İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/220 K.2025/343

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2025/220Karar2025/343Tarih20 Mart 2025Okuma13 dk · 2.549 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Mart 2025
Esas No
2025/220 - Karar No:2025/343
Dosya no
2025/220
Karar no
2025/343
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/10/2022
Numarası
2020/397 E-2022/846 K
Davanın konusu
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
20.03.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.549 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılmış ve Tübitak Sage Entegrasyon Merkezi Binası Yapım İşi Bünyesindeki Çelik Kostürksiyon İmalat, Boya ve Montaj İşleri Yapım işi ile ilgili sözleşme imzalandığı, akdedilen sözleşmeye istinaden davacı şirketin üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiği, davalı tarafa düzenlenen çeşitli faturalardan kaynaklı hak edişlerin bir kısmının ödendiği,

ödenmeyen ve icra takibine konu edilen 21.11.2018 tarih ve 116521 ve 21.11.2018 tarih ve 116522 seri nolu faturalardan kalan bakiye alacağa ilişkin olduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak borca itiraz edip takibi durdurduğunu, takibe konu faturalardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcudiyeti konusunda bir anlaşmazlık olmadığını, davalı tarafın zaman kazanmak amacıyla başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı ile müvekkil şirketin ticari ilişkilerinin eskiye dayandığını, takibe konulan faturaların aralarındaki son ticari ilişkiyi tevsik eden faturalar olduğunu,

davalı şirket ile müvekkil şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde müvekkilin alacaklı bulunduğunun tespit edileceğini, buna ilişkin olarak bilirkişi incelemesi talebinin olduğu, takibe konu edilen faturalardan bakiye alacağın icra takip dosyasındaki miktar kadar olduğunu, borçlunun borcun varlığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak takibe ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek davalı- borçlunun Ankara 17. İcra Dairesinin 2020/5976 esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,

kötü niyetli olarak itiraz eden borçlunun %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar/kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki, husumet itirazları bulunduğunu, müvekkil davalı ile davacı ... Çelik Yapı Tarım Metal İnş. Nak. San. Tic. Ltd.

Şti. ünvanlı şirket arasında 21.04.2018 tarihinde Tübitak Sage Entegrasyon Merkezi Binası Yapım İşi Bünyesindeki Çelik Konstrüksiyon İmalat, Boya ve Montaj İşleri Yapım Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme bağlamında müvekkil davacının (asıl yüklenici niteliği ile) taahhüdü altındaki proje bünyesinde yer alan "çelik konstrüksiyon imalatı işinin" davacı şirkete verildiğini, daha doğru bir anlatımla taşere edildiğini, müvekkil davalı davacı şirketin yapmış olduğu iş bağlamındaki yükümlülüklerini, eş deyişle ücret ödeme borcunu ifa ettiğini, hâlihazırda davacı şirkete (en azından muaccel hâle gelmiş bir) borcu bulunmadığını,

muaccel hâle geldiğini ya da hak edildiğini kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, davacı şirketin müvekkil davalıdan 70.560,57 TL tutarında asıl alacağı olmasının olanaklı olmadığını, müvekkil davalının cari hesabında davacı şirketin müvekkil davalıdan talep edebileceği bedelin 61.021,55 TL ile sınırlı olduğunu, davacı şirketin KDV tevkifatı hususunu kayıtlarına hatalı işlediğinin değerlendirildiğini, bu sözleşme bağlamında davacı şirket tarafından yapılan imalatların karşılığı toplamda 617.392,43 TL olduğunu, bu yekün tutarın %5'lik kısmı, eş deyişle 30.869,62 TL'sinin teminat niteliği ile tutulmakta olduğunu,

bu husus taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1 ve 24. maddelerinin gereği olduğunu, bu bağlamda 30.869,62 TL olarak teminat niteliği ile tutulan bedelin 24 aylık garanti süresinin dolması akabinde ve davacı şirketin taahhütlerini sözleşme ve konuya ilişkin âmir mevzuat hükümlerine uygun yerine getirdiğinin anlaşılması ve nihayet davacı şirketin imalat işini gerçekleştirdiği şantiyeden kaynaklı kamusal borcu olmadığının tevsik edilmesi sonucunda iade edileceğini, takas / mahsup def'i ileri sürüldüğünü,

taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacı şirketin sözleşme konusu işi 100 gün içinde tamamlayarak teslim etme taahhüdü altında olduğunu, (m.5), ne var ki davacı şirketin sözleşme konusu işi 15.10.2018 tarihinde (2 ayı aşkın bir gecikmeyle) teslim ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 7'nci maddesinde "...

Yüklenici, işi süresinde ve/veya sözleşme hüküm ve şartlarına uygun olarak tamamlamadığı takdirde, işverenin uğradığı zararlardan başka, işverene her geçen gün için 2.500 TL#*KDV gecikme cezası ödeyecektir ..." hükmüne yer verilmiş olduğunu, fazlasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil davalının cezai şart alacağının, davacı şirketin alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, davacı şirketin taahhüdü altındaki işi gerekli özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle ifa etmiş olmakla müvekkil davalıya zarar verdiğini,

davacı şirketin müvekkil davalıya verdiği bu zararın da (fazlasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) davacı şirketin alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. maddesinde “yüklenicinin görev ve sorumluluğu" başlığı altında "en az fire ile imalatın gerçekleştirilmesi gerekliliği” hususu "...

Çelik malzemeler ebatlarına uygun olarak (en az fire çıkacak şekilde) hazırlanacak, kaynak işleri ve kontrolleri yüklenici tarafından yapılacaktır..." şeklinde hüküm altına alındığını, ne var ki davacı şirketin taahhüdü altındaki işi ifa ederken, projede öngörülenden fazla malzeme kullanmakla, müvekkil davalının aleyhine maliyet çıkmasına neden olduğunu, bu aşamada hem fazla malzeme kullanıldığı (fire çıkmış) ve hem de davacı şirketin kaynak işçiliği ve kaynak sarf malzemesinden tasarruf etmekle haksız bir kazanç elde ettiğini,

fazlasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin haksız kazancının davacının tespit edilecek bir alacağı varsa, bu alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, davacı şirketin herhangi bir alacağı ve her hâlde muaccel hâle gelmiş bir alacağı olmadığının açık olduğunu, müvekkil davalı aleyhine başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davacı şirketin davasının reddine, davacı şirketin asıl alacağın % 20'sinden az olmayacak nicelikte icra tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; taraflar arasında 21.04.2018 tarihli sözleşme ile Tübitak Sage Entegrasyon Merkezi Binası Yapım İşi Bünyesindeki Çelik Kostürksiyon İmalat, Boya ve Montaj İşleri Yapım Sözleşmesine ait "çelik konstrüksiyon imalatı işi" nin davacı tarafından yapılması konusunda anlaşıldığı, uyuşmazlığ, eser sözleşmesinden kaynaklı davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davacı yüklenicinin %5 nakit teminat kesintisinin iade edilip edilemeyeceği, alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın haklı olup olmadığı, davalının davacıya ödediği miktarın tespiti konularına ilişkin olduğu,

davacının, davaya ve takibe konu faturadaki hizmetin verildiğini ispat etmek ile mükellef olup, ispat külfetinin davacı tarafından yerine getirdiği takdirde davalının fatura bedelinin ödendiğini ispat etmek zorunda olduğu, dosyadaki delillere, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 21.04.2018 tarihli eser sözleşmesinde işin bedeli çelik konstrüksiyon imalatları ve montajında 1.40-TL/KG (KDV hariç), çatı ve cephe imalat ve montajında 0,30-TL/KG (KDV hairç) olarak düzenlenmiş olduğu, davacının KDV dahil fatura edilmiş toplam alacak miktarının 626.964,35 TL olduğu,

davalı tarafından davacıya bu iş karşılığında 556.403,70 TL ödeme yaptığı, davalının kalan borç miktarının 27.821,12 TL olduğu, bu alacağa 12/12/2018 tarihinden takip tarihine kadar 2.963,52 TL faiz işletileceği, sözleşmenin 22. maddesine göre işin 21.11.2018 tarihi itibariyle tamamlandığı ve davacının gecikmesi sebebiyle davalı tarafın herhangi bir kaybının olmadığı gözetildiğinde davalıya %5 nakit teminat kesintisi olan 32.851,60 TL'nin iade edilmesi gerektiği, son fatura tarihi olan 21.11.2018 tarihinden 16.02.2020 tarihleri arasında icra takibinden önce işlemiş faiz olarak 3.669,48 TL işlemiş faiz verilmesi gerektiği,

davacının davalıdan toplam bakiye alacak ve %5 nakit teminat kesintisi toplamı olan 60.672,72 TL asıl alacak ve 6.633,00TL işlemiş faiz olmak üzere 67.305,72 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesine kanaat getirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2020/5976 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 60.672,72 TL asıl alacak ve 6.633,00 TL işlemiş faiz üzerinden, davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği saptanmakla, İİK.

67. maddesi gereğince hükmolunan alacağın %20'si olan 13.461,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işin 77 gün geç teslim edildiği, akdedilen sözleşmeye göre işin vadesinin 30.07.2018 olmasına rağmen işin 15.10.2018 tarihinde teslim edilebildiği, mahkemece “… davacının gecikmesi sebebiyle davalı tarafın herhangi bir kaybının olmadığı …” gerekçesi ile mahsup taleplerinin reddine karar verilmiş olsa da sözleşmenin 7’nci maddesi son derece açık olup, “.

Yüklenici, işi süresinde ve/veya sözleşme hüküm ve şartlarına uygun olarak tamamlamadığı takdirde işverenin uğradığı zararlardan başka, işverene her geçen gün için 2.500 TL + KDV gecikme cezası ödeyecektir …” düzenlemesinin bulunduğu, hükmün son derece açık olduğu ve gecikme hâlinde cezaî şart ödenmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle cezai şart alacağının, davacının iş bedeli alacağından mahsup edilmemesinin hatlı olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, temel malzemelerin (çelik) davalı tarafından temin edileceği, sarf malzemelerinin ise davacı tarafından temin edileceğinin kararlaştırıldığı,

taraflar arasındaki sözleşmede ayrıca ve açıkça “… çelik malzemeler ebatlarına uygun olarak (en az fire verecek şekilde) hazırlanacak, kaynak işleri ve kontrolleri yüklenici tarafından yapılacaktır …” ve “… kullanılan malzemede asgari fire olacak şekilde imalat gerçekleştirilecektir.

Çıkan fireler işveren tarafından gösterilen yere teslim edilecektir …” hükümlerine yer verildiği, yüklenicinin kanun gereği özen borcunun bulunduğu, davacının sözleşme ve gerekse de konuya ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı davrandığı ve fazla miktarda malzeme kullanmak suretiyle değerlendirilebilecek kıymetli malzemelerin, hurdaya ayrılmak zorunda kalındığı, hem fazla malzeme kullanıldığı hem de kaynak işçiliği ve kaynak sarf malzemesinden tasarruf edilerek haksız kazanç sağlandığı,

hükme esas alınan raporda “… dosya içerisindeki sözleşmede hammaddenin kabul edilebilir fire oranları, davalı tarafından davacıya teslim edilen hammaddelere ilişkin kantar fişi vs. bilgiler yer almadığından davacı yanın sebep olduğu firenin makul olup olmadığı, kabul edilebilir oranda değilse davalının zarar miktarı bilgilerinin hesaplanmasının mümkün olmadığı …” belirtildiği fakat mahallinde keşif yapılması veya tayin edilecek bilirkişi üyelerine projeleri de değerlendirmek suretiyle yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesi ile zararın hesaplanabileceği, eksik inceleme ile karar verildiği,

hakedişlerden kesilen %5’lik nakdi kesintilerin iadesi şartlarının oluşmadığı, sözleşmenin 3.1 maddesinde ara hak edişlerde % 5 oranında teminat kesintisi yapılacağının hüküm altına alındığı, söz konusu teminatın “garanti süresi sonrasında (-ki bu süre geçici kabülden sonra 2 yıl olup elbette davacının taahhütlerini sözleşme ve konuya ilişkin âmir mevzuat hükümlerine uygun yerine getirdiğinin anlaşılması ve sözleşme konusu işten kaynaklı kamusal borcu olmadığının tevsik edilmesi ertesinde) iade edileceği” ve aynı sözleşmenin “… yapılan imalatlar,

malzeme ve işçilik hatalarına karşı 2 yıl boyunca Yüklenici’nin garantisi kapsamındadır …” şeklindeki 21’inci maddesinin gereği olduğu, dava konusu işte takip tarihi itibari ile garanti süresinin dolmadığı, sözleşmenin “Diğer Hususlar” başlıklı 19’uncu maddesi “.

Bu sözleşmede yazılı olmayan hususlar için, Bayındırlık Bakanlığı Genel Şartnamesi, Türk Ticaret Yasası, Borçlar Yasası hükümleri tatbik olunur …” şeklinde düzenleme bulunduğu, şartnamenin 42. maddesi uyarınca teminat süresinin geçici kabul ve kesin kabul arasındaki 12 aylık süre olduğu ve işin özelliğine göre arttırılabileceği, 45. maddesi uyarınca da taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun tekilde yerine getirildiği usulüne göre anlaşıldıktan ve müteahhidin bu işten dolayı İdareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra,

Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksizlik belgesinin getirilmesi halinde, geçici kabul tutanağının onaylanması ve geçici kabulde görülen kusurların giderilmesi bedelinin kesin teminatın yarısından fazla olmaması şartı ile teminatın yarısı, kesin kabul işlemleri tamamlandıktan sonra ise kalan yarısı müteahhide geri verileceğinin düzenlendiği, bu şartların yerine getirilmediği, kaldı ki bu kesintinin garanti süresince alıkonulmasının da sözleşmenin 21’inci maddesinin gereği olduğu, bu açıdan değerlendirme ya pıldığında ve geçici kabulün 15.10.2018 günü yapıldığı değerlendirildiğinde, garanti süresinin 15.10.2020 tarihinde dolduğu,

bu hale göre 32.851,60 TL’lik teminat kesintisinin talep edildiği Konya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/1502 sayılı dosyası ile takibe girişildiği 17.02.2020 tarih itibariyle henüz garanti süresinin devam etmesi nedeni ile muaccel olmadığı, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davanın da kısmen kabul edildiği dikkate alındığında davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmemesinin ve aleyhlerine icra inkar tazminatı hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıda yer alan hususlar dışındaki sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

Dava, İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesine dayanılarak açılan itirazın iptâli istemine ilişkindir. İtirazın iptâli davasında İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için davacı alacaklının davalı borçlu hakkında usulüne uygun icra takibi yapması, borçlunun takibe haksız olarak itiraz etmesi ve alacağın likit (hesaplanabilir) olması gerekmektedir.

Dava konusu somut olayda; davacının Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5976 sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibinde 70.560,57 TL asıl alacak ile 7.881,52 TL işlemiş faizin tahsilini istediği, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.

Eldeki davada davalının itirazın iptâli takibin devamı ile birlikte davalı borçlu aleyhinde %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesi de talep edilmiştir. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası getirtilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar da toplandıktan sonra bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınmıştır.

Takibin yapıldığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp alacaklının yöntemine uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi ya da alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması zorunludur.

Taraflar arasındaki sözleşmenin "Ödeme Şartları" başlıklı 17. maddesinde ödemelerin aylık hak edişler halinde, montajı yapılan imalat miktarının tespiti üzerinden yapılarak hazırlanacak hak edişlerin onayını müteakip, belirtilen hesap numarasına 20 gün içinde nakten yapılacağı düzenlenmiş olup bu madde ödemenin nasıl yapılacağını düzenlemekte olup kesin vade niteliğinde olmadığı gibi takipten önce alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürüldüğü de ispatlanmamıştır.

Öte yandan itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likid olması gerekir.

Somut olayda takipten önce temerrüt ihtarı olmadığı ve kesin vade de bulunmadığı halde işlemiş faizi de kapsayacak şekilde itirazın iptâline karar verilmesi ve asıl alacağın istenebilir olup olmadığı ile miktarı da yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, bu nedenle alacak likid olmadığı halde, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamış, davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, takibin 60.672,72 TL asıl alacak üzerinden devamına, bakiye talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/10/2022 tarih ve 2020/397 Esas, 2022/846 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

3-Davanın kısmen kabulüyle, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2020/5976 Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının kısmen kabulü ile, takibin 60.672,72 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar üzerinden devamına, bakiye talebin reddine,

4-Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,

5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.144,55 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 947,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.197,16 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

6-Davacı tarafından yatırılan 947,39 TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 298,98 TL'sinin davacıdan; 1.021,02 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

8-Davacı tarafından yapılan 3.100,00 TL bilirkişi ücreti, 275,60 TL posta gideri, olmak üzere toplam 3.375,60 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınmak suretiyle 2.611,02 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinden davanın ret oranı dikkate alınmak suretiyle 339,75 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davada kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.769,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine,

İstinaf incelemesi yönünden;

12-Davalı tarafından ödenen 1.149,50 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

13-Davalı tarafından ödenen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 66,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 286,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2025/220, K. 2025/343, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/220
Karar No
2025/343
Tarih
20 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2025/220 K.2025/397
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/220 K.2025/372
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2025/220 K.2025/419
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/220 K.2025/335
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/220 K.2025/282
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/220 K.2025/233

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.