İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/832 K.2025/784

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2023/832Karar2025/784Tarih1 Temmuz 2025Okuma11 dk · 2.241 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Temmuz 2025
Esas No
2023/832 - Karar No:2025/784
Dosya no
2023/832
Karar no
2025/784
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/06/2023
Numarası
2022/1114 E-2023/661 K
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
01.07.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.241 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili: Taraflar arasında 25/07/2017 tarihinde yapılan sözleşmeye göre davalı yüklenicinin kaba inşaatı bitmiş olan kooperatifin ince işleri, çevre duvarlarını ve düzenlemesini yapacağını, bu işlerin karşılığı olarak da müvekkilince A blok 8 nolu dairenin avans olarak (160.000,00 TL) B blok alçı, şap ile çevre duvarı işleri için tapudan verileceği, A blok 1 nolu dairenin seramik ve laminant parke yapım işi için avans olarak (160.000,00 TL) tapudan verileceği, belirtilen bu işler yapıldıktan ve karşılıklı mutabık kalındıktan sonra dış cephe mantolama işine başlanacağını, malzemelerin şantiyeye indirileceğini,

B blok 2 nolu dairenin üçüncü ödeme olarak (160.000,00 TL) yapılarak kesin hesabın çıkarılacağını, yükleniciye verilen daireler de üyelere veriliyormuş gibi yüklenicinin kooperatif üyesi yapılarak bu daireler için yükleniciden ek ücret talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalıya 25.07.2017 tarihinde tutanakla yer teslimi yapıldığını, sözleşme gereğince işe başlandıktan sonra 12 ay içinde işleri bitireceğini taahhüt ettiğini,

davalının ısrarlı talepleri üzerine A blok 1 ve 8 nolu dairelerin davalı yükleniciye (A 8 nolu dairenin talebi ile çalışanı sekreteri ... adlı kişiye olacak şekilde) yer tesliminden sonra davalının taahhüt ettiği işlerden şap, alçı ve mantolama işleri dışında hiçbir iş yapmadığı gibi yaptığı işlerin de teknik ve sanat kaidelerine uygun yapılmadığını, bu durumun Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/8 D.iş sayılı dosya ile tespit edildiğini, bunun üzerine tarafların bir araya gelerek 05.03.2018 tarihinde tutanak düzenlediklerini, bu tutanakta yükleniciye iki adet dairenin devredildiğini,

nakit ve senet olarak da 235.000,00 TL'nın ödendiğinin açıkça görüldüğünü, bu tutanaktan sonra yeniden şantiyeye dönen ve bir takım işler yapan, ödemeler alan yüklenici ile 16.04.2018 tarihinde yeni bir mutabakat tutanağı daha düzenlendiğini, buna göre de kooperatifin 107.839,00 TL borcu bulunduğunu, işe devam etmek isteyen yüklenici ile 25.04.2018 tarihinde ilk sözleşmenin devamı olan yeni bir ek sözleşme imzalandığını, bu ek sözleşmeye göre yüklenicinin yapamadığı işleri asıl sözleşmedeki fiyatlar ve şartlarla tamamlayacağı, kendisine herhangi bir ödeme yapılmayacağı, kalan işler için her biri 165.000,00 TL den üç adet senet verileceği,

16.04.2018 tarihli tutanak altına alınan alacak karşılığı ve işlere devam ederek bitirmesi şartı ile kendisine ileri ödeme tarihli (Ekim 2018 tarihinden Mart 2019 tarihine kadar ödeme vadeli) 6 adet toplam 125.000,00 TL'lik senet verileceğini, inşaat sahasına malzeme indirildiğinde bir adet dairenin tapusunun verileceğini, diğer iki adet dairenin de yapılacak işe göre verileceğini, işler bitinceye kadar başkaca nakit veya senet ödemesinin yapılmayacağının belirtildiğini, davalının tapuları ve senetleri almasına rağmen tespit raporu ile belirlenmiş eksik işlerin yapımına hiç başlamadığını,

sürekli kooperatifi oyalayarak eksikleri gidereceğini, kendisine süre ve para verilmesini talep ettiğini, yüklenicinin ısrarlı para talepleri karşısında müvekkili kooperatifin davalıya ileri tarihli senetleri vermek zorunda kaldığını, senetleri aldıktan sonra da şantiyeye hiç uğramadığını, haksız olarak senetleri takibe koyarak kooperatif üyelerinin dairelerine haciz konulduğunu, müvekkilince 03.08.2018 tarihinde sözleşme süresi bittikten bir hafta kadar sonra ayıplı ve eksik işlerin olduğu hatırlatılarak kooperatifin zarara uğradığı bildirilerek fesih ihbarnamesinin keşide edildiğini,

davalı yüklenicinin iyi niyetle verilen senetleri daha önce başkasına ciro ettiğini, sonrasında da ciro ettiği kişiden alarak icraya koyduğunu, müvekkilinin Ankara Batı İcra Dairesinde 2018/42083 sayılı dosyası ile icraya konulan bir senedi ödemek zorunda kaldığını, davalının Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/770 sayılı dosyasında iki senedi daha icraya koyduğunu, kooperatifin hacizlerden kurtulabilmek için bu iki senedin de borç alarak ödemek zorunda kaldığını, davalının üç adet senedi daha Ankara İcra Müdürlüğünün 2020/708 sayılı dosya ile takibe koyduğunu ve kooperatifin üyelerine tahsis edilmiş 4 dairenin daha satışını talep ettiğini,

bu icra dosyasında yapılan haciz sonucu satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, kendi taahhüdünü yerine getirmeyen davalı yüklenicinin vadeleri gelen senetleri işleme koyması ve kooperatifin üyelere tahsis ettiği dairelerin satışını istemesi,

kooperatife yaşattığı zor durumdan faydalanmak istemesinin TBK’nun 28.maddesinde ifade edilen aşırı yararlanma (gabin) olduğunu, bu durumu fark eden müvekkili kooperatifin bu madde gereğince sözleşmeyi feshettiğini, alınan senetlerin iadesini ve zararın tazminini 13.12.2018 tarihinde çekilen ihtarname ile istediğini, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2020/708 sayılı dosyasında üç senedin daha takibe konulduğunu, bu takibin durdurulmasını talep ettiklerini, davalı yüklenicinin müvekkiline karşı aynı mahkemede 2020/44 esas sayılı dosyada açtığı davanın birleştirilmesi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu,

davalının belirtilen süreçte kooperatif şantiyesinde çalıştırdığı işçilerin sigorta primlerini yatırmayarak bu borcu da kooperatifin üzerinde bıraktığını belirterek, yüklenicinin 25.07.2017 tarihinde karşılıklı imzalanmış olan sözleşmede taahhüt ettiği işlerden toplam 13 kalem işten sadece 3 kalemini (%2 kusurlu ) tamamladığı, bir kalem işi (pencere mermerleri yapımı) ağır kusurlu imalat olarak yaptığı, geri kalan ve taahhüt ettiği işlerin büyük bölümünü oluşturan 9 kalem işe ise haksız ve hukuksuz olarak hiç başlamadığı tespit edildiğinden,

yüklenicinin sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı yaptığı işler nedeni ile kooperatifin (üyelerin) uğradığı zarar tespit edilerek (şimdilik 1.000,00 TL) zararının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkili kooperatife verilmesine,

yüklenicinin kooperatife karşı sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde kooperatifin zararlara uğramasına yol açtığından bu zararların karşılanması için davanın açıldığını, bu kapsamda yükleniciye devredilen iki dairenin üçüncü kişilere satışının engellenmesi için ( A blok 1 nolu daire ile aynı gün aynı işlem ile çalışanına devredilen A Blok 8 nolu daire) üzerine tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalının kooperatife karşı haksız ve hukuksuz olarak başlatmış olduğu icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili: Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında 25.07.2017 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme dışında taraflar arasında sözlü mutabakatla yapılan ek işlerin de bulunduğunu, davacının sözleşme ve sözleşme dışındaki ek işlerin karşılıklarını müvekkiline ödemediğini, sözleşmede yer alan iş karşılığı dairelerden sadece A blok 1 nolu bağımsız bölümün müvekkili adına tescil edildiğini, borca karşılık avans olarak verilen senetlerin ise icra yoluyla davacıdan tahsil edilmeye çalışıldığını,

davacının A blok 8 nolu dairenin iş karşılığı müvekkilinin sekreteri ...’a devredildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iş karşılığı verdiği tek dairenin A blok 1 nolu daire olduğunu, müvekkilinin sekreterinin bedelini ödeyerek 8 nolu daireyi tapudan satın aldığını, müvekkilince davacının 13.12.2018 tarihli ihtarına cevaben gönderilen 26.12.2018 tarihli ihtarda kooperatiften 313.000,00 TL alacağı bulunduğu,

müvekkiline ait malzemeler sebebiyle 14.680,00 TL ve ek işler nedeniyle de 60.600,00 TL alacağının bulunduğu belirtilerek 7 gün içinde ödenmesinin istenildiğini, ihtarname 27.12.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödemenin yapılmadığını, müvekkilinin bakiye 313.000,00 TL alacağı için Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/10875 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe itiraz üzerine Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/44 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu, belirtilen davanın sonucunun beklenilmesini talep ettiklerini,

davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının belirttiği tutanağın iki daire, nakit ve senetlerin alındığı değil alınacağını gösteren bir tutanak olduğunu, dolayasıyla davacının iki adet dairenin devredildiğini, nakit ve senetlerle ödeme yapıldığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilince işin eksiksiz ve ayıpsız şekilde yapılarak davacıya teslim edildiğini, 2020/8 D.iş sayılı davacı tarafça yaptırılan tespite göre de işlerin eksiksiz yapıldığı,

ayıplı olduğuna dair bir kanaatin oluşmadığının görüldüğünü, raporu kabul etmemekle birlikte raporda işlerin %98 oranında tamamlandığının ifade edildiğini, mahkemece SGK’dan istenecek kayıtlarla müvekkilinin hakedişlere ilişkin işleri kendi işçileri ile 25.07.2017 tarihinden itibaren yaptığının ispatlanacağını belirterek, davanın zamanaşımı ve esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi heyeti raporları birlikte değerlendirilerek; taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere davalı tarafın 708.839,00 TL’lik iş yaptığı, tarafına ise 601.000,00 TL ödeme yapıldığı, 107.839,00 TL alacağının kaldığı davacının herhangi bir zararının söz konusu olmadığının anlaşıldığı,

her ne kadar davacı taraf davalının SGK borçları olduğunu belirtmişse de, taraflar arasında akdedilen ve dosya kapsamında ihtilaf bulunmayan sözleşmenin 'Vergi, Sigorta ve Mali Sorumluluk' başlıklı 9.maddesinde çalışan işçilerin ve personelin SSK ücretlerinin açıkça yüklenici (davalı) tarafından yapılacağının hükme bağlandığı, davalının sorumluluğunda olan bu bedelin dava konusu olmaması, sunduğu belgelerden ve SGK'dan gelen cevabi yazıdan davacının ödediğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığı,

dava dilekçesinde açıkça dayanmadığı da gözetilerek bu hususun açıkça davalının şahsi sorumluluğunda olduğundan ve mükerrer olarak sorumlu tutulamayacağından davalının alacağından düşülemeyeceği sonuç ve kanaatiyle davalının SGK borcundan davacının bir sorumluluğu bulunmadığından davalı alacağından düşülmediği, yine bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davalı tarafa verilen senetlerin tahsili hususunda senede konu icra dosyalarına müzekkereler yazıldığı, senetlerin davalı tarafından tahsil edildiğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığından 6 adet senet bedeli olan 125.000,00 TL'nın da davalı alacağından düşülmediği,

tüm bu hususlar gözetilerek davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davanın ret gerekçesi olarak ileri sürülen davacının herhangi bir zararının olmadığı gerekçesinin dosyaya sunulan Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.02.2020 tarih ve 2020/8 D.

İş sayılı tespitine, mahallinde yapılan keşif sonrası sunulan 21.11.2021 tarihli bilirkişi kök raporuna ve 28.02.2022 tarihli ek raporuna ve 09.05.2023 tarihli bilirkişi raporuna aykırı olduğunu, davaya konu SGK borcunun davalının şahsi sorumluluğunda olduğu, dava dilekçesinde açıkça dayanılmadığı gerekçesinin, dosya kapsamında bulunan ve dava dilekçesinde ifade edilen beyana ve dava dilekçesi ekinde sunulan SGK borç dökümüne, mahkemenin 01.12.2022 tarihli duruşmada kuruduğu 1 nolu ara karar gereği bu borcun müvekkili kooperatifce SGK'na ulaşılarak güncel borcun kooperatif kayıtlarından çıkarılarak dosyaya sunulmasına,

ayrıca mahkemesince 07.02.2023 tarihli duruşmada kurulan 1 numaralı ara karar gereği SGK'dan bu borcun talep edilerek dosyaya kazandırılmış olmasına aykırı olduğunu, davalı tarafa verilen senetlerin tahsili konusunda davalı tarafından icraya konulan senetlerin tahsil edildiğine dair bir kayda rastlanmadığı gerekçesinin mahkemesince 06.02.2023 tarihinde Ankara Batı İcra Dairesine 2019/770 ve 2020/708 sayılı icra dosyalarının akıbetlerinin sorulması üzerine icra dairesince dosyaya gönderilen 06.02.2023 tarihli cevabı yazılarla, her iki dosyanın da haricen tahsil ile kapatıldığının bildirilmiş olmasına aykırı olduğunu,

Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 11.02.2020 tarihinde açılan tespit davasındaki 03.03.2020 tarihli tespit kararında açıkça, yüklenicinin davalının sözleşme altına alınan 13 kalem işten sadece 3 kaleminin %98 oranında yapıldığı, 1 kalemin kusurlu yapıldığı, 9 kalem işin ise hiç yapılmadığı,

sözleşmenin bitim tarihinin üzerinden 19 ay geçtiği, bu işleri bitirmek için 4 ay gibi bir sürenin yeterli olduğunun ifade edildiğini, bu raporda açıkça anlaşılacağı üzere davalının yüklenmiş olduğu işleri gereği gibi ve zamanında yapmayarak kooperatifi zarara uğrattığını, dosya kapsamına sunulan sözleşme gereği işi bitireceğini taaahüt ettiği tarihten sonraki bir tarihe vadelenmiş olan senetleri davalı işi bırakıp gitmiş olmasına rağmen icrai takibe koyduğunu ve davacıdan tahsil ettiğini, bu durumun dosyaya dahil edilen icra dosyalarından ve icra dairesinin yazılarından açıkça anlaşıldığını,

mahkeme kararında davalı tarafından icraya konulan senetlerin tahsil edildiğine dair bir kayda rastlanmadığı diyerek dosya kapsamındaki maddi ve hukuki gerçeğe aykırı hüküm kurulduğunu, SGK nezdinde kooperatifin borcu olarak görülen ve ödenmeden kooperatif üyelerinin iskan alarak dairelerine oturamayacakları malum olan SGK pirim ödemelerinin de güncel halinin gerek sözleşme, gerek mutad uygulamalar gereği davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmemiş olmasının hukuka ve adalete aykırı olduğunu, dosyaya rapor sunan bilirkişilerin de bu miktarı hesaplamalarına dahil ettiğini,

sundukları SGK borç dökümüne ek olarak mahkemece de SGK'dan bu borç dökümünün talep edildiğini ve dosyaya kazandırıldığını, işbu davanın ilk olarak Asliye Ticaret mahkemesinde açıldığını, bu mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, davalının bu kararı istinaf ederek mahkemenin görevli olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle karar ancak 5 ay sonra kesinleştiğini ve dosyanın görevli olduğu belirtilen Asliye Hukuk mahkemesine gönderildiğini, fakat Asliye Hukuk mahkemesinin de 2 yıllık yargılama sonrası görevsizlik kararı verdiğini, bu kararın da davalı tarafından istinaf edildiğini,

kararın istinaf sonrası kesinleşmesi üzerine dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine yeniden tevdi edildiğini, bütün bu süreçte mahkemelere sunduğu beyanlarla davayı uzatan ve kendi içinde çelişkili istinaf dilekçeleri veren davalının zaman kazanmak amacına ulaştığını, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan yanlış değerlendirmelerle reddedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında 25.07.2017 tarihli ve yine bu sözleşmenin eki ve devamı niteliğinde olan 25.04.2018 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, her iki sözleşme kapsamında da nakdi ödeme, iki adet daire ve senetler verildiğini belirterek ödemelerin yapıldığını, yapılan imalata göre eksik ve ayıplı işler de dikkate alınarak fazla ödemenin de olduğunu belirterek alacak talebinde bulunmuştur.

Mahkemesince yapılan yargılamada taraflar arasında düzenlenen 16.04.2018 tarihli tutanak esas alınarak ve ilk sözleşme kapsamında yapılan ödemeler değerlendirilmek suretiyle ve ek sözleşme kapsamında verildiği ve icra takibine konulduğu iddia edilen senetler yönünden dosyalarda herhangi bir tahsilata rastlanmadığı şeklindeki 03.02.2023 tarihli icra müdürlüğünün cevabi yazıları dikkate alınarak senetlere ilişkin icra dosyalarında ödeme yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karara varılmış ise de yine dosyada mevcut,

icra müdürlüğünün 06.02.2023 tarihli Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2020/708 ve 2019/770 sayılı dosyalarına ilişkin cevabi yazılarında alacaklı vekilinin dosya borcunu haricen tahsil ettiğinin belirtildiği görülmüş olmakla, tarafların iddia, beyan ve itirazları ve bu cevabi yazılar da değerlendirilerek icra müdürlüğünce belirtilen yakın tarihlerdeki cevabi yazılardaki çelişki hususu da giderilmek suretiyle oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 gün ve 2022/1114 E-2023/661 K sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderleri ve ödediği istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 01.07.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/832, K. 2025/784, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/832
Karar No
2025/784
Tarih
1 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/832 K.2025/483
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/834 K.2025/586
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/834 K.2025/622
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/836 K.2025/586
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/837 K.2025/448
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/837 K.2025/537

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.