KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas No
- 2023/1195 - Karar No:2025/757
- Dosya no
- 2023/1195
- Karar no
- 2025/757
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2023
- Numarası
- 2022/741 E-2023/983 K
- Davaların konusu
- Tazminat / Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
1.709 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan dava ve birleşen 2022/1346 esas sayılı davada mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı arasında alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında bir kısım ara işlerin yapılması için davalıya ürünlerin teslim edildiğini, davalının ara işleri gerçekleştirdiğini, işlerin asıl işverene teslim edilmesi üzerine ayıplı ve eksik yapıldığının tespit edildiğini, davalıya bildirildiğini, davalının eksik ve ayıpları kabul etmediğini ve ödeme yapmadığını, tespit için bağımsız denetim kuruluşundan 06.06.2022 tarihli raporun alındığını, rapor ile tespit edilen ayıpların düzeltilmesi için müvekkilinin yüksek miktarda zarara uğrayacağını, hurdaya çıkan malzeme için 50.813,69 TL,
... bedeli için 12.000 TL, saha onarım ve tamir işleri için 120.000 TL, nakliye işleri için de 1.400 TL olmak üzere ayıplı ifanın müvekkiline toplam maliyetinin 184.213,69 TL olduğunu, tespit edilen zararın bir kısmının 26.05.2022 tarihli fatura ile davalıya tebliğ edildiğini, davalının cevap vermediğini, müvekkilinin zararı karşılamak durumunda kaldığını ve asıl işverene karşı gecikme nedeniyle sorumlu olduğunu öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; taraflar arasında iki farklı iş için üretim anlaşması yapıldığını, ilk sözleşmenin 13.10.2021-31.12.2021 tarihli olup, ... ve ... numaralı paslanmaz çelik malzemeden yapılan tankların üretimini konu aldığını, ikinci sözleşmenin ise sözlü olarak karbon çelikten üretilen ... numaralı tank yapımına ilişkin olduğunu, davacının sunduğu uzman raporunun yanıltıcı ve çelişkili olduğunu, davacının tespit ettirdiği eksik ve ayıplı işlerin müvekkiline ait fabrikada davacı işçileri tarafından giderildiğini, 16.12.2021 tarihli sulh protokolünün imzalandığını,
ayıpların giderilmesi için 24.12.2021 tarihli 60.038,40 TL bedelli faturanın kesildiğini, müvekkiline tebliğ edildiğini, yapılan revize işlemler sonucu davacı kalite kontrol yetkisinin incelemesi üzerine tankların 20.12.2021 ve 27.12.2021 tarihli sevk irsaliyeleriyle teslim edildiğini, tankların paslanmaz çelikten üretildiğini, ancak davacının almış olduğu uzman raporunda karbon çelik malzemeden üretildiğinin yazıldığını, rapor ile hangi tanklara yönelik ayıp tespiti yaptırılmaya çalışıldığının anlaşılamadığını, davacının iyi niyetli olmadığını,
davacının ayıplı imalatı gösterdiğini iddia ettiği 11.05.2022 tarihli e-postada yer alan tankın müvekkilince imal edilmeyen ... numaralı tank olduğunun anlaşıldığını, hesaplamanın bu tank üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, 26.05.2022 tarihli 120.000 TL+KDV bedelli saha onarım bedeli atında kesilen faturanın neye istinaden tanzim edildiğinin anlaşılamadığını, faturanın bu nedenle iade edildiğini, taraflar arasında ... imalatı için yazılı sözleşme yapılmadığını, müvekkilinin işe başladığını, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere üretim bedelinin peşin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının ödemeye yanaşmadığını,
uyuşmazlık üzerine üretimin müvekkili tarafından durdurulduğunu, davacının tankın iadesini talep ettiğini 09.03.2022 tarihli sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini, davacının ihtirazi kayıtsız olarak teslim aldığını, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, iade faturası kesmediğini, bu nedenle hurdaya çıkan malzeme bedeli olarak 50.813,69 TL talep etmesinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2022/1346 esas sayılı davada davacı ...
