KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Esas No
- 2023/183 - Karar No:2025/416
- Dosya no
- 2023/183
- Karar no
- 2025/416
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2022
- Numarası
- 2019/404 E-2022/924 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 16.04.2025
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 26.09.2017 tarihli sözleşme ile davalı iş ortaklığının yüklenicisi olduğu spor salonu inşaatı kapsamındaki mermer vs. imalatının müvekkiline taşere edildiğini, müvekkilinin edimini ifa ettiğini, işi 2018 Şubat ayında teslim ettiğini, davalıların faturaları dahi işlemekten, hesap vermekten, hakediş yapmaktan kaçındıklarını, sürüncemede bıraktıklarını, 2019/4 D.İş sayılı dosyada delil tespiti yapıldığını, imalat ve bedellerinin tespit edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili özetle; müvekkillerinin davacıya borçlu olmadıklarını, davacının dayandığı fatura ve diğer belgelerde müvekkili yetkililerinin imzasının bulunmadığını, fatura, sözleşme ve yazılı bildirim kayıtlarına ve mündericatlarına itiraz ettiklerini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...taraflar arasında 26.09.2017 tarihinde imzalanan ’Uşak 2500 Kişilik Spor Salonu Mermer Döşeme Yapım İşleri Malzeme Ve İşçilik Taşeronu Sözleşmesi Kapsamında Davacının Spor Salonunun bina içi ve dışı mermer kaplaması ile çevre düzenlemesinin , malzeme + işçilik olarak birim fiyat üzerinde yapımı konusunda anlaşıldığı , sözleşmede birim fiyatların belirtildiği ancak metraj konusunda kesin bir belirlemenin olmadığı, projeye atıf yapıldığı , taraflar arasında işin davalı tarafından yapıldığı ve sözleşmenin fesih edilmediği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı,
ancak davalıların davacını bir kısım işi eksik yaptığı ve bu nedenle onun namı hesabın üçüncü kişi ...
Petrol İnş Tic Ltd Şti ye yaptırıldığı belirtilerek iki adet fatura ve bir adet sözleşme sunarak borç ödeme talebini kabul etmediği , ancak davalının , davacıya ,işin eksik yada ayıplı yapıldığı belirtilerek, yapması konusunda süre verilerek, aksi halde üçüncü kişiye yaptırılacağı hususunda gönderilmiş bir ihtarname vs sunulmadığı gibi bilirkişiler tarafında da davalının sunduğu iki adet fatura kapsamının bu işle ilgili olduğunun belirlenemediği, nazara alındığından davalıların nam ifa defi kabul görmemiştir.
Davacının asıl işin kesin hak ediş raporu tarihi 24.02.2018 tarihinde önce düzenlediği 19.02.2019 tarihli fatura ile Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla 14.03.2019 itibariyle yaptırdığı tespitte, yapılan iş miktarının , sözleşmede belirtilen birim fiyatları üzerinde 250.235,92.-TL olduğu tespit edilmiştir.
Yine davacı defterlerinde kabul edilerek işlenen davalılar ödeme miktarı 177.000,00 TL nin mahsubu gerektiği gözetilerek yapılan hesaplamada , davacının ödenmeyen bakiye iş bedelinin 73.235,92 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacını takibine, davalıların bu miktara ilişkin itirazların yerinde olmadığı nazara alınarak aşağıdaki şekilde davacının davasını kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca alacak likit olmadığından taraflar yönünden icra inkar tazminatına ..." hükmedilmediği gerekçesiyle, "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE.
Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/4688 esas sayılı dosyasında, davalıların, 73.235,92TL asıl alacağa yaptıkları itirazların iptaline, bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince (%19,50 oranını aşmayacak şekilde) değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Tarafların icra inkar tazminatı istemlerinin şartlar oluşmadığından reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda alternatifli hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporlarında alacak miktarlarının farklı hesaplandığı, raporların birbirini doğrulamadığı, 04.03.2020 tarihli raporda 260.704,48 TL alacaklı oldukları tespit edilmişken, sonraki raporlarda 233.210,48 TL tutarlı faturanın dikkate alınmadığı, bu fatura davalı ortaklık defterlerinde kayıtlı değil ise de, müvekkilinin işi tamamladığı, gecikme olmaksızın teslim ettiği, davalılar tarafından da idareye teslim edildiği, 2019/4 D.İş sayılı dosyada imalat bedelinin 250.235,92 TL olarak belirlendiği,
müvekkilinin Uşak işinden 23.019,35 TL ve Afyon işinden 25.019,35 TL bakiye alacağı bulunduğunun defter kayıtlarıyla belirli olduğu halde bu alacakların dikkate alınmadığı, kararda ödemenin 177.000 TL olarak kabul edildiği, 4 adet, 437.704,98 TL tutarlı fatura düzenlendiği, 233.210,48 TL tutarlı faturanın davalılar tarafından defterlerine kaydedilmediği, takibe konu alacakları için gösterdikleri fatura, ticari kayıtlar ve cari hesap ekstresinin kül halinde ele alınmadığı, 233.210,48 TL tutarlı faturanın ödendiğine dair davalıların defter kaydı ve ödeme belgesi sunamadıkları, alacağın likit olduğu,
müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 19.02.2019 tarihli ve 233.210,48 TL tutarlı faturaya dayanarak icra takibi başlattığı, davacının fatura içeriğini ve alacağın varlığını kanıtlayamadığı, fatura dışındaki alacak miktarlarının davanın konusunu oluşturmadığı, sözleşmeye konu imalat bedelinin KDV dahil 250.235,92 TL olarak kabul edildiği, ancak işin tamamının davacı tarafça yapıldığının kanıtlanamadığı, davacının imalatı eksik bıraktığı, müvekkilleri tarafından ayrı bir sözleşmeyle dava dışı ....
Şirketine tamamlatıldığı ve bu şirkete 134.665,28 TL ödedikleri, bilirkişilerin dava dışı ....
Şirketiyle yarım kalan işlerin tamamlanması için yapılan sözleşmeye, o sözleşme kapsamında ödenen faturalara ilişkin hukuki değerlendirme yapmalarının ve mahkemenin bu değerlendirmeye itibar ederek karar gerekçesinde atıfta bulunmasının doğru olmadığı, dayanak faturanın müvekkilleri defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının faturaya konu malzeme ve işçiliğe ilişkin teslim tutanağı, mutabakat metni vs sunamadığı, idarenin 19.02.2018 tarihli kesin hakedişi düzenlediği, işin teslim edildiği, davacının takip konusu faturayı işin idareye tesliminden 1 yıl sonra düzenlediği,
karar gerekçesinde "asıl işin kesin hakediş raporu tarihi 24.02.2018 tarihinde önce düzenlediği 19.02.2019 tarihli fatura ile" açıklamasıyla davanın kabulünün anlaşılamadığı, işin 24.02.2018 tarihinde tamamlandığı, faturanın ise, 19.02.2019 tarihinde düzenlendiği, mahkeme kabulünün kronolojiye uygun olmadığı, ödemelerin davacı defterlerinde 177.000 TL, müvekkillerinin defterlerinde 202.530,53 TL olduğu, ödeme konusunda davacı kayıtlarının esas alındığı, oysa müvekkillerinin ödemeleri banka havalesi ve çek teslimiyle yaptıkları, ödemelerin belgeye dayandığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça yapılan bütün imalatın metraj ve sözleşme birim fiyatlarıyla iş bedelinin denetlenebilir bilirkişi raporuyla belirlenmiş bulunmasına, davalı tarafça daha fazla ödeme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanamamış ve davacı ticari defterinde kayıtlı ödeme miktarı esas alınarak hüküm kurulduğunun anlaşılmış olmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/183, K. 2025/416, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama