KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/606 - Karar No:2024/916
- Dosya no
- 2024/606
- Karar no
- 2024/916
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/02/2022
- Numarası
- 2021/438 E-2022/105 K
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 14/11/2024
Karar Metni
1.833 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin, davalıya ait (... isimli) işyerinin endüstriyel mutfak malzemelerinin ... ve ... markalı mutfak ürünleriyle yapımı konusunda anlaştıklarını, davacı tarafından tüm ürünlerin teslim edildiği ve davalının anlaşmaya ilişkin olarak 22.04.2020 tarihinde 9.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını, müvekkilinin ürünlerin teslimi sonrasında davalıdan bakiye kalan bedeli istemişse de, davalının ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından anlaşma konusu işe ilişkin 04.12.2020 tarihli ...2020000000304 nolu 68.440,00 TL tutarlı faturanın düzenlenerek,
davalıya teslim edildiğini ancak davalı tarafın davacıdan mal almadığını belirterek, faturayı iade ettiğini, davalı aleyhine Ankara 8.İcra Dairesi'nin 2021/3757 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, davalı şirketin icra dosyasına itirazı üzerine 12.01.2021 tarihinde satılan malların davalı nezdinde teslim edildiği ve kullanımında olduğunu tevsik etmek adına tespit davası açıldığını ve malların davalının Tunalı ve Bahçelievler şubelerinde kullanımında olduğunun Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.
İş dosyasında bilirkişi raporu ile karar altına alındığını, davalının fatura borcunun 9.000,00 TL'sini avans olarak ödediğini ancak takip dosyasında sehven avans olarak ödenen 9.000,00 TL'nin de dahil edilerek takip başlatıldığını, dava açılmadan önce avans olarak ödenen kısım açısından takipten feragat edilerek 59.440,00 TL ve ferileri yönünden devam edildiğini, davalı şirketin malları almasına rağmen almadığını, kullanmadığını iddia etmiş ise de Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.
İş- 2021/5 Karar sayılı kararı ile malların davalı yedinde ve kullanımında olduğunun ortaya çıktığını belirterek, davalı tarafın itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu fatura içeriği ürünlerin bir kısmını ... Mimarlık (...)'tan aldığını ve banka aracılığıyla ödediğini, ürünlere ait faturaların ise kesilmediğini, bir kısım ürünlerin ise ... firması tarafından teslim edilmemeleri sebebiyle ... Ltd. Şti.'nden tamamlatılarak yaptırıldığını, diğer kısmın ise davalının yıllardır elinde olan faturalı kendi malzemeleri olduğunu, 24.02.2020 tarihinde davalı şirket ...
Tunalı ve Bahçelievler şubesinin pizza alanı için 27.03.2020 tarihinde anahtar teslim olacak şekilde ... Mimarlık-... ile anlaştığını, davalı şirketin, ... mimarlık yetkilisine aradaki sözleşme gereği ödemeler gönderdiğini ve eksik işleri anında bildirdiğini, fatura konusu malların da mimarlık firmasının yapması gereken kalemlerden olduğunu, tespite konu birtakım malların ... mimarlıktan satın alındığını, bir takım malların ise işin sonunda ...
Mimarlık tarafından süresinde yetiştirilmediği ve mallar teslim edilmediğinden eksik kalan işler bakımından dava dışı ... ... Soğutma Ltd. Şti. ile anlaşıldığını, davacı firmanın ise ... Mimarlık'ın alt işvereni olduğunu, davalı ile davacı arasında ticari bir alışveriş söz konusu olmayıp mimarlık firmasının yönlendirmesi sebebiyle tek seferlik 9.000,00 TL'lik 1 adet ... marka pizza hazırlık tezgahı yaptırdığını, bunun dışında davalının bütün ticari işi ...
Mimarlık firması ile olduğunu, basiretli tacir olmayan davacının ödemeye ait faturayı kesmediği hem de bu ödemenin kendisinden alınan empora marka pizza make up soğutucu tezgaha ait olduğunun bilincinde olmadığını, davacı tarafından düzenlenen 04.12.2020 tarih ve ...2020000000304 nolu faturaya TTK'nun m.21/2 ve m.18/3 bendi gereğince süresinde 11.12.2020 tarihli Ankara 22.Noterliği'nin 10739 yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen 04.12.2020 tarihli faturaya konu malların teslimine dair ne teslim irsaliyesi ne de ticari ilişkiyi kanıtlar nitelikte sözleşme sunulabildiğini,
faturada belirtilen hiçbir ürün davacı şirketten alınmadığı, davacı dava dışı ... Mimarlığın alt yüklenicisi olduğu ve davalı şirketle herhangi bir bağı bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davanın ... Mimarlık Şti.'ne ihbarına, davacı hakkında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraf defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ve usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davacının defterinde kayıtlı olan faturaların davalı defterinde kayıtlı bulunmadığı,
delil tespiti sonucu fatura konusu olduğu iddia edilen bir kısım malların davalı uhdesinde bulunmasının fatura konusu malların davalıya teslim edilmiş olduğunu ispatlamayacağı, takibe konu faturaların salt davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasının dayanak belgelerle doğrulanmadığı takdirde tek başına malın veya hizmetin teslim edildiğini ispata yeterli bulunmadığı, davacının teslim hususunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiği ancak davacı tarafça bu yönde ispata elverişli delil sunulmadığı,
davacının takibinde kötü niyetli olduğu tespit ve ispat da edilemediği gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddinin karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının hatalı bilirkişi raporuna dayandırıldığını, itirazlarının dikkate alınmadığını ve verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde davalının müvekkilinden mal aldığını, bir miktar avans verdiğini ancak malların davalı iş yerlerine kurulumu sonrası bakiye bedelleri ödemediğinin, malların davalı yedinde ve kullanımında olduğunun ispatı bakımından tespit yaptırıldığının ve malların davalıda tespit edildiği belirtilerek bakiye alacak miktarının talep edildiğini, davalının cevabında, malların alındığını kabul ettiğini ancak ... mimarlık adlı firmadan alındığını beyanla,
... mimarlık adlı firmaya davanın ihbar edilmesi gerektiğini, faturanın tek taraflı düzenlendiğini ve borçlu olunmadığı yönünde savunma yaptığını, mahkemece davalının dava ihbar talebinin yerine getirilmediğini, bu yönde oluşturulan ara kararından dönülmediğinden,
ara kararı gereğince davanın ... adlı firmaya ihbarı ile beyanının alınması gerektiğini, davalının hiçbir zaman talebe konu malları almadığını, kendinde olmadığını/kullanmadığını söylenmediğini, kaldı ki tespit davasında da ilgili malların da tespit olunduğunu, davalının ilgili malları başka firmalardan aldığını müvekkili ...'den almadığını beyan ettiğini, alacak davası açmadan önce ikame edilen Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 D.İş- 2021/5 Karar sayılı tespit davasında malların davalıda olduğunun ortaya çıktığını, davalının ticari defterlerini delil gösterdiği davada, yine davalının ben bu malları ...'den değil ...,
... gibi başka firmalardan aldım demesine rağmen, ticari defterlerinde ve envanterinde müvekkilinin teslim ettiği malların bu firmalardan girişine rastlanmadığını, bu malların logoları, evsafı ve tespit davasındaki tespitler düşünüldüğünde ve müvekkiline işin başında verilen avansta gözönüne alındığında malların müvekkili ve davalı arasındaki ticari ilişki içinde alındığının ortaya çıktığını, davalının ticari defterlerini malların başka firmalardan alındığı yönünde delil göstermiş olup, davalı defterlerinin bilirkişi incelemesinde tespit davasında tespit olunan müvekkiline ait malların nerelerden alındığının bulunamadığını,
taraf defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğunu, davalının müvekkilinden mal almadığı başkalarından mal aldığı yönündeki savunma ve beyanlarının kendi defterleri vasıtası ile çürütüldüğünü, müvekkili ile davalı defterleri incelendiğinde;
davalının avans ödemesinin müvekkili defterinde kayıtlı olduğunu, davalının ... mimarlık ile müvekkili şirket arasında alışveriş olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ... ve müvekkili ... firmaları arasında da ticari ilişki olmadığının ortaya çıktığını, davalının ticari ilişkinin ilk başından itibaren verdiği avansı, müvekkili ile bir ticari ilişkisi gözükmesin diye ticari defterlerine dahi işlemeyerek,