Şirketi vekili özetle; taraflar arasında düzenlenen alt yüklenici sözleşmesine istinaden ... tankı üretimi için 241.900 TL (205.000 TL+KDV) bedelle anlaşıldığını, ... tesisilerinde kullanılmak üzere üretilen ... kodlu tankların, sözleşmede kaliteye dair hüküm bulunmamasına karşın, üretilen tankların kaynak standartlarına uymadığından bahisle davalı tarafından müvekkiline çeşitli tarihlerde iade faturaları kesildiğini, fatura bedellerinin cari alacaklardan düşüldüğünü,... numaralı tanklarda eksik ve kusurların davalı tarafça tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında yapılan 16.12.2021 tarihli Sulh ve Tasfiye Protokolü'ne istinaden,
ilgili ayıpların davalı personelleri tarafından müvekkiline ait fabrikada giderildiğini, protokol kapsamında, davalı şirket çalışanlarınca yapılan revize işler için, davalı tarafından kesilen ve müvekkilinden tahsil edilen 24.12.2021 tarihli 60.038,40 TL bedelli kaynak işçiliği faturasının dosyaya sunulduğunu, davalının kalite kontrol personeli tarafından detaylı incelenip, 20.12.2021 ve 27.12.2021 tarihli sevk irsaliyeleriyle teslim edilen ... seri numaralı tankın imalatı karşılığında düzenlenen son fatura olan 03.01.2022 tarihli fatura bedelinin bakiye kısmının halen ödenmediğin,
davalının müvekkiline mail vasıtası ile gönderdiği cari hesap özetlerinden de anlaşılacağı üzere, davalının müvekkiline fatura bakiye bedelini ödemediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; kısmi ıslah ile talebini 22.404,81 TL'ye artırmıştır.
Birleşen davada davalı vekili özetle; davacının tacir olduğunu, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacının sözleşmede kaliteye dair bir hüküm bulunmadığını öne sürdüğünü, ancak eser sözleşmesi gereği basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğinden ürün kalitesinin sözleşmenin esaslı unsurlarından birisi olduğunu, 06.06.2022 tarihli uygunluk raporu ile de ayıplı edimin bağımsız bir denetim kurulunca tespit edildiğini, davacının sonradan sunduğu protokol ile taraflar arasında mutabakat sağlanamadığını, davacının sunduğu belgelerin kabul edilebilir olmadığını, taraflar arasında davacının bahsettiği protokolün imzalanmadığını,
taraflar arasında cari hesap tutulduğunu, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını, aksine borçlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince. "Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, tanık anlatımları, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek.
Aradaki uyuşmazlığın 26.05.2021 tarihli ve 141.600,00 TL'lik faturadan kaynakladığı, Yüklenici tarafından ... kodlu paslanmaz çelik tankların işverene tesliminin yapıldığı, teslim yapılırken tanklarda işveren tarafından görülen ayıpların yüklenici şirket fabrikasında işveren personeli tarafından giderildiği ve buna karşılık 24.12.2021 tarihli kaynak işçiliği olarak yüklenici tarafa 60.038,40 TL Fatura düzenlendiği,
devamında işverenin bu tanklarla ilgili ayıp bildiriminde bulunamayacağı, şayet işveren tarafından tankların siparişini veren müşterisine (...) nihai teslimat yapılırken görülen ve tespiti yapılan bir ayıp olduğu takdirde işverenin aralarındaki sözleşmeye göre bu eksik ya da ayıpların giderilmesini alt yükleniciden isteyebileceği, davacının dosya kapsamında, sözleşme şartlarına / usulüne göre bu yönde bir talebinin olmadığının görüldüğü, ancak böyle bir durumun olmadığı ve ...'nın tankları teslim alıp kullanmakta olduğu,
Davacının ... muayene şirketine yaptırmış olduğu 06.06.2022 tarihli Muayene raporunun gözle muayene ve boyut ölçüm kontrolleri şeklinde olup, malzeme üzerinde taşlama ve benzeri deformasyonlar olduğu, kaynakların....gerekliliklerini yerine getirmediği şeklindeki değerlendirmenin ölçülebilir ve denetlenebilir olmaktan uzak olduğu,
... kodlu paslanmaz çelik tankların yüklenici tarafından işverene teslimi sırasında görülen eksiklerin işveren personeli tarafından kaynak işçiliği olarak giderilmişken ve bu durum yükleniciye faturalandırılmışken, ... muayene şirketinin daha sonra yapmış olduğu muayeneler sonrası kaynakların ....gerekliliklerini yerine getirmediği şeklindeki değerlendirmesi yükleniciden ziyade işvereni sorumlu tutan bir tespit olduğu, Denetim raporu kapsamında yapılan tespitler ve alınan resimlerin dava konusu tanklardan olup olmadığı, ya da hangi taktan olduğunu açık ve kesin olarak ortaya koyan veriler içermediği,
Denetim raporunda dava konusu imalatların sadece gözle görülen ölçüm ve tespitlerin yeterli olmayıp, ilgili imalattaki kaynakların radyografik filmlerinin (...) de çekilmesi ve rapor edilmesi gerekmekte olduğu, ilgili imalatlardaki hataları tespit eden bağımsız kuruluşun (...) radyografik muayene yapma kabiliyeti ve uzmanlığı olmasına rağmen, radyografik muayene (...) yapmamasının bilirkişiler tarafından isabetli görülmediği, dava konusu imalat sözleşmesinde; yapılan imalatların tarafların teknik personelince ... muayenesinin yapıldığı,
davacının harici kuruluşta sadece gözle muayene raporu talep etmesinin bilirkişiler tarafından isabetli görülmediği, büyük oranda tamamlanarak işverene teslim edilen ... kodlu ...'ın hurdaya çıkarılmış olduğuna veya hangi sebeplerle ve ne şekilde hurdaya çıkarıldığına dair değerlendirme yapılabilecek dosya kapsamında yeterli bilgi olmadığı, Hal böyle iken tanık beyanlarının tek başına davacının iddialarını ispata elverişli olmadığı,
Yukarıda açıklanan nedenler ve değerlendirmeler sonucu asıl davada davacının iddialarını ispatlayamadığından belirttiği hususlarda davalıdan bir talebinin olmayacağının sonuç ve kanaatiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen mahkememizin 2022/1346 esas sayılı dosyası yönünden ise, asıl davada davalının edimini yerine getirdiği, ayıplı ifasının bulunmadığı, teslimin ispatlandığı gözetilerek dava konusu ticari ilişki neticesinde taraf ticari defterlerinde davacı tarafın söz konusu iddialar nedeniyle davalıya yüklediği 26.05.2021 tarihli 141.600,00 TL'lik fatura dikkate alınmayarak davacı/birleşen dosya davalısı ...'in davalı/birleşen dosya davacısı ...'ye 23.404,81 TL borçlu olduğu anlaşıldığından ve dava tarihinden önce temerrüde düşürücü bir belge bulunmadığı gözetilerek dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine (dava dilekçesindeki taleple
bağlı kalınarak) birleşen davanın kabulüne karar" vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Asıl davanın REDDİNE, 2-Birleşen mahkememizin 2022/1346 esas sayılı dosyasında açılan davanın KABULÜNE, 23.404,81 TL'nin dava tarihi olan 19/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...AŞ'den tahsili ile davacı ...Şti'ye verilmesine," karar vermiştir.
Davacı - birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada talebin faturaya dayandığı, faturanın kayıtlarda bulunmamasına rağmen heyet tarafından davalı lehine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, müvekkili tarafından e-fatura düzenlendiği, davalın kayıtlarında görünmemesinin lehlerine değerlendirilemeyeceği, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, ...'dan gelen yazının davalı lehine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, yazıda tankların tesiste bulunduğu ve kullanıldığı hususunda delil niteliği taşıdığı, ancak tankların ayıplı olmadığı, ayıbın sahada giderilip giderilmediği hususunda delil taşımadığı,
sahada meydana gelen eksikliklerin müvekkilince giderildiği, uluslararası bir kuruluş olan ... tarafından yapılan tespitlerin dikkate alınmamasının hatalı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı - birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece asıl davanın reddine dair verilen karara rağmen müvekkili lehine 1.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının öneminin bulunmadığı, 26.05.2022 tarihli 141.600 TL bedelli faturanın e-fatura değil e-arşiv faturası olduğu, mail yöntemiyle gönderildiği, e-arşiv faturalarında sistem üzerinden iptal veya iade işlemi yapılamadığı, bu nedenle ilgili faturaya iadeli taahhütlü posta ile itiraz edildiği, itirazın mail yoluyla bildirildiği, davacının süreci uzatmaya ve karışıklık yaratmaya çalıştığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/1195, K. 2025/757, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama