KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/729 - Karar No:2024/483
- Dosya no
- 2022/729
- Karar no
- 2024/483
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2022
- Numarası
- 2018/369 E-2022/234 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 31/05/2024
Karar Metni
3.381 kelime·17 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili tarafından ... Belediyesinden ”...mahallesi, Kapalı Pazar Yeri”nin ihale işinin alındığını, ihale kapsamında "... Mahallesi Kapalı Pazar Yerinin Çelik Karkası, Çatı ve Oluk İşleri"nin davalı ... (... İnşaat)'na taşere edildiğini, sözleşme bedelinin davalıya çeklerle ödenmesine karşın davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ve işleri eksik ve ayıplı bırakarak inşaat alanını terk ettiğini, davacının ihalesini ...
Belediyesi'nden alması ve söz konusu işin ihale şartnamesi ile süreye bağlanması, ihale şartnamesinde belirtilen sürede işin teslim edilmemesi halinde davacı şirkete ihale sözleşmesi gereğince para cezası uygulanması, ihale edilen işin davacı şirketten alınma ihtimali vs. nedenlerden ötürü, davacı şirket tarafından davalının eksik ve ayıplı bıraktığı işlerin tamamlanması için ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, davalı yana Ankara Altındağ 4. Noterliği'nin 24.04.2018 tarih ve 13461 yevmiye no'lu ihtarnamesiyle sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, sözleşmenin 6.maddesinde, sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren işin 10 gün sonra yani 14/01/2018 tarihinde davalı tarafça teslim alındığı ve 45 gün sonra teslimi gerektiğini, zamanında teslim edilmemesi halinde de her gün için 500,00 TL cezai şart ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığını, 24.04.2018 tarihli ihtarnamenin 26.04.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının işi teslim etmediğini,
eksik ve ayıplı olarak bıraktığını, bu nedenle işin tesliminin gerektiği tarihten ihtarnamenin tebliğ edildiği 26.04.2018 tarihine kadar geçen her gün için 500,00 TL cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, sözleşme bedelinin ödenmesine karşın davalı tarafından işin eksik ve ayıplı bırakılması nedeniyle davacı tarafından davalıya fazla ödenen bedel için şimdilik 100,00 TL ve cezai şart alacağı olarak 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL'nin, 22/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile;
müvekkilinin davalıya sözleşme bedelini ödemesine karşın davalı tarafından işin eksik ve ayıplı bırakılması nedeniyle fazla ödenen bedel için toplam 17.804,00 TL'nin ve cezai şart alacağı olarak 29.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşme bedelinin ödenmediğini, çeklerin ödeme değil, ödeme vasıtası olduğunu, çeklerin tamamının bedellerinin ödenmediğini, işin eksik ve ayıplı yapıldığı ve iş alanının terk edildiği iddialarının doğru olmadığını, davacının yer teslimini yapmadığını, ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6 Esas sayılı dosyasında yapılan tespitin yerinde olmadığını, sözleşmede belirtilen işin sözleşmeye uygun olarak bitirilerek davacıya teslim edildiğini, kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle iş yapımının uzadığını, ... Belediyesi tarafından yapılan işin kapalı pazar yeri olarak kullanıldığını, kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle ...
Belediyesi'ne işin geç teslimi söz konusu ise bunun müvekkiline yükletilemeyeceğini, yapılan iş bedelini ödemeyen davacının cezai şart talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, sözleşmeye göre pazar yeri inşaatının betonunun davacı tarafından yapıldıktan sonra davalının da çelik konstrüksiyon işini yapacağı, bilirkişi raporlarında izah edildiği üzere yer tesliminin yapılmadığı, Belediyeden gelen yazı cevabına göre beton dökümü, 10 günlük betonun priz alma süresinin beklenmesi süresi eklendiğinde davacının tahmini işe başlama tarihine göre davalıdan kaynaklanmayan sebeplerle meydana gelen gecikmeler düşüldüğünde, eksik işlerin tamamlanma süresi olan 8 gün esas alınarak (8x500) 4.000,00 TL gecikme cezasına hükmedilmesi gerektiği, götürü bedel sözleşmelerde uygulanan yönteme göre davacının yaptığı ödemeden,
yapılan iş bedeli düşüldüğünde fazladan yapılan 17.804,00 TL ödemenin davalıdan istirdadının gerekeceği, davadan önce temerrüt gerçekleşmediğinden dava dilekçesindeki miktar için dava tarihinden ıslah dilekçesindeki miktar için ıslah tarihinden itibaren (taraflar tacir olduğundan) işleyecek avans faizine hükmedilmesi gerektiği belitilerek,
davanın kısmen kabulü ile 17.804,00 TL fazla ödemenin 100,00 TL'si için dava tarihinden, 17.704,00 TL'si için ıslah tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 4.000,00 TL gecikme cezasının 100,00 TL'si için dava tarihinden, 3.900,00 TL'si için ıslah tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili ile davalı arasında 335.000,00 TL + 60.300,00 TL (KDV)= 395.300,00 TL bedelli sözleşme akdedildiğini, davalıya 400.000,00 TL bedelli çek verildiğini ve bu çek bedellerinin davalı tarafından tahsil edildiğini, 06.02.2018 tarihinde müvekkili tarafından davalıya 10.000,00 TL havale edildiğini ancak davalı tarafından 10.000,00 TL'nin 5.000,00 TL'sinin müvekkiline iade edildiğinden,
davalıya 5.000,00 TL ayrıca ödeme yapılmış sayılacağını, yani davacı tarafından davalıya 400.000,00 TL + 5.000,00 TL =405.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya yapılan ödemelerin bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu ve ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6 Değişik İş sayılı dosyası ile yerinde yapılan keşifte alınan rapor ile diğer alınan raporlarda davalı tarafından yapılan işlerin toplam bedelinin 387.196,00 TL olduğunun belirtildiğini, müvekkili tarafından davalıya ödenen bedel olan 405.000,00 TL'den, davalı tarafından yapılan toplam iş bedeli olan 387.196,00 TL'nin mahsup edildiğinde 17.804 ,00 TL+KDV fazla ödeme bulunduğunu, davalı tarafından eksik ve ayıplı olarak bırakılan işlerin müvekkili tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını, mahkemece alınan raporların da bu yönde olduğunu,
dava açılmadan önce ihtarname keşide edilerek davalı ile akdedilen sözleşmenin feshedildiğini, böyle bir durumda ise TBK ve Yargıtay içtihatları gereği eksik ve ayıplı işler bedelinin değil yapılan işlerin bayındırlık fiyatının hesap edilmesinin gerektiğini, bu nedenle 17.804,00 TL+KDV fazla ödemenin iadesine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğunu, bilirkişilerce eksik işlerin yapılacağı süre dikkate alınarak davalının işi sadece 8 gün geciktirdiğinin rapor edildiğini ve mahkemece haksız olarak bu rapora itibar edildiğini,
diğer raporlardaki ceza-i şart süre hesabını neden kabul etmediğini gerekçeli kararında hukuka aykırı olarak açıklanmadığını, mahkemenin 8 gün gecikme cezası hesabının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerce belirlenen 10+10+10= 30(otuz) günlük davalıya iş için verilen ek sürenin hangi yasal ve bilimsel ve teknik gerekçelerle belirlendiğinin belirtilmediğini, mahkemece de bu hususun hukuka aykırı olarak gerekçeli kararında tartışılmadığını, hukukta 'ben yazdım veya ben yaptım oldu' gibi bir mantık ile davalarda bilirkişi raporu hazırlanması yoluna gidilemeyeceğini,
cezai şarta esas süre tespitine yönelik dosyadaki bilirkişi raporuna yapılan itirazlarını tekrar ettiklerini, montaj kısmının 22 gün uzatıldığı bilirkişi tarafından tespit edilen ...’nun imalat süresini en az 30 gün olarak ilave edilmesi gerektiğini, ayrıca eksik kalan işlerin tamamlanması için geçen sürenin davalı ... tarafından müvekkiline yüklendiği göz önünde bulundurularak eksik yaptığı 8.104,00 TL+KDV’lik kısım da sözleşmenin bir parçası ve verilen işlerin içinde olduğu için 10 günlük bir gecikme yansıdığını,
bunların hepsi göz önüne alınarak 62 günlük bir gecikmenin müvekkili veya 25.12.2019 tarihinde bilirkişi kurulunun tespit ettiği 58 günlük gecikmenin davalı ...’na uygulanmasını ve bu doğrultuda karar verilmesini, bilirkişilerce ve mahkemece eksik işlerin yapılacağı süre dikkate alınarak davalının işi sadece 8 gün geciktirdiğine dair tespitine katılmadıklarını, tespit raporu ile davalının işi geciktirdiği sürenin ortada olup, tespit tarihine kadar gecikilen süre ve ayrıca eksik işlerin yapım süresinin gecikme cezası olarak hesap edilmesi gerektiğini,
aksi bir durumda davalının tespit tarihine kadar sözleşmeye uyduğunun ve yükümlülüklerini yerine getirdiğinin ortaya çıkacağını, tespit dosyası ile davalının tespit tarihi itibariyle işleri eksik bıraktığının somut olarak ortaya konulmasına rağmen mahkemece 10.01.2022 tarihli raporun dikkate alınmasının ve 10.01.2022 tarihli rapor ile tespit tarihine kadar geçen sürenin gecikme cezasına katılmamasının taraflar arasındaki sözleşmeye ve hukuka ve daha önce alınan bilirkişi raporlarına aykırılık teşkil edeceğini,
bilirkişilerin davalı yanın müvekkiline kesmiş olduğu 03.04.2018 tarihli 7831 no'lu 4.997,30 TL bedelli faturanın müvekkili kayıtlarında yer almadığını belirttiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı yanın sözleşme konusu işi 28.02.2018 tarihinde bitirmesi gerektiğini, davalının 28.02.2018 tarihinde sözleşme konusu işi bitirmediği gibi eksik de bıraktğını, iş bitim tarihi olan 28.02.2018 tarihine ve eksik bırakılan işe rağmen davalının işin bitmesi gereken tarihten 2 (iki) ay sonra 03.04.2018 tarihli 7831 no'lu 4.997,30 TL bedelli fatura kesmesinin kabul edilemeyeceğini,
müvekkilinin ticari defterlerinde 03.04.2018 tarihli 7831 no'lu 4.997,30 TL bedelli faturaya dair bir kaydın da olmadığını, işbu faturanın davalı tarafından müvekkiline tebliğ edilmediği gibi, müvekkili tarafından da tebliğ alınmadığını, faturada bahsedilen işin yapıldığına ilişkin belge ve dokümanın da davalı tarfından dosyaya sunulmadığını, bilirkişilerce de davalının fazla imalat yaptığına dair bir delilin dosyada bulunmadığının belirtildiğini,
davalı tarafından sözleşme ile kararlaştırılan işin dahi eksik bırakıldığı dikkate alındığında 03.04.2018 tarihli 7831 nolu 4.997,30 TL bedelli faturada bahsedilen fazla imalatın yapıldığını düşünmenin mantık dışı olacağını, yine bilirkişilerce raporun 7.sayfasında ''gecikme cezası'' başlıklı bölümün 2.paragrafında ''...çatı örtüsü işinin tamamlanmaması kullanıma engel bir durum olup, işin bitirildiğinin kabul edilmemesi gerektiği...'' tespiti doğrultusunda, müvekkilinin ceza-i şart maddesinden kaynaklı alacağının bulunduğunun kabul edildiğini,
bununla birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği ceza-i şartın gerçekleşmesi için işin bitmesi gereken tarihte eksik ve ayıplı bırakılması gerektiğini, tespit raporu ile de görüleceği üzere sözleşmede kararlaştırılan işin bitmesi gereken tarihte eksik ve ayıplı olarak bırakıldığını, işbu nedenle davalı aleyhine ceza-i şart maddesinin işletilmesi gerektiğini, bilirkişilerce davalının işi geç teslim etmesinden kaynaklı olarak ödemesi gereken ceza-i şart bedelinin hesaplandığını,
mahkemece daha önce alınan bilirkişi raporlarındaki 58 (ellisekiz) gün geç teslime dair tespitin dikkate alınarak 58 gün * 500,00 TL = 29.000,00 TL ceza-i şart bedelinin ödenmesine dair karar verilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından her ne kadar iş alanının kendisine geç teslim edildiği iddia edilse de, tacir olan davalının müvekkili ile yapılan sözleşmeye rağmen iş alanının kendisine teslim edilmediğine ve sözleşme ile yüklendiği işi yerine getiremediğine dair bir bildiriminin bulunmadığını,
davalı tacirin sözleşme gereği işin geç teslimi halinde ceza-i şart bedelini ödemeye mahkum kalacağını düşünerek (davacının iş alanını teslim etmemesi halinde) davacıya bildirimde bulunacağı basiretli bir tacirin ve hayatın olağan akışı gereği olduğunu, daha önce alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerce ek raporda bu hususa yer verilerek 'gecikmenin davacıdan kaynaklı olduğu yönünde dava dosyasında herhangibir belge bulunmadığı' yönünde tespitte bulunulduğunu, bununla birlikte iş yapılacak alan ...
Belediyesi'ne ait pazar yeri olup, davalı tarafından yapılacak iş pazar yerinin çelik karkas ile üstü kapalı hale getirilmesi işi olduğunu, yani iş yapılacak yerin ... Belediyesi'ne ait boş bir alan olduğunu, iş alanının teslim edilmemesi bu nedenle hayatın olağan akışı gereği mümkün olmayıp, iş alanının ... Belediyesi'ne ait olması nedeniyle iş alanını da teslim edecek tarafın ...
Belediyesi olduğunu, davalının iş alanını teslim alamadığına dair itirazının mantık ve akıl dışı olduğunu, dava dilekçesi ekinde ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/6 değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun sunulduğunu ve yine talep edilen bedellerin temelinin değişik iş dosyası olduğunun belirtildiğini, tespit dosyasında geç teslim, eksik ve ayıplı işlere dair tespitler yapıldığını, davalı vekilinin değişik iş dosyasına yaptığı itirazları mahkemeye de yaptığını ve mahkemece bu itirazları dikkate alınmayarak dosyanın direkt hesap bilirkişisine gönderildiğini, bu durumun 25/12/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dosyanın karar çıkarılacağı gibi anlaşılarak, işbu bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah talep edildiğini belirterek,
mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacı yüklenici ile ... Belediye'si arasında ...
Mahallesi Kapalı Pazar Yeri İnşaatı İşi ile ilgili 02/01/2018 tarihli sözleşme akdedildiğini, akabinde davacının müvekkili ile 04/01/2018 tarihli sözleşme imzalandığını ve sürenin yer teslim tarihinden itibaren 45 gün olarak kararlaştırıldığını, yer tesliminin zamanında yapılmadığını, 22.01.2018 tarihi itibariyle yani taraflar arasında sözleşmenin akdinden itibaren geçen 19. günde dahi yer tesliminin yapılmadığını, hatta imalatın yapılacağı alanın bataklık-azmak olması hasebiyle kurutma çalışmalarının devam ettiğini ve işin yapılacağı alanın halen kara toprak-ham toprak olduğunun ...
Belediyesi arşivinde bulunan bu fotoğraf ile sabit olup, müvekkilinin yapacağı imalatın/ montajın yapılacağı alanın ve yerin hazır olmadığını, müvekkilinin kapalı pazar yerinin sadece çelik kontrüksiyon işini yani çelik direk (kolonlarının), kolonları birbirine bağlayan makasların imalat ve montajı ile bunların üzerinin trapez sac ile kapatılmasını üstlendiğini ancak yüklendiği bu işleri yapabilmesi için davacının işin yapılacağı azmak-bataklık alanı kurutup, temel kriş hafriyatını yapıp, bunun kalıplarını çakıp, içine temel kiriş demirlerini döşeyip, diğer deyimle demir donatılarını yerleştirip, buralara beton dökmesi gerektiğini,
davacının bunları yapmadan müvekkilinin bu pazar yeri için bir çivi çakmasının mümkün olmadığını, teslim edilmeyen bir yerden, farazi olarak imalata başlanmadığı veya işin geciktiğinden bahsedilemeyeceğini, davacının kendisinin yapması gereken işleri 07/02/2018 tarihinde ancak döşeyebildiğini, lakin bu tarihte halâ temel kiriş betonu atılmadığını, sözleşme tarihinden itibaren 35 gün sonrasında hala yer tesliminin yapılmadığını, 29.07.2021 tarihli son bilirkişi raporunda kış şartları da düşünülmeden beton yaz günü dökülmüş gibi 10 gün içinde betonun prizleneceğinin takdir edildiğini, eksik hesap yapıldığını, davacı ile ...
Belediyesi arasında akdedilen ve çalışılmayan günlerin belirlendiği asıl sözleşmenin 9.4. maddesinde aynen; "bu işyerinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günler 01.0l.-28.02 tarihleri arasındaki 60 gündür" denildiğini, davacı ile iş sahibi idare arasındaki sözleşmede dahi 1 Ocak - 28 Şubat çalışılmayan gün olarak kabul edilmiş iken, her şeyi bir yana bırakıp, çalışıldığında dahi 20 günde ancak priz yapacak betonu 10 günde priz yapar diye rapor istihsali ve bu rapora dayalı hüküm kurulmasının kabul edilemeceğini,
08.02.2018 tarihine 20 günlük beton priz süresi eklendiğinde 28.02.2018 tarihi itibariyle dahi müvekkiline yer teslimi yapılmadığını, bu tarihten sonra çelik kolonların ankraj blonlarının üzerine monte edilebilir hale geldiğini, yine imalat alanının üzerinden geçen enerji nakil hattı ne davacının ne de iş sahibi ...
Belediye'sinin işi ihale ederken sözleşmeler akdedilirken dikkate almadıkları, büyük ihtimalle de unuttukları oysaki çok önemli bir detay olup, sunulan dilekçelerinde defalarca kez tekrar edilmesi üzerine sonunda 29.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda dikkate alındığını ancak yine eksik kaldığını, dolayısıyla müvekkilinin ankrajlar üzerine çelik kolonların montajına başlayabilmesi için davacının yer teslimi yapabileceği-yapabildiği en erken tarih 11.03.2018 tarihi olup, bu tarihe işin yapımı için öngürülen 45 günlük süre ilave edildiğinde ise, müvekkili yönünden işin bitim-teslim tarihinin 25.04.2018 tarihi olacağını,
10.01.2022 tarihli son bilirkişi 2. ek raporunun 4. sayfasında 10.01.2022 tarihli son bilirkişi heyeti 2. ek raporunun 4.sayfasında 08.10.2020 tarihli bilirkişi raporundaki tespitleri arasında aynen; ".... Belediyesi arşivinden alınan verilere göre davacı (...
Grup) 19.03.2018 tarihinde zemin beton uygulaması işi yapmakta olduğu, beton imalatının zarar görmemesi ve prizi alması için kış şartlarında 10 gün gibi bir süre geçmesi gerektiği..." yönünde görüş bildirildiği, 19.03.2018 tarihinde dahi yer tesliminin yapılmadığının ortaya konulduğunu, 19.03.2018 tarihine 45 gün ilave edilir ise zaten işin bitim tarihi 03.05.2018 tarihi olup, hangi eksik imalattan ve hangi geç teslimden bahsedilebileceğini, yine bilirkişilerin ve mahkemenin, süre hususunda göz ardı ettikleri bir diğer hususun da ana sözleşmede yer alan çalışma yasağı olarak belirtilen günlerin süre hesabına dahil edilmemiş olması olduğunu,
hükme esas alınan hiç bir bilirkişi raporunda gecikmeden bahsedilemeyeceğini ve hesabının yapılamayacağı gibi gecikme cezası hesabının da yapılamayacağını, davacı tarafından açılan tespit dosyasının bu tarihten 6 gün önce olduğunu ve işin teslim süresi bitmeden ihtar veya ihbar yapılmaksızın davacının takındığı tavrın TMK'nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı tarafından davaya dayanak gösterilen değişik dosyasındaki tespitin iş bitim süresi bitmeden yaptırıldığını,
buna rağmen bu zamansız ve kötü niyetli tespitte eksiklik olarak gösterilen demir yüzeylerin 2 kat solvent bazlı epoksi boya yapılması işinin müvekkili tarafından yapıldığını, yapılmasa zaten işin kesin kabulünün yapılamayacağını, bu nedenle bu kalem yönünden eksik iş ve eksik iş bedelinden bahsedilemeyeceğini, mahkemece verilen hükmün yerinde olmadığını, yine tespit dosyasında eksiklik olarak gösterilen çatı eğimi projedeki orana (%10 eğime) göre yapılmış olup,
imalatın yapıldığı arazinin de eğimli olması nedeniyle zemin betonunun da eğimli (akıntılı) yapılmış olması (ki zemin kot farkı da 140 cm) karşısında sonraki bilirkişilerin önceki bilirkişi raporlarında yapılan hesap sonucunu kopyalayıp yapıştırarak çatı örtüsü eğiminin %5 eksik olduğu tespit ve beyanının kabul edilemeyeceğini ve olmayan %5 kusur için 3.135,00 TL gibi bir bedelin ayıp-eksik iş bedeli olarak kopyala yapıştır tespite gibi bunlara dayalı hükümdeki eksik iş bedeline de itiraz edildiğini, boya zaten yapıldığı için %5 eksik-ayıp bedeli olarak 1.277,00 TL kopyala yapıştır tespitine dönüşmüş olup,
bu yönden de karara itiraz ettiklerini, eksik yapılan iş söz konusu olmadığı gibi, fazladan ödenen bir kuruş olmadığını, davacı tacir olup, sözleşme bedelinin 335.000 TL + KDV = 395.300 TL olarak anlaşıldığını, fazla ödeme yapılması hususunun müvekkiline fazladan yaptırılan işler olup, onların da bedelinin tamamen ödenmediğini, geçici kabulün yapılmaması diye bir durumun söz konusu dahi olamayacağını, iş davacı tarafından ihtirazi kayıtsız kabul edildiği gibi ...
Belediyesi'ne de teslim edildiğini, geçici kabulü yapılmayan bir işin teslim edilemeyeceğini, %95'i aşkın oranda tamamlandığı bütün raporlar, davacı ve mahkemece kabul görmüş olup, işin kabulünün yapılmadığı iddiasının afaki bir beyan olduğunu, geçici ve kesin kabulün yapıldığını, davanın haksız olduğunu ve mahkemece talebin kabulüne yönelik kararın da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemece de kabul edildiği üzere tacir sıfatına haiz olan davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin, işi kabul ettiğine, kabul ettiği işi iş sahibi belediyeye teslim ettiğine göre,
ifaya ekli ceza olarak davacı yanın gecikme cezası talep etmesinin doğru olmadığı gibi, mahkemenin de bunu kabul etmesinin doğru olmadığını, davacının sözleşmeyi feshinin "haksız fesih" olduğunun mahkemenin de kabulünde olduğunu, davacı tarafın yükümlülüğünün neticesi olan bir durumdan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında ...mahallesinde bulunan Kapalı Pazar Yerinin Çelik Karkası, Çatı ve Oluk İşleri'nin imalatını konu alan 335.000,00 TL +KDV götürü bedelli sözleşme imzalandığı anlaşılmış ise de, davalı tarafça sözleşmeye konu iş nedeniyle 3 adet toplam bedeli 405.900,00 TL olan 3 adet faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla, toplam iş bedelinin 405.900,00 TL olarak kabulünün gerektiği anlaşılmış olup, bu bedel üzerinden dosya kapsamı itibariyle alınan bilirkişi raporları doğrultusunda,
taraflar arasındaki yazılı sözleşmede her bir iş kaleminin götürü bedeldeki oranları dikkate alınarak 405.900,00 TL iş bedeli içindeki miktarı gözetildiğinde, Y.23.081 profil demirlerden çatı makası yapılması ve yerinde konulması pozu yönünden işin %100 tamamlandığı anlaşılmakla, pursantaj oranı dikkate alındığında (0,78) 316.602,00 TL, Y.25.002/03 demir yüzeylere 2 adet sloven bazlı epoksi boya yapılması pozu yönünden işin %95 oranında tamamlandığı anlaşılmakla, pursantaj oranı dikkate alındığında (0,06) 23.136,30 TL,
Y.18.257 çelik ön yapılı betenarme kirişi 0-5 mm galvanizli oluklu sacla çatı örtüsü yapılması pozu yönünden işin %95 oranında tamamlandığı anlaşılmakla, pursantaj oranı dikkate alındığından (0,15) 57.840,75 TL olmak üzere toplam yapılan imalat bedelinin 397.579,05 TL olduğu, davacı tarafça ödendiği ihtilafsız olan 405.000,00 TL'nin mahsup edilmesiyle (405.000,00 TL - 397.579,05 TL) davanın 7.420,95 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, gecikme cezası talebinin ise, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 179/II maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu,
ifaya ekli ceazi şartın müspet zarar kapsamından olduğu, işin davacı tarafça işin ihtirazı kayıt konulmaksızın teslim alındığı ve sözleşmeden dönüldüğü anlaşılmakla, gecikme cezası talep edilemeyeceğinden, bu kalem alacağa yönelik talebin reddi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 7.420,95 TL eksik ve ayıplı iş bedelinin; 100,00 TL'sine dava tarihi olan 16/05/2018 tarihinden itibaren, 7.320,95 TL'sine ıslah tarihi olan 22/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve gecikme cezasına ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/729, K. 2024/483, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama