İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/699 K.2025/188

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tanıma ve tenfiz davasında mahkemece davanın reddine dair verilen kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2024/699Karar2025/188Tarih14 Şubat 2025Okuma6 dk · 1.176 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Vekilleri

Karar tarihi
14 Şubat 2025
Esas No
2024/699 - Karar No:2025/188
Dosya no
2024/699
Karar no
2025/188
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/03/2024
Numarası
2024/7 E-2024/195 K
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tanıma Ve Tenfiz (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
17/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.176 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tanıma ve tenfiz davasında mahkemece davanın reddine dair verilen kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili. Suudi Arabistan Krallığı menşeili olan müvekkili şirket ile davalı ...

Yapı Sanayi ve Ticaret Şirketi arasında ticari uyuşmazlıktan kaynaklı olarak müvekkili şirket tarafından Suudi Arabistan Krallığı'nda dava açıldığını ve bahse konu davanın neticelenerek kesinleştiğini, davanın Suudi Arabistan Krallığı Riyad Ticaret Mahkemesi Yirmi Birinci Ticaret Dairesi tarafından görüldüğünü ve müvekkili tarafından açılan davanın kabul edildiğini, ilgili mahkeme kararının icra edilebilmesi için tanıma ve tenfizini talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyanla, Suudi Arabistan Krallığı Riyad Ticaret Mahkemesi Yirmi Birinci Ticaret Dairesi'nin 1439.

H. Tarih 5221 sayılı kararı ve 18.07.2023 tarihli kesinleşme şerhinin Türkiye'de tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; görevli olan mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, harç tamamlatılması gerektiğini, yabancı uyruklu kişilerin Türk Mahkemelerinde dava açabilmesi için teminat yatırması gerektiğini, dava konusu yapılan yargılamanın kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında, her ne kadar davacı yan tarafından Suudi Arabistan Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın tenfizi talep edilmiş ise de; sözkonusu kararın tenfizine karar verilebilmesi için zorunlu şartlardan olan “ karşılılık” şartının somut olayda gerçekleşmediği, Adalet Bakanlığından gönderilen müzekkere yanıtı dikkate alındığında, tenfiz isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle, yasal şartları oluşmayan tenfiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece davanın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, mahkemece ilgili kararının gerekçesinde esas dayanak noktası olarak özetle "... ülkemiz ile suudi arabistan devleti arasında tanıma ve tenfiz konularında hukuki ve fiili mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşmanın bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır..." şeklinde bir gerekçeye dayanıldığını ancak dayanak olarak gösterilen Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yazısının eksik değerlendirilmiş olup, bu sebeple de hatalı karar verildiğini,

aynı yazı içeriğinde mahkemenin belirttiği gibi karşılıklılık hususunda özellikle bir anlaşma bulunmadığı belirtilmiş olsa da, aynı yazı içeriğinde devamla ''... sonuç olarak, konunun değindiği hukuki durum yukarıda açıklanmış olup, bu çerçevede, yabancı mahkeme ilamlarının tanınmasına ve tenfizine karar verilip verilmeyeceği hususunun yargılama yetkisi ve takdir hakkı dahilinde mahkemesine ait olduğu düşünülmektedir...'' şeklinde beyan edildiği üzere aslında burada hukuki değerlendirme yetkisinin mahkemede olduğunun açıkça vurgulandığını,

her ne kadar mahkemece verilen kararda yalnızca hukuki ve fiili mütekabiliyet hususunda bir anlaşmanın olmadığına ilişkin kısma vurgu yapılmış olsa da esasen burada hukuki ve fiili durumun niteliği gereği mahkemenin takdir yetkisine bırakılmış alan görmezden gelinerek,

davalı lehine hatalı karar verildiğini, nitekim her ne kadar bu hususta ülkeler arasında doğrudan bir anlaşma bulunmasa dahi suudi arabistan krallığı ile son yıllarda artan ticari anlaşmalar ve doğrudan yatırımlardaki artış ve ikili ilişkilerdeki yoğunluk dikkate alındığında, mahkemenin kendisine tanınan takdir yetkisini ülkemizin de menfaatini gözetecek şekilde kullanmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu,

ticari ilişkilerin gelişmesi güven ilişkisine dayanmaktayken bu durumun mahkemelerce de hukuki teminat altına alınması ve ülkeler arasındaki ticaretin gelişmesi için zarara uğrayan tarafın her iki ülke mahkemelerince de güvence sağlanması gerektiğini, aksi halde bu durumun yalnızca müvekkili şirketin değil ülkenin ticari itibar kaybına sebebiyet vereceğini, Suudi Arabistan Krallığı menşeili müvekkili şirket ile davalı ...

Yapı Sanayi Ve Ticaret Şirketi arasındaki ticari uyuşmazlıktan kaynaklı olarak müvekkili şirket tarafından Suudi Arabistan Krallığı'nda dava açıldığını ve bahse konu davanın neticelenerek kesinleştiğini, bahse konu davanın Suudi Arabistan Krallığı Riyad Ticaret Mahkemesi Yirmi Birinci Ticaret Dairesi tarafından görüldüğünü ve 1439 h. tarihli 5221 sayılı karar ile müvekkili tarafından açılan davanın kabul edildiğini ve davalının müvekkili şirkete Dört Milyon Yetmiş Bir Bin Dörtyüz Yetmiş Riyal ve Yirmi Yedi Halala (4.071.470,27) ödeme yapmasına karar verildiğini, ilgili mahkeme kararı kesinleşmiş olup,

davalı şirketin adresinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde olmasından dolayı bu aşamada ilgili mahkeme kararının icra edilebilmesi için tenfizi talep edilmiş olup, dosyaya sunulan mahkeme kararlarının aslı ve diğer deliller dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı oldğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, Suudi Arabistan Krallığı Riyad Ticaret Mahkemesi Yirmi Birinci Ticaret Dairesi tarafından verilen 1439 h. tarihli 5221 sayılı kararının tanıma ve tenfizine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, Suudi Arabistan Krallığı Riyad Ticaret Mahkemesi Yirmi Birinci Ticaret Dairesi tarafından verilen 1439 h. tarihli 5221 sayılı kararının tanıma ve tenfizine ilişkin olup, mahkemece Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 08.02.2024 günlü yazısında konuya ilişkin olarak başka bir vesile ile Dışişleri Bakanlığı'ndan alınan 03.08.2022 tarihli ve 34757554 sayılı yazısında ülkemiz ile Suudi Arabistan arasında tanıma ve tenfiz konularında hukuki ve fiili mütekabiliyet esasına dayanan bir anlaşmanın bulunmadığı hususunun bildirildiği gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş ise de,

uygulamada karşılılık ilkesine göre işlem yapılması durumunda ülke mevzuatına aykırı olmadığı hallerde tanıma ve tenfiz kararı verilebildiği (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2024 tarih ve 2024/1755 Esas- 2024/1315 Karar, 05.11.2024 tarih ve 2024/1583 Esas- 2024/1367 Karar sayılı ilamları) ve mahkemece hükme esas alınan Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 08.02.2024 günlü yazısında "yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için en önemli şartlardan biri karşılıklılık esasıdır.

Karşılıklılıktan maksat, Türk mahkemelerinden verilen ilamların, tenfizi istenen yabancı ülkede tanınıp tenfiz edilebilmesidir. Karşılıklılık siyasi veya akdi olabileceği gibi kanuni veya fiili de olabilir. Her iki devlet arasında ilamların karşılıklı olarak tenfizine ilişkin bir anlaşma varsa, tenfiz bu anlaşmanın müsaade ettiği ölçüde gerçekleşebilecektir.

Anlaşma yoksa, tenfiz için karşılıklı fiili uygulama veya her iki devlet mevzuatında, yabancı mahkeme kararının tanıma yada tenfizini münkün kılan bir kanun hükmünün mevcut olması karşılıklılık şartının gerçekleşmesi için zorunlu bulunmaktadır..." husunun belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden ülkemiz ile Suudi Arabistan arasında tenfiz hususunda yazıda belirtildiği kapsamda anlaşma bulunup bulunmadığı, bu konuda karşılıklı fiili bir uygulamanın olup olmadığı da sorularak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2024 tarih ve 2024/7 Esas- 2024/195 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2024/699, K. 2025/188, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/699
Karar No
2025/188
Tarih
14 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/699 K.2025/81
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/699 K.2025/177
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/700 K.2025/135
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/700 K.2025/154
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/700 K.2025/144
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/700 K.2025/171

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.