KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Vekili
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Esas No
- 2023/537 - Karar No:2023/993
- Dosya no
- 2023/537
- Karar no
- 2023/993
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2020
- Numarası
- 2017/584 E-2020/725 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 05/10/2023
Karar Metni
1.373 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; taraflar arasında 2014 - 2015 yılları arasında ticari faaliyet gerçekleştirildiğini, ekli cari hesap ekstresinde görüleceği üzere müvekkilinin 128.267,61 TL alacaklı olduğunu, davalının 2016/23441 sayılı takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaliyle, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş; talebini asıl alacağa yönelik itirazın iptali olarak açıklamıştır.
Davalı vekili özetle; davacı ticari ilişkinin 2014 - 2015 yılında başladığını iddia etmiş ise de, tarafların 2012 yılı Ekim ayında ticarete başladıklarını, müvekkilinin davacıya ait belirtilen iki inşaattaki muhtelif ahşap imalatlarını yaptığını, edimlerini süresinde ve eksiksiz yerine getirdiğini, davacının süresinde ödeme yapmadığını, tarafların 19.11.2013 tarihinde hesap mutabakatı, vade erteleme ve kefil alma konulu bir protokol akdettiklerini, protokol gereğince ödenmemiş çeklerin iade edildiğini, dava dışı ....
Şirketinin aval verdiği çeklerin alındığını, bu çeklerden ikisinin müvekkili tarafından 2014/10452 sayılı icra dosyasında tahsil edildiğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, davacının hastane inşaatı nedeniyle KDV muafiyet belgesi sunacağını beyan ettiğini, belge vermediğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...açılan davanın davacı ile davalı Şirket arasında 2012-2015 yılları arasındaki ticari ilişki nedeni ile doğan fazla ödeme konusu alacağa istinaden davacı Şirket tarafından davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi olduğu,
dosyamıza sunulan SMMM bilirkişi raporlarına göre her iki Şirketin ticari defterlerinin de kayıtlarının birbirini doğruladığı ve açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapılmakla davacı ve davalı lehine HMK 222.m. gereğince delil teşkil ettiği, her ne kadar dosyamıza davacı ve davalı Şirketin ticari defterleri yönünden sunulan bilirkişi raporları arasında alacak miktarı yönünden çelişki mevcut ise de;
dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim ek raporda davalı vekilinin asıl rapora yönelik olarak tüm itirazlarının gerekçeli olarak değerlendirilmesi sonucunda davacı şirketin bizzat davalı Şirketin kendi ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 59.289,04-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
davalı vekilinin hesap mutabakatına yönelik olarak ileri sürdüğü tüm itirazların hesaplamada dikkate alındığı gibi KDV muafiyetine yönelik olarak davalı vekilinin ileri sürdüğü iddiasının ispatına elverişli delil sunulmamakla itibar edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, anılan bilirkişi ek raporunun taraf Şirketlerin ticari defterleri yönünden çelişkileri giderici mahiyette olup Mahkememizce de hükme esas alınmak gerektiği anlaşılmakla;
açıklanan gerekçelerle ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi ve takip alacaklısı davacının icra takibinde kötüniyetinin sabit olmaması nedeni ile davacının icra-inkâr ve davalının ise; kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek" gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE. Davalının Ankara 13. İcra Müd.
2016/23441 esas sayılı takip dosyasına vaki haksız itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 59.289,04-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek yıllık yasal faizi ile birlikte DEVAMINA,fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Davacının yasal koşulları oluşmayan icra-inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi ...'e teslim edilen 50.000 TL tutarlı çekin tahsil edilmesine rağmen değerlendirmeye alınmadığı, bu çeke ilişkin davalı defterlerinde kayıt bulunmadığı, çekin ciro edilmeksizin dava dışı şahıs eline geçtiği ve bu kişi tarafından tahsil edildiği, bilirkişi raporunda müvekkilinin 128.267,61 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından istenen bir kısım ödeme dekontlarının sunulduğu, banka şubelerinden istenmesi talep edilen bir kısım belgelerin inceleme ve değerlendirmeye alınmadığı, dilekçesinde tarih ve miktarlarını belirttiği ödemelerin yapıldığı,
buna rağmen eksik inceleme ve değerlendirmeyle hüküm tesis edildiği, davanın tam kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde sadece ticari defterlere dayanıldığı, başkaca delil bildirilmediği, ön inceleme duruşmasının muvafakatleriyle yokluklarında yapıldığı, ön inceleme duruşmasında takibin faturalara dayandığının tespit edildiği, oysa davacı tarafın kendi cari hesap kaydına dayandığı, davacının bilahare verdiği dilekçelerde dava dilekçesinde zikredilmeyen delilleri ve belgeleri sunduğu, iddiasını genişlettiği, muvafakat etmediklerini beyan ettikleri halde belirtilen belgelerin bilirkişi incelemesinde ve mahkemece dikkate alındığı, bilirkişi raporunun usule aykırı sunulan delillere dayandığı,
rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediği, buna ilişkin verilen ara kararlarının da yerine getirilmediği, dava dilekçesindeki iddia ve vakıaları tekrarla taraflar arasındaki ilişkinin 2012 yılı Ekim ayında başladığı, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği, davacının ödemeleri zamanında yapmadığı, 19.11.2013 tarihli protokolün düzenlendiği, protokol gereği verilen iki çekin icra takibiyle tahsil edildiği, davacının alacağını ispatlayamadığının raporla belirlendiği, ancak hükme esas alınan raporda sadece müvekkilinin ticari defterlerine bakıldığı,
müvekkilinin 59.289,04 TL borçlu olduğunun belirtildiği ancak taktirin mahkemeye bırakıldığı, protokol incelendiğinde 19.11.2013 tarihi itibariyle davacının 60.000 TL nakit ve 29.000'er TL tutarlı 3 adet çek ile 147.000 TL ödemesinin kararlaştırıldığı, bu itibarla protokol tarihinden sonra davacının 147.000 TL'den fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti gerektiği, 19.11.2013 tarihinden sonra 147.000 TL tahsilat yapıldığı, mutabakattan sonra alışveriş, imalat, ticaret, yapılmadığı,
davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı KDV muafiyet belgesi sunmadığı için son iş faturasının düzenlenmediği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda taraflar arasında akdedilen sözlü eser sözleşmeleri gereğince 2012 yılından itibaren belirtilen iki ayrı inşaattaki muhtelif ahşap imalatlarının davacı tarafından üstlenildiği, taraflarca düzenlenen 19.11.2013 tarihli hesap mutabakatı, vade erteleme ve kefil alma konulu adi yazılı protokol ile Mersin ilindeki inşaata ilişkin olarak iş bedelinin 192.222,52 TL olduğu, verilmiş olan üç adet 30.000'er TL bedelli çeklerden birisinin ödendiği, diğer çeklerin iade edildiği ve iş bedeli için 15.000 TL nakit ödeme yapılmış olduğu belirtilerek 29.000'er TL bedelli üç adet çek verileceği, verilecek çeklerin dava dışı ....
A.Ş. tarafından da aval için olduğu belirtilerek imzalanacağı ile 25.11.2013 tarihine kadar nakit olarak 60.000 TL ödenmesinin kararlaştırıldığı, protokolün dava dışı ....
A.Ş. tarafından da imzalandığı, protokol kapsamı itibariyle 192.222,52 TL iş bedeli için 45.000 TL ödeme yapıldığı, bakiye iş bedeli için nakit olarak ve belirtilen çeklerle toplam 147.000 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, mahkemesince tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 19.11.2013 tarihli protokolle toplam iş bedelinin 192.222,52 TL olarak belirlendiği, ödemelerin kurala bağlandığı, dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde, davacının fazla ödeme yaptığını yasal delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmış bulunmasına göre davanın reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 1.b.1 madde gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, kararın HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılması ile davanın reddine dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/537, K. 2023/993, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama