KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Esas No
- 2022/484 - Karar No:2024/249
- Dosya no
- 2022/484
- Karar no
- 2024/249
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/11/2021
- Numarası
- 2020/494 E-2021/864 K
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat -Rücuen (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- 28/03/2023
- Karar yazım tarihi
- 26/04/2024
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalılar hakkında açılan rücuen tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davacı tarafından ihalesine çıkılan Ordu-Giresun Doğal Gaz Bağlantı Hattı Yapımı Projesi Sözleşmesinin ...
İş Ortaklığı ile 13/10/2005 tarihinde imzalandığını, yüklenici firmanın sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle 24/10/2008 tarih ve 2008/33-357 nolu karar ile iş ortaklığı ile imzalanan sözleşmenin feshedildiğini, ...'ın uğradığı zarar-ziyanın tahsil edilmesine yönelik iş ortaklığını oluşturan şirketler aleyhine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/677 Esas sayılı davasının açıldığını, fakat ticaret mahkemesinde açılan davanın dışında kalan o tarihte kesinleşmemiş olan davalardan ... tarafından ... aleyhine açılan Ankara 9.İş Mahkemesi’nin 2010/1292 Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasının,
mahkemenin 2014/616 Karar sayılı kararı ile kısmen kabul edildiğini, ... aleyhine brüt ücret, brüt kıdem, brüt ihbar, brüt fazla mesai, brüt yıllık izin ücreti, UBGT, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkeme kararı gereği hükmedilen tutarların tahsili için ... vekilince Ankara Batı 7.İcra Müdürlüğü’nün 2015/36773 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, anılan icra dosyasına davacı tarafından 72.000,00 TL tutarında teminat mektubu ibraz edildiğini, icra emrindeki asıl alacak kalemlerinin brüt olması nedeni ile ... tarafından şikayet başvurusunda bulunulduğunu,
Ankara Batı İcra Hukuk Mahkemesinin 19/01/2016 tarih ve 2015/307 Esas-2016/28 Karar sayılı kararı ile şikayetin kabulüne karar verildiğini, icraya fazla ödenen tutarların iptal edildiğini, neticede geri alınan tutar düşüldüğünde toplamda 57.871,21 TL ödeme yapıldığını, ödenen bedelin sözleşme hükümleri, kanun hükümleri ve kökleşmiş içtihatlar çerçevesinde münfesih yüklenici sorumluluğunda olduğunu belirterek; toplam 57.871,21 TL’nin bu alacağı oluşturan her bir kalemin ... tarafından ödendiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte rücuen davalı firmalardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece; davanın işçilik alacakları nedeniyle rücuen tazminat talebine ilişkin olduğu, Yargıtay'ın son dönem içtihatlarına göre sözleşme hükümlerinde yüklenici tarafından ödenen işçilik alacaklarını idarenin ödeyeceğine dair özel hüküm bulunması halinde bu sözleşme hükmünün esas alınacağı, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmaması halinde işçilik alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu tutulması gerektiği, İdarenin ödenen işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığı, yine İdarenin müteselsilen sorumluluğu gereği ödediği işçilik alacaklarının sorumluluğunun da yüklenici firmalarda olduğu,
taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin incelendiği, davacı İdarenin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair bir madde tespit edilemediği, bu halde davacının ödenen işçilik alacakları nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, dava konusu rücuya tabi işçilik alacaklarının incelendiği, davacı idare tarafından dava dışı işçilerin iş akitlerinin sona erdirilmesi nedeniyle kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının ödendiği,
davacının kontrol ve denetim yükümlülüğünün tezahürü olan sorumluluk gereği ödemeyi yükleniciler adına yaptığı, dava dışı işçilerin alacağının davalı şirketlerde çalıştığı sürelerle orantılı olarak işçilik alacaklarından sorumluluklarına gidildiği, işçilerin çalıştıkları şirketlerde, çalıştıkları süreler ve ödenen tazminat ve işçilik alacaklarının bilirkişi marifetiyle hesaplattırıldığı, buna göre, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve bakiye ücret alacaklarının tamamının davalılardan, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve UBGT alacağının ise davalıların işçileri çalıştırdıkları süre ile orantılı olarak hesaplanarak,
davalıların sorumluluk tutarlarının belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 33.348,11 TL rücuen tazminat alacağının 21/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili ... ile davalılar arasında akdedilen sözleşmenin "Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştırdığı Personele İlişkin Sorumlulukları" başlıklı 29. maddesi, "Sözleşmenin Feshine İlişkin Hükümler" başlıklı 33.18. maddesi, sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin "Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları" başlıklı 35. maddesi ile "Alt Yüklenicilerin Çalıştırılması ve Sorumlulukları" başlıklı 21. maddesi, "Sözleşmenin Feshi ve Tasfiye Durumları" başlıklı 48. maddesi,
kanun hükümleri ve kökleşmiş içtihatlar çerçevesinde münfesih yüklenici sorumluluğunda olan ve müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 57.871,21 TL’nin, bu bedeli oluşturan her bir kalemin ... tarafından ödendiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıların kendi döneminden sorumlu tutularak 33.348,11 TL üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olayda işyeri devri olmakla birlikte son işverenin bütün borçları üzerine devraldığını, bu nedenle söz konusu işçilik alacaklarının tamamından sorumlu hale geldiğini,
tüm sorumluluğun davalılara ait olması nedeniyle uğranılan zarar bedeli 57.871,21 TL’nin, bu bedeli oluşturan her bir kalemin müvekkili tarafından ödendiği tarihten itibaren ayrı ayrı işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 57.871,21 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu ve özellikle her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi ise de, alt işveren-asıl işveren ilişkisinde hizmet alım sözleşmelerine benzer kuralların geçerli olduğu kabulü ile, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2021 tarih ve 2021/611 Esas- 2021/537 Karar sayılı kararında açıklanan ilkelere uygun olarak hesaplama yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/484, K. 2024/249, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama