/Ay imalat ile sorumlu olduğu, ancak işverenin bu imalat için gerekli olan malzemeyi temin yükümlülüğü bulunmakla birlikte, bu malzemeyi teslim etmese de sorumluluğunun olmayacağı şeklindeki yorumunun hak ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığını, sözleşmenin 8. ve 4h maddelerinin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve birlikte yorumlanması gerektiğini, aksi durumda, yüklenicinin, menfaat dengesine aykırı bir taahhüt altına girmiş olacağını, esasında sözleşme hükümlerinin açık olup ilave bir yorum gerektirmemekte ise de,

sözleşmenin gerekçeli kararda gerekçelendirildiği gibi değerlendirilmesinin müvekkilini zarara uğratacak nitelikte olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının, her ay en az 200 ton malzeme vermeyi taahhüt etmesine rağmen bu malzemeyi sağladığını tevsik edemediğini, sırf buna ilişkin tutanak tutulmaması sebebiyle yorumun davalı yanından kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tazminat ödenmesi için tutanak tutulma zorunluluğu bulunmadığını, her ay yapılan imalatların, çalışan işçi sayılarının, makinelerin kapasitesinin belli olduğunu, malzeme verilmiş olması halinde imalat yapılabilecek iken,

imalat hakediş raporları incelendiğinde, imalatların aylık 200 tonun altında kaldığının anlaşıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hakediş raporlarından söz edilmediğini, yine raporda imalat miktarlarının, makine ve işçi kapasitesine göre davalının söz konusu malzeme sağlama taahhüdüne aykırı davranıp davranmadığının incelenmediğini, raporun bu hali ile eksik olduğunu, müvekkilinin 2017 Kasım-2018 Mart döneminde ifa ettiği iş miktarını gösterir hakediş raporlarının, gün be gün imalat miktarını gösterir dökümlerin dosyada mevcut olduğunu, davalı tarafından ne kadar malzeme verildiyse ve temin edildiyse tamamının imal edildiğini,

taahhüt konusu iş süresince veya sonrasında davalı işverenin, müvekkiline keşide ettiği, işin eksik yapıldığı, verilen malzemelerin kullanılamadığı gibi bir ihtarı yada bildirimi bulunmadığını, dolayısıyla, işverence temin edilen malzemelerin hakediş raporlarında belirtilen miktarlardan eksik yada fazla olmadığını, makine mühendisi bilirkişi tarafından sözleşmeye konu imalat işinin (Ankara Eryaman Stadı) tekniği, sözleşmenin yürütülmesi ve işin ifası konusunda sözleşme ve hakkedişler ile ilgili yorum ve değerlendirme yapılmadığını,

24399010113284380062691000SGK işyeri nolu işyerine ilişkin SGK bildirgelerine esas ücret bordroları ve tahakkuk dökümlerinde müvekkili nezdinde taahhüt konusu iş döneminde çalışan tüm işçilerin, ay be ay, çalıştıkları gün ve ücretlerinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda, talep konusu edilen miktarın hesaplamasında 110,5 gün sayısına nasıl ulaşıldığının tespit edilemediğinin belirtildiğini, bu gün sayısının çalışılan gün sayısı olup, dosyada mübrez hakediş raporlarından çalışılan gün sayısının tespit edilebileceğini, yalnızca tutanak olduğu zaman için işgücü kaybı tazminatı hesaplanmasının eksik ve hatalı olduğunu,

işyerindeki malzeme temini ve işgücü-makine kapasitesine göre çalışmayan işçilerin bulunduğu günlerin hakediş raporundan tespit edilerek (bu raporlarda günlük çalışma imalat kayıtlarının mevcut olduğu ve davalı yetkilileri tarafından imzalandığı) hesaplama yapılması gerektiğini, dolayısıyla, eksik bilgi ve belgelerle düzenlenen raporun buna ilişkin kısımlarını da kabul etmediklerini, çalışmanın hangi tarihlerde yapılamadığının incelenmesinin ve irdelenmesinin gereksiz olup, dosyada mevcut hakediş raporlarında mevcut iş miktarlarına göre aylık işgücü kaybı tazminatı miktarının hesaplanabileceğini,

hesaplamaya ilişkin örnek metodun bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesinde belirtildiğini, bu hesaplamanın yapılmamasının eksiklik olduğunu, müvekkilinin her ay sözleşme ile belirlenenden çok daha az miktarda iş yaptığının açık olduğunu, sözleşmede belirlenen miktarın %30-%40 miktarlarında iş yapılan aylar bulunduğunu, buna göre davalının haksız ve keyfi uygulamaları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığının açık olduğunu, sözleşmeye göre müvekkili tarafından aylık 200 ton imalat yapılması taahhüdü verildiğine ve bunun malzemesinin işveren davalı tarafından karşılanacağı da kararlaştırılmış olduğuna göre,

davalının da aylık ortalama 200 ton malzemeyi temin etme yükümlülüğünde olduğunun kabulü gerektiğini, aksi halde sözleşme şartlarının yerine getirilebilmesinin mümkün olmayacağını, müvekkilinin, işin başlangıcından itibaren uzunca bir süre, sözleşme hükümlerine ve müvekkili yüklenicinin ticari menfaatlerine uygun iş malzemesi verilmesi konusunda sözlü ve yazılı birçok talepte bulunduğunu, işverenin, sözleşmenin başlangıcından itibaren sözleşme hükümlerine uygun davranmadığını, söz konusu işi, toplam iş miktarına ve iş süresine göre 2 taşeron tarafından yaptırılması teknik olarak kabul edilebilir iken,

müvekkilinin de dahil olduğu 3 ayrı taşerona yaptırarak, her bir taşerona düşen iş miktarlarını azalttığını, sözleşme konusu taahhüdüne aykırı davrandığını, davalı işverenin sözlü ve yazılı bildirimlerin hiçbirisini dikkate almadığını, öte yandan, bilirkişi raporunda, dava dilekçesinde belirtilen ve sözleşmenin 2.maddesinde belirtilen aşık imalatlarının hiç yaptırılmamasından kaynaklanan zarara ilişkin bilirkişi raporunda hiçbir değerlendirme yapılmadığını, aşık imalatlarının, diğer imalat kalemlerine göre maliyeti daha az olan bir iş olduğunu,

müvekkili tarafından verilen fiyatın tüm imalat kalemlerinin yaklaşık maliyetlerine göre hesaplanarak verildiğini, ancak davalı işverenin, maliyeti daha düşük olup genel birim fiyatı düşüren "aşık" imalatlarına ilişkin hiçbir işi müvekkiline vermediğini, dolayısıyla yüksek maliyetli işleri daha düşük fiyata yaptırıp, düşük maliyetli işleri kendisi yaparak bu bakımdan da haksız bir menfaat elde ettiğini,

Etimesgut Belediyesi'nden Eryaman Stadı'na ait projenin istenmesiyle makine mühendisi ve/veya inşaat mühendisi tarafından sözleşme konusu "çelik çatı imalat işleri"nin miktarlarının iş kalemlerine göre ayrı ayrı çıkartılması ile ve müvekkili tarafından yapılan aylık imalatların karşılaştırılması ile müvekkiline uygulanan haksız uygulamaların ortaya çıkacağını, iş projesi dosyada mevcut olduğuna göre, aşık imalatlarının makine mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tespit edilip incelenerek,

bundan dolayı talep konusunda da hesaplama yapılması gerekmekte iken buna yönelik itirazları da değerlendirilmeyerek eksik yapılan inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yine mahkemenin yemin delili konusundaki değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, yemin delilinin hatırlatılması üzerine HGK kararına da atıf yapılarak yemin delilinin ancak diğer tüm deliller dosyaya kazandırıldıktan sonra değerlendirilmesi ve hatırlatılması gerektiğinin belirtildiğini, yine Yüksek Mahkeme kararlarında,

yemin delilinin dosya kapsamına göre ispatlanamayan hususlarda son çare olarak başvurulacağı belirtilmiş olmasına göre; öncelikle yeminden başka delillerinin hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde toplanmasını talep ettiklerini, hükme esas alınabilecek bir bilirkişi raporu alınmamış olduğundan, iddialarının ispatlanamadığından söz edilemeyecek olup, Mahkemenin yemin delilini söz konusu aşamada hatırlatmasının ve yemin deliline başvurup başvurulmayacağının sorulmasının usule, yasaya, yerleşik Yargıtay ilkelerine de aykırı olduğunu belirterek;

mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak neticeten davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen 23/10/2017 tarihli "Yüklenici Sözleşmesi" niteliği itibariyle Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı ... Çelik Konstrüksiyon Makina İnş.San.Tic.Ltd.Şti. (sözleşmede belirtildiği şekliyle) yüklenici; davalı ... Mühendislik İnşaat San.ve Tic A.Ş.(sözleşmede belirtildiği şekliyle) iş sahibidir.

Sözleşmenin 4. maddesi "İşverenin Yükümlülükleri" başlıklı olup, bu maddenin (h) bendine göre; işveren, yükleniciye göndereceği malzemelerden eksiklik olması sebebiyle yüklenicide oluşacak iş gücü kaybını mutabık kalınan adam/saat ücreti (15,00 TL) ile ödeyebilir ve/veya işveren kendi fabrikasında farklı bir iş temin ederek çalıştırabilir. İşveren ve yüklenici tarafından uygun bulunan yöntem seçilecektir.

Sözleşmenin 8.maddesi ise "İşin Süresi" başlıklı olup, bu maddeye göre; yüklenici sözleşme konusu işi, sözleşme tarihinden itibaren yeterli sayıda elemanla işveren tarafından kendisine verilen aylık olarak 200 Ton/Ay imalatı teslim etmeyi, her projenin kendi iş programına uygun bir sürede işverene teslim etmeyi, geç teslim edilen her ton başına 500,00 TL/Ton gecikme cezası ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt etmiştir.

Proje iş programına göre; yükleniciye 15 gün önceden haber vermek kaydıyla ve işverenin talebi ile kapasite artırılabilecek ve işin süresi kısaltılabilecektir. İşçilerin sayısının artırılması veya sürenin öne çekilmesi konusunda yüklenici, işverenin taleplerini yerine getirmekle yükümlüdür. Ödeme yapılmadığı gerekçesi ile yüklenici işi durduramaz, yavaşlatamaz ve ücret ödenmemesi gerekçesi ile süre uzatımı veya ilave süre talep edemez.

Yüklenici ücret ödemelerinde gecikme olsa dahi tüm işleri yapabileceğini peşinen kabul ve taahhüt etmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin bu iki maddesi birlikte değerlendirildiğinde davalı iş sahibi tarafından verilecek malzemeler kapsamında aylık 200 ton imalat yapılmasının, sözleşmenin 4-h maddesi gereğince ise; işverenin, yükleniciye göndereceği malzemelerden eksiklik olması sebebiyle yüklenicide oluşacak iş gücü kaybının mutabık kalınan adam/saat ücreti (15,00 TL) ile ödenebileceği ve/veya işverenin kendi fabrikasında farklı bir iş temin ederek çalıştırabileceği, tarafların uygun bulunan yöntemi seçeceği kararlaştırılmış olup,

davalı yüklenici tarafından davacıya aylık 200 ton imalat yapılması için malzeme vereceğini taahhüt edildiği kabulü ile tarafların bu kapsamda iddia beyan ve delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sözleşme hükümleri hatalı değerlendirilerek ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2021 tarih ve 2018/712 Esas 2021/883 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafında yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 09/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/1292, K. 2024/801, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1292
Karar No
2024/801
Tarih
9 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1292 K.2024/1643
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1292 K.2024/1158
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1298 K.2024/1640
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1299 K.2024/894
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1299 K.2024/1641
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1299 K.2024/1690

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.