planını ilk baştan itibaren kurguladığını, mahkemece davanın red kararının temelinin teslim hususunun ispatlanamaması yönünde oluşturulduysa da, belirtildiği üzere malların açıkça davalının da kabulü olduğu üzere davalıda olup, davalının itirazı malları başka firmalardan aldığı yönünde ise de ticari defterinin incelenmesinde malların başka bir firmadan alınmadığının da ortaya çıktığını, HMK'nun 190/1 "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükmünün bulunduğunu ve müvekkilinin bizzat imalatçısı olduğu malların teslim edildiği olgusunun,
hem davalı ticari defterleri hem de müvekkili ticari defterleri ile tespit davasındaki malların tespitlerine dayandığını, mahkemece yazılı delil olmadığında bahisle ret kararı verildiyse de, delil olarak sunulan tespit davası ile ticari defterlerin kesin delil mahiyeti taşımakta olup, yazılı delil olarak sadece senet değil kesin nitelikte sair delillerin de kabul edilebileceğini, öte yandan davalının dayandığı bütün varsayımların da bizzat kendi defterlerince yalanlandığını, hal böyleyken malların teslimi hususunun ispat edilemediğinden bahisle verilen red kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
mahkemece müvekkilinin hak kaybına neden olunduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekilince, müvekkili ile davalı arasında davalıya ait işyerinde mutfağa ait bir kısım işlere yönelik eser sözleşmesi kurulduğu ve takibe dayanak faturalardaki işlerin yapılarak teslim edildiği, bu kapsamda 9.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, bakiyenin ödenmediğini belirterek takip yapıldığı ve yapılan icra takibine itirazın haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali davası açılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında iddia edildiği kapsamda akdi ilişki kurulmadığı, dava dışı ... Mimarlık yönlendirmesiyle davacıdan 1 adet ... marka pizza hazırlık tezgahı yaptırılarak alındığını ve bunun bedeli olarak 9.000,00 TL ödendiğini, diğer iddia edilen işlerin dava dışı şirketlerce yapıldığını savunmuştur.
Bu aşamada niteliği itibarıyla kurulduğu iddia edilen temel hukuksal ilişki TBK'nın 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak, sözleşme inkâr edildiği takdirde, sözleşmenin yapıldığı zamandaki miktar veya değeri HMK'nın 200. maddesindeki miktardan fazla ise akdî ilişkinin anılan yasa hükmü gereğince davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması zorunludur. HMK’nın 202. maddesindeki yazılı delil başlangıcı bulunmaması ve 203. maddesindeki tanıkla ispatı mümkün olan hallerin varlığının da ileri sürülüp kanıtlanmaması halinde tanık beyanı ile akdi ilişkinin varlığının ispatı mümkün değildir.
Akdî ilişkinin varlığı kanıtlandığı takdirde ise, davacının hangi işleri yaptığı, hangi işleri yapmadığı, yapılan işlerin niteliği ve miktarı ile bedelinin ne olduğuna dair ihtilâflı konular hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.
Somut olayda, davacı yapılan imalat karşılığı kendisine 9.000 TL kısmi ödeme yapıldığını bildirmiş, davalı da 9.000 TL ödeme yapıldığını kabul etmiş ancak bu ödemenin kurulduğu iddia edilen akdi ilişki dışındaki başka bir akdi ilişki nedeniyle yapıldığını kanıtlamadığı anlaşılmakla, taraflar arasında akdî ilişkinin varlığı kabul edilmelidir. Bu durumda davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı sabit olup, yazılı sözleşme bulunmaması ve tarafların bedelde uyuşamamaları halinde iş bedelinin, 6098 Sayılı TBK’nın 526 ve devamı hükümlerince işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir.
Mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delilleri toplanarak, davaya konu icra takibinin faturaya dayalı takip olması nedeniyle faturadaki mallarla sınırlı olarak ispatlanabilecek, bu kapsamda yapılan tespit de dikkate alınarak, taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında olduğu ispatlanan işler yönünden fatura ve yapıldığı yıl rayiç bedeller de kararlaştırılmak suretiyle yapılan işin bedelinin belirlenmesi ve 9.000,00 TL ödemesi de düşülüp, yine davacı tarafça davalının bir kısım imalatları yaptığını iddia ettiği ... firmasına davanın ihbarını talepte bulunmuş olması karşısında,
bu kapsamda ihbara ilişkin talebin yerine getirilerek ve yine yapılacak yargılamada davacının yemin deliline de dayanmış olması nedeniyle, yemin delilinin son delil olduğu hususu da dikkate alınarak, gerektiğinde yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/606, K. 2024/916, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama