KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- Esas No
- 2023/1326 - Karar No:2024/50
- Dosya no
- 2023/1326
- Karar no
- 2024/50
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2021
- Numarası
- 2020/223 E-2021/607 K
- Davalılar
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 25/01/2024
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan icnelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı iş ortaklığı arasında galeri açma işine ilişkin sözleşme akdedildiğini, işin yapımı sırasında davalıların işçilerinden ...'ın 12.03.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, işçi tarafından açılan Tavşanlı İş Mahkemesinin 2015/52 esas sayılı davasının kısmen kabulüyle, 36.946,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiğini, karar müvekkili tarafından temyiz edilmiş ise de, Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin 2016/3232 sayılı icra dosyasına 26.06.2018 tarihinde 16.078,10 TL ödeme yaptığını,
ayrıca dosyaya sunulan makbuzlarla 5.811,29 TL yargılama gideri ödendiğini, sözleşmenin 29. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 37. maddesi gereğince yüklenici işçilerinin uğradıkları zarardan yüklenicinin sorumlu olduğunu öne sürerek 16.078,10 TL ile mahsuplaşılan 1.448,02 TL ve 5.811,29 TL toplamı 23.337,34 TL'nin tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
Davalılar vekili özetle; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, işin büyük bir özveri ile tamamlandığını, eksiksiz olarak teslim edildiğini, kazanın oluşumunda davacının asli ve tek kusurlu olduğunu, müvekkillerinin davacının izin ve onayı olmadan hiçbir işlem yapamadıklarını, sözleşme ve ekleri ile iş güvenliği konusunda kendilerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, temyiz harcı ve onama harcının davacının kendi hak arayışından kaynaklandığını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, müvekkilleri şirket nam ve hesabına sigorta şirketinin ödemeler yaptığını, davacının %100 oranında müvekkilleri kusurlu gibi talepte bulunmasının doğru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; onanarak kesinleşen ilk derece mahkemesine ait dosyada karara esas alınan 14.02.2016 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda, davalılardan ... A.Ş. ve ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Unvanlı şirketlerin %70 oranında, asıl işveren TKİ Genel Müdürlüğünün %10 oranında ve davacı işçi ...'ın ise %20 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında imzalanan 22.09.2008 tarihli Eser Sözleşmesi hükümleri ile sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin hükümleri ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesi kararında ilk derece mahkemesi kararına ve içeriğindeki rapora ilişkin değerlendirilmelerde iş yerinde,
iş sağlığı ve iş güvenliği yönünden gerekli tedbirleri almanın davalı yüklenici şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın sorumluluğun bulunduğu, davacı şirket ile davalı şirketlerin dava dışı işçiye karşı İş Hukuku kuralları gereğince müştereken ve müteselsilen sorumluğunun, davalı şirketlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından davacı tarafından ödenen miktarın talep gibi 23.333,41-TL'yi davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davanın tarafları tacir olduğu için davacı tarafından yapılan ödemelerin avans faizi uygulanarak davalılardan talep edilmesinin mümkün olduğu, tarafların arasında akdedilen sözleşmelerde yer alan hükümler nedeni ile ödemenin davacı tarafından yapıldığı tarihte davalıların davacı aleyhine zenginleştikleri için davacının alacağını ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren faiz uygulanmasının mümkün olduğu" gerekçesiyle "Davanın KABULÜ ile,
23.337,41 TL' nin 16.078,10 TL' sinin ve mahsuplaşılan 1.448,02 TL' sinin 26/06/2018 tarihinden, 3,75 TL' nin 23/08/2013 tarihinden 900,00 TL' nin 16/09/2015 tarihinden, 1.551,22 TL' nin 30/06/2016 tarihinden, 143,50 TL' nin 30/06/2016 tarihinden, 801,84 TL' nin 30/06/2016 tarihinden , 100,00 TL' nin 30/06/2016 tarihinden, 2.405,08 TL' nin 28/06/2018 tarihinden, kalan kısmın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş davasında kazazede işçinin %20, davacının %10 ve müvekkillerinin %70 oranında kusurlu bulundukları, müvekkillerinin kusuruna isabet eden tazminatın sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği, davacının kendi kusuruna isabet eden tazminatı eldeki dava ile talep ettiği, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı, yargılama giderlerinin talep edilemeyeceği, özellikle temyiz ve onama harcının davacının hak arayışından kaynaklandığı, avans faizi talep edilemeyeceği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/1326, K. 2024/50, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